• E-Devlet’in Soyağacı Uygulaması Neden Bu Kadar Popüler Oldu?
163
20
19
14
12
E-Devlet, dün iki kuşağa kadar uzanan, geçmişimizi görmemizi sağlayan soyağacı uygulamasını getirdi. Beklenenden daha büyük bir ilgiyle karşılanan bu uygulama, platforma erişimi zorlaştırdı. Peki vatandaşlarımız, neden bu hizmete bu kadar yoğun bir ilgi gösterdiler?

Kamuya bağlı neredeyse her işlemi ve vatandaşlığımıza dair temel hizmetleri kolayca aldığımız E-Devlet, devrim niteliğinde bir özellikle inanılmaz bir ilgi topladı. Normal şartlarda ikametgah, öğrenci belgesi, vergi işlemleri, ticari sicil kaydı gibi temel kamu hizmetleri için kullanılan platformun alt yapısı, yeni hizmet devreye girince dayanamadı. 

İnsanların yoğun ilgisiyle karşılaşan E-Devlet’e giriş yapmak ve standart işlemleri gerçekleştirmek bile inanılmaz şekilde zorlaştı. Herkes bir sebeple kendi sayfasına girip, “Alt-üst soy bilgisi sorgulama” sayfasına ulaşmaya çalışırken, E-Devlet yetkilileri bu hizmeti askıya aldılar. 

Soyal medyada ve popüler sözlük sitelerinde bu hizmetle ilgili sayısız mesajlar yer almaya başladı. Fakat bu başlıklar altında biriken mesajların çoğu hiç masum değil. Birbirlerini kökenleri dolayısıyla "çomar" diye nitelendiren mi ararsınız, ailesinin Avrupa'dan geldiğini öğrenince fazlasıyla övünüp küçük gören mi? Hepsi var. Büyük kısmı işin şakaya vurulduğu mesajlar olması da aslında hoş değil. Bazı mesajlar fazlasıyla kutuplaştırıcı. Okurken bunlara gülebiliriz, ancak bir trajediye gülerken içinde bulunduğumuz durumu ne zaman fark edeceğiz?

Gene de bu hizmetin neden popüler olduğu hakkında güzel fikirler de belirtilmiyor değil. Birazdan değineceğim o fikirlerin çoğunda, üzülerek söylüyorum ki sakıncalı kısımları kırparak yazıda yer vermeye çalıştım.

Çoğu kişi, insanların kökenlerinin genellikle iyi bir yere dayanması beklentisiyle, popülerliği psikolojik etmenlere bağlıyorlar. Vatandaşlar bir şekilde 1800’lü yılların başlarına kadar aile bağlarını ve akrabalarını görüntülüyorlar. Diğer taraftan popülerliğin nedeninin kültürel etmenlere bağlı olduğu da tartışılıyor. Kimin kimle akraba olduğu ve kimle daha yakın olduğunun bilinmesi bir şekilde insanların içini rahatlatıyor. 

Elbette insanların kendi geçmişleriyle gurur duymak istemesi ve duyması oldukça normal. Ancak ülkemizde uzun yıllardır süre gelen ve hiç bitmeyen etnik köken tartışmaları, platformun bu hizmeti ile alevleneceğe benziyor. Hatta alevleniyor.

Çoğu insan, Anadolu’ya ilk gelişimiz olarak kabul edilen 1071 yılından itibaren bu topraklarda var olan etnik köken çeşitliliğini kabul etmek istemiyor. Osmanlı döneminde 3 kıtaya yayılan egemenlik sınırları içerisinde, 10’larca farklı etnik köken vardı. Siyasi tartışmalar ve politik gündemler nedeniyle, Osmanlı’nın geniş sınırlarından kaynaklanan etnik köken çeşitliliği unutuldu. 

Türkiye Cumhuriyeti içerisinde Türklerin varlığı elbette ağırlıkta ama Ermeni, Kürt, Rum gibi milliyetler ve dini olarak Yahudi, Hıristiyan gibi gayrimüslimler; Alevi, Sünni gibi farklı İslami mezhepler de yaşıyor. İnsanların hangi kökene dayandığını merak etmesi, ailesindeki etnik ya da mezhepsel çeşitliliği anlamak istemesinden daha doğal bir şey olamaz. Bu herkesin demokratik hakkıdır. 

Ancak popülerliğin nedenini toplumsal psikolojiye dayandırırken hassas noktalara da dikkat çekmek gerekiyor. Milyonlarca insanın yaşadığı Anadolu’da böyle güzel bir hizmetle geçmişimizin izini sürme heyecanı yaşamak çok güzel. Peki neden hala geçmişimizi anlamaya çalışırken bile bölünüyor, pek çok kapanması gereken konuyu neden tekrar gündeme getiriyoruz?

Söz konusu “gereksiz” ve yersiz tartışmalar devam ettikçe, bazı kişiler beklediklerinin aksine farklı kökenden geldikleri konusunda fikir sahibi olunca, bunda rahatsız olacak ne var? Bizler insanız ve aynı toprakları paylaşan, ayrı refah düzeyinde yaşamayı hak eden insanlarız. Bu topraklarda zamanında özgürlük için dökülmüş olan sayısız insanın kanına saygımız varsa, tartışmaları da bir kenara bırakıp, geçmişi değil geleceği tartışmamız gerekiyor. 

Bilinçsizce, farklı etnik kökendeki ya da mezhepteki insanları suçlayan, sadece o kökenden geldikleri için dinlemeden etmeden, farklı gözlerle yargılayan anlayıştan çok çekmedik mi? Bu noktada birlik ve bütünlüğü bozan herkesi aynı keseye koymak gerekiyor. Eğer genetik ve kültürel kökenlerimiz ayrımcılık için neden olmayacaklarsa, aynı şekilde ayrımcılık savunucuları içinde de ayrım yapılmasın.

Neden Homo Sapiens’lerin aslında 1 milyar yıldır yeryüzünde olduğunun anlaşılması gibi uçuk bir olaya vereceğimiz tepkiyi, sadece 2 asır öncesine giden bu uygulama aracılığıyla verdik? Elbette böyle bir olay yaşanmadı ama düşünmemiz gereken bizi ayıran değil, birleştiren noktalardır. Birleştirmeyip ayırmaya çalışan herkese de tepki göstermek, demokrasinin bize getirdiği bir diğer haktır. 

Demokrasi dediğimiz kavram, o toprak üzerindeki halkın bilincine göre şekillenir. O halde niye ve hala neyi tartışıyoruz?

163
20
19
14
12
Emoji İle Tepki Ver
163
20
19
14
12