Türkiye’de oyun dünyası son günlerin en sıcak ve bir o kadar da endişe verici gündemiyle çalkalanıyor: "Steam Yasası" olarak adlandırılan yeni düzenlemeler ve oyun platformlarına yönelik potansiyel kısıtlamalar. Tüm dünya yapay zeka devrimini konuşurken, bizler bir kez daha "erişim engeli" ve "yasak" kelimelerini aynı cümle içinde kullanmaya başladık.
Bu videoda hangi konuları ele alıyoruz?
Yeni Genelge ve Eylem Planı: Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan "Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı (2026-2030)" neleri kapsıyor?
Hukuk ve Normlar Hiyerarşisi: Bir genelgeyle oyunlar yasaklanabilir mi? Anayasal haklarımız (dinlenme ve eğlenme hakkı) bu süreçte bizi nasıl koruyor?
5651 Sayılı Kanun: Sosyal medya yasası olarak bildiğimiz düzenleme oyun platformlarını nasıl etkileyecek? Discord örneği bize ne anlatıyor?
Oyun Sektörünün Geleceği: 695 milyon dolarlık bir devden bahsediyoruz. Bu kararlar sadece oyuncuları mı yoksa Türkiye’nin en başarılı ihracat kalemlerinden biri olan oyun geliştiricilerini mi vuracak?
Ebeveyn Bilinci vs. Yasaklar: Çocukları korumanın yolu "fişi çekmek" mi yoksa dijital okuryazarlık mı?
Neden Şimdi Ses Çıkarmalıyız?
Türkiye’de oyun sektörü, unicorn şirketler çıkaran ve teknoloji üretiminde lokomotif görevi gören bir alan. Ancak belirsiz "içerik denetimi" kriterleri ve platformlara yönelik "temsilci atama" zorunlulukları, bu koca dünyayı bir siber güvenlik tehdidine (kontrolsüz VPN kullanımı vb.) sürükleyebilir.
Oyunlar sadece birer eğlence aracı değil; birer sosyalleşme alanı, kariyer kapısı ve milyonlarca gencin gelecek kaygısından kaçıp sığındığı birer güvenli limandır.
Sizce dijital dünyada çocukları korumanın en doğru yolu nedir? Yasaklar çözüm mü, yoksa dijital okuryazarlık eğitimleri mi öncelikli olmalı? Yorumlarda buluşalım.