69
9
9
4
4
Formula 1 mühendisleri de sürücüler kadar kendi alanlarında rekabetçidir. Bu rekabet ortamında kazanan olmakiçin sürekli olarak yeni teknolojiler geliştirmeye ve güçlü motorların sırrını aramaya devam ederler. Ancak bazı F1 takımları şanslarını gereğinden fazla zorlayıp sınırları aşan teknolojiler geliştirmiştir. Bugün hem trafikten hem de pistlerden men edilen o teknolojilere yakından bakıyoruz.

Formula 1 pistindeki araçların yarış tekniğinin zirvesinde oldukları iddia ediliyor, ancak her yeni zekice fikir çoğu zaman yasaklanma riski taşıyor. F1 tarihini incelediğimiz zaman bu yasaklanmış teknolojilerden çokça olduğunu göreceksiniz. Yarışı kazanmak uğruna ortaya atılan fikirler bazen kuralları esnetirken bazen düpedüz kuralları hiçe sayıyor. Bu fikirlerden bazıları rakip takımların kurbanı olurken bazıları tamamıyla delikti.

Burada listeleyeceğimiz teknolojilerin çoğu artık Formula 1 kuralları gereği kullanılmamakta, ancak bazıları var ki gündelik araçları bile yarış arabası performansına ulaştırma potansiyeline sahip.

Brabham BT46B “Rüzgâr Motoru”

braham

Yarış arabaları, pistten çıkmadan daha yüksek itme gücü üretebilmek için onları aşağı doğru iten hava akımına güvenirler. Bunu sağlamanın iki yolu vardır: aracın üzerine yerleştirilen kanatlarla hava akımını yönlendirmek yâda bir ray üzerinde gidecek şekilde ilerleyebilmesi için alçak basınç bölgesi oluşturmak (bu seçenek daha iyi performans almanızı sağlar).

1978 yılında, İngiliz Formula 1 takımı Brabham, aracın motoruna rüzgâr türbini eklediği BT46B tasarımını ortaya koydu. Ancak, araç kullanılmaya başlandığı yıl F1 tarafından yasaklandı.

Altı Tekerlek Araçlar:

altı teker

Tasarımcı Derek Gardner, araçlara daha küçük boyutta daha fazla adet teker eklemenin performansı arttıracağını düşünüyordu. Onun tasarımı olan Tyrrell P34, arkada normal boyutlarda bir çift lastik bulunduruyorken ön tarafında 10 inçlik dört lastik vardı. Maalesef Gardner’ın bu tasarımı başarılı olmadı ve 2 dönemde sadece bir yarış kazanabildi.

Aktif Süspansiyon

aktif süspansiyon

Yol yüzeyindeki kavislere ve ani değişikliklere cevaben ayarları otomatik olarak ayarlayan aktif süspansiyon, günümüzde gündelik hayatta kullandığımız araçlarda yaygındır. Ama bunu F1 araçlarında göremezsiniz.

Çekiş Kontrolü

çekiş kontrolü

Aktif süspansiyon gibi, çekiş kontrolü de modern yol arabalarında yaygın bir hale gelen ancak artık F1 araçlarında kullanılmayan bir teknolojidir. Çekiş kontrolü, tekerlek hareketlerini izlemek için elektronik sensörler kullanır ve tekerleklerin tutuşunu tamamen kaybetmesini önlemek için müdahale eder. Kaygan bir yolda bir cankurtaran olabilir, ayrıca bir yarış pistinde kullanışlı bir avantaj olabilir.

Yer Etkisi

zemin etkisi

1970'lerin sonunda ve 1980'lerin başında, yer etkisi (Ground Effect) olmadan kazanan bir F1 aracına sahip olamazdınız. Bu, araçlardaki kanat tasarımında, yere yakın bir kanat etrafında akan havanın fazladan yer çekimi oluşturduğu bir fenomendir. Lotus başta olmak üzere bazı F1 ekipleri, zemin etkisinin en az sürtünmeyle daha fazla baskı gücü meydana getirebileceğini keşfetti.

“Egzotik” Yakıtlar

egzotik yakıtlar

F1 ekipleri, araçların her yönünü en üst düzeye çıkarmak için çok çalışıyor, buna araca güç veren yakıt da dâhil.

McLaren “Fren Yönlendirme”

fren yönlendirme

1990'ların sonuna doğru, McLaren iki fren pedalının bir taneden daha iyi olduğuna karar verdi. 1997 yılında McLaren MP4/12, yalnızca arka tekerlekler için freni kontrol eden ikinci bir fren pedalına sahipti. Bu "fren yönlendirme" sistemi, otomobillerin köşelere daha kolay dönmesine yardımcı olmak için tasarlanmıştı.

Köpekbalığı Yüzgeci

köpekbalığı eklentisi

Modern F1 araçlarının tasarımları tamamen aerodinamik ile ilgilidir. F1 takımlarının mevcut araçlarının karbon elyaf Chihuly heykellerine benzeyen eklentilerle süslemesi veya kısaca kanatçıklar üretmelerinin nedeni budur.

Williams CVT

williams fw15c

Bir yarış otomobilinde sürekli değişen bir şanzıman (CVT) kullanıldığını hayal etmek zor. CVT'ler, yakıt ekonomisini iyileştiren ve daha yumuşak bir hızlanma sağlayan dişliler yerine kayış kullanır. Ancak, en azından günümüz araçlarında, CVT'ler genellikle gürültüyü azaltmak için kullanılır. Yine de 1990’lı yıllarda F1’in en büyük takımlarından biri CVT’yi gizli silah olarak kullanmaya çalıştı.

Lotus 88 “İkiz Şase”

lotus 88

Lotus’un kurucusu Colin Chapman’ın en meşhur amacı “basitleştirmek ve ağırlığı azaltmak” idi. Ancak Chapman, Lotus 88’i tasarlarken tam tersini yapmış gibi görünüyor. Aracın biri değil, iki şasesi vardı (biri diğerinin içinde).

Formula 1 için geliştirilen bu yasaklı teknolojiler haricinde, bugün günlük hayatımızın parçası olmuş pek çok sitem var. Bu sistemlerin büyük bir kısmı ise mühendislik harikası F1 araçları sayesinde geliştirilebildi. Formula 1, yakında yerini Formula E sporuna bırakacak olsa da onu asla ama asla unutmayacağız.

Kaynak : https://www.digitaltrends.com/cars/10-craziest-technologies-banned-f1/
69
9
9
4
4
Emoji İle Tepki Ver
69
9
9
4
4