İddiaya göre yapay zekâ, federal düzenlemelerin taslaklarının oluşturulmasında ve mevcut kuralların analiz edilmesinde aktif rol oynayacak. İlk aşamada Ulaştırma Bakanlığı gibi bazı kurumlarda pilot uygulamalar yapılması planlanıyor. Yapay zekânın, binlerce sayfalık mevzuatı kısa sürede inceleyerek gereksiz veya güncelliğini yitirmiş düzenlemeleri tespit etmesi hedefleniyor.
Trump yönetimi, bu adımı atarken federal düzenlemelerin sayısını ve karmaşıklığını azaltmayı amaçlıyor. Yapay zekâ sayesinde düzenleme süreçlerinin hızlanacağı, bürokratik yükün azalacağı ve iş dünyası üzerindeki düzenleyici baskının hafifletileceği savunuluyor. Yönetim, bu yaklaşımın aynı zamanda ABD’nin küresel yapay zekâ rekabetinde elini güçlendireceğini düşünüyor.
Öte yandan plan, ciddi tartışmaları da beraberinde getirdi. Hukukçular ve sivil toplum kuruluşları, yapay zekâ tarafından hazırlanan düzenlemelerin şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından sorun yaratabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca yapay zekâ sistemlerinin hatalı veya önyargılı verilerle çalışması hâlinde, bunun doğrudan federal politikalara yansıyabileceği endişesi dile getiriliyor. Uzmanlar, yapay zekânın ancak yardımcı bir araç olarak kullanılabileceğini, nihai karar ve sorumluluğun mutlaka insanlarda kalması gerektiğini vurguluyor.
Bu plan, Trump yönetiminin yapay zekâya yönelik daha geniş kapsamlı stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Yönetim, daha önce de yapay zekâ alanındaki düzenleyici engellerin azaltılacağını ve eyalet bazlı farklı kurallar yerine tek tip federal bir yaklaşım benimseneceğini açıklamıştı. Plan hayata geçirilirse, ABD tarihinde ilk kez yapay zekâ federal düzenleme yazım sürecinin doğrudan bir parçası hâline gelebilir. Bu adımın, yalnızca ABD’de değil, dünya genelinde kamu yönetiminde yapay zekânın rolü açısından da önemli bir emsal oluşturabileceği ifade ediliyor.