32
27
2
1
1
Antik Mısır yapılarıyla, dönemin teknolojisiyle ve hiyeroglifleriyle bilim adamlarının her zaman ilgisini çeken bir uygarlık olmuştur. Bu yazımızda 6 maddeyle Antik Mısır uygarlığının UFO ve Uzaylı vakalarıyla neden bağlantılı olduğunu anlatacağız.

Antik Mısır uygarlığı bilim insanları için her zaman gizemli yanları olan bir uygarlık olmuştur. Özellikle de piramitlerin inşa edilme süreleri, 50-60 tonluk mükemmel bloklar halinde kesilmiş taşları 300 kilometre öteden nasıl taşıdıkları ve bu taşlarlarla mükemmel piramit şeklini nasıl oluşturdukları her zaman bir gizem halinde kalmıştır. Çoğumuz için komplo teorisi olsa da, dünya dışı uygarlıkların bu uygarlıkla iletişime geçmiş olmaları mümkün. Biz de bu yüzden 6 maddede buna işaret olabilecek olayları ve kanıtları sizin için derledik.

Piramitler

Piramitler belki konuyla ilgili çoğu kişinin de bildiği gibi araştırmacılar için bir gizem kaynağı olmuştur. Öncelikle neden yapıldığına dair tam olarak bir açıklama hiç bir zaman getirilmemiştir. Özellikle Giza Piramitleri içerisindeki Keops Piramiti'nin (Büyük Piramit) ise tüm piramitler içerisinde en çok sır barındıranlardan bir tanesidir. Öncelikle yapım amacı hiç bir zaman net olamamıştır. Ana akım bilim insanları piramidin bir mezar olduğunu idda etmişlerdir. Ancak içerisinde hiç mumya bulunmamıştır. Ayrıca yapım Keops piramiti dahil diğer piramitlerinde yapım amaçlarını tam anlamıyla belirten bir hiyeroglife rastlanmamıştır. Yukarıda da bahsettiğimiz yapım sürecinin o dönemin teknolojisiyle çok zor olması ise cabası. Bazı araştırmacılar bu konuda atalarımızı küçümsediğimizi söylese de, bu durum akıllara dünya dışı yaşamla kurulan bağlantıyı getirmiyor değil. 

Hiyeroglifler

Yukarıda gördüğümüz 3000 yıllık "Helikopter Hiyeroglifi" olarakta adlandırılan hiyeroglif örneğinde olduğu gibi, uçan taşıtları, uzaylıya benzeyen varlıkları ve dev insanları tasvir eden bir çok hiyeroglif var. Ana akım bilim insanlarının bu hiyerogliflere yaptıkları açıklamaların ise pek tatmin edici olmadığını söyleyebiliriz. Sanırım yazımız içerisinde maddelediğimiz en önemli dünya dışı varlık kanıtı da bu hiyeroglifler. 

Sir William Petrie'nin Koleksiyonu

İşin biraz komplo teorisi kısmına gelirsek, İngiliz Arkeolog Sir William Petrie'nin koleksiyonu içerisinde, dünya dışı varlıkların mısırdan toplanmış mumyalarının olduğu dedikodular arasında. Bazıları ise 1942 yılında ölen arkeoloğun bu gizli koleksyonunun artık Kudüs'de bulunan Rockefeller Müzesi'nde olduğunu idda ediyor. Ancak bunlar tamamiyle kanıtlanmamış söylentiler ve dedikodulardan ibaret. 

Elektriğin Kullanılıyor Olması

Yukarıda da Mısır Piramitleri'nin gelişmiş bir teknolojiye sahip olmadan inşa edilmesinin zor olduğunu belirtmiştik. Ancak Antik Mısır'da gelişmiş teknolojinin de var olduğuna dair kanıtlar var. Sayısız firavunun bu teknolojiye sahip olduğunun ve Antik Mısır Uygarlığını bu teknolojiyle yönettiklerine dair bir sürü idda mevcut. Bu iddanın en büyük kanıtlarının ise yukarıda da gördüğümüz Hathor Tapınağı içerisinde bulunan Dendara Tapınağında bulunan hiyeroglifler. Dendara Lambası olarak da bilinen bu teknolojinin bir büyük boyutlu ampul olduğu söyleniyor. Bağdat civarında bulunan Bağdat Bataryaları ise diğer bir kanıt. M. Ö. 3050 yıllarında kurulan bir uygarlığın böylesine gelişmiş bir teknolojiye sahip olması, ancak dünya dışı varlıklar sayesinde olabileceği ise bu iddaayı destekler nitelikte.

Tulli Papirüsü'nün Gizemleri

Tulli Papirüsü Vatikan Müzesi'nin eski müdürü Albert Tulli'nin öldükten sonra koleksyonundan çıkartılan bir papirüsdür. Ancak metnin hasar görmüş orjinalinin Albert Tulli tarafından çıkarılmış kopyaları olduğundan hiç bir zaman doğruluğu kanıtlanamamıştır. Papirüs'ün Mısır Firavunu III. Thutmose döneminde yazıldığı ve o dönem görülen uçan nesneleri tarif ettiği iddia edilmektedir. Papirüs sıkça uçan ateş çemberlerini ve uçan tabakları tarif etmektedir. Ufo bilimcilere göre bu o dönem görülen çoklu bir ufo ziyaretinin kanıtıdır. 

Turin Kralları Listesi (Turin Royal Canon Papirüsü) 

Turin Kralları Listesi, 1820'de Luxor tapınağında bulunmuş olup, II. Ramses'den önceki mısır imparatorlarının kronolojik listesini barındıran bir papirüstür. Papirüsün bir çok parçası kayıp olsa da listedeki kralların hüküm yıllarına baktığımızda 13,420 yıl tahtta kaldığı idda edilen Shemsu-Hor ve ondan önce 23,200 yıl tahtta kalan başka bir Mısır hükümdarını görebiliriz. Antik Mısır'da hükümdarlar aynı zamanda tanrılaştırıldığı için bu bilgilerin bizim anladığımız anlamda hükümdarlık dönemi olmadığı düşünülebilir. Ancak idda edildiği kadar tahtta kalan bir Mısır hükümdarı varsa, bunun dünya dışı yaşama veya teknolojiye ait kanıtlar olduğu söylenebilir. 

Siz ne düşünüyorsunuz? Antik Mısır uygarlığı dönemine göre bilimi kendi kendine geliştirmiş bir topluluk mu, yoksa bu gelişmeler dünya dışı uygarlıklarla kurdukları iletişimin kanıtı mı? 

Kaynak : https://www.ancient-code.com/5-reasons-ancient-egypt-linked-alien-visitations/
32
27
2
1
1
Emoji İle Tepki Ver
32
27
2
1
1
Yorumlar