• Anasayfa
  • Oyun
  • Ghostrunner İncelemesi: Aksiyona Doyduk mu ?

Steam'de 'Çok Olumlu' Değerlendirmeler Alan 'Ghostrunner'ı İnceledik: Almaya Değer mi?

28
4
3
2
1
Saf aksiyon oyunlarının çok revaçta olmadığı şu dönemlerde Ghostrunner bizim için ilaç gibi gelecek bir oyun olabilir. Steam'de de oldukça beğenilen aksiyon oyunu Ghostrunner'ı sizin için inceledik.

Oyun sektörü uzun bir süredir hangi platformda olduğu farketmeksizin çıkan bir çok büyük bütçeli oyunu “açık dünya” teması üzerinden yürütmekte. Bu durum son dönemlerdeki oyun fiyatları göz önünde bulundurulduğunda insanların oyunlara daha gönülleri rahat bir şekilde para vermesini sağlıyor.

Bunun en temel sebebi bir oyunu açık dünya temelinde yaptığınızda otomatik olarak ana görev dışında yapılabilecek birçok aktivite doğuyor. Bu tabii ki her oyunun açık dünya temelinde yapılması gerektiğini göstermiyor fakat son zamanlarda bu durum o kadar ön plana çıkmaya başladı ki belli bir çizgisellik içerisinde ilerleyen saf aksiyon oyunlarına oyun piyasası olarak aç kaldık.

Böyle durumlarda da Ghostrunner gibi belli bir seviyeyi aşmış saf aksiyon oyunları oldukça değer görüyor ve görmeli de. Ghostrunner yapmak istediği şeyi net bir şekilde aktaran ve başka hiçbir şeye kafa yormamızı istemeyen bir oyun.

Ghostrunner klasik bir intikam hikayesini ele alıyor

  • Artıları:
    • Bütün oyun boyunca diyalog içerisinde olduğumuz 4 karakter oldukça başarılı olmuş ve hikayeye odaklanmayı sağlamış
  • Eksileri:
    • İhanet intikam hikayeleri etkileyici olduğu kadar aynı zaman da klişe
    • Hikaye örgüsü bir zaman sonra merak hissiyatını kaybediyor

Ghostrunner oldukça uzak bir geleceği konu alıyor. Dış dünyayı çok görme fırsatımız olmasa da hikayede anlatıldığı kadarıyla post apokaliptik bir siber dünyada geçiyor.Bulunan gelecekteki tüm insanlar “Tower” ismini verdikleri devasa bir kulede hayatlarını sürdürmekteler ve o tarihin önde gelen 2 büyük bilim insanı Adam ve Mara hikayemizin kilit noktasında rol alıyor. İki bilim insanı Tower’ın geleceği için planlar yaparken her zamanki gibi birinin gözünü güç bürüyor ve diğerine ihanet ediyor. Buradaki senaryo ise Mara’nın Adam’a ihaneti oluyor.

.Ana senaryo bu şekilde ilerlerken oyunumuzun başlangıcı ana karakterimiz Ghostrunner’ın uyanışı ile oluyor. Kafasının içindeki bir ses ile uyanan Ghostrunner kendisi ile ilgili neredeyse her şeyi unutmuş durumda. Kafasının içindeki sesin de rehberliği ile uyanmadan önceki her şeyi öğrenen ve kendi türünün geriye kalan tek üyesi olan Ghostrunner, Mara şu anki bilinen adı “Keymaster”’dan intikam almak için yola koyulur.

Ghostrunner çizgisel bir aksiyon oyunu fakat oyunun ağır bastığı durum hikayeden çok oynanış yönünde. Hikaye üzerine oynamak istiyorsanız hayal kırıklığına uğramanız mümkün çünkü herhangi bir diyalog seçimi veya hikayede etkisini gösterecek vurucu bir olay yok. Hikaye oldukça bilinen bir intikam hikayesi olarak gözükse de siber temanında etkisiyle hikaye kendince zenginlikler barındırıyor. Fakat bir zaman sonra ilk baştaki heyecanını sürekli koruyamadığı için merak unsuru ortadan kayboluyor.

Bölüm Tasarımları: Birbirine benzeyen fakat bir o kadar da benzemeyen tasarımlar duruyor karşımızda

  • Ghostrunner başlangıçta kendini tekrar ediyormuş gibi gözükse de ilerleyen zamanlarda yenilikçi bölümleri ile göz doyurmayı başarıyor

Parkur oyunları genellikle bölüm tasarımları ile ön plana çıkan oyunlar olur. Çünkü aktif bir oynanış sunması gerekiyor. Oyuncu oynadığı bölümlerde sürekli engelleri aşıp, etrafta hoplayıp zıplaması gerektiği için bölüm tasarımlarının iyi olması oyuncuyu oyuna bağlayan temel taşı oluşturuyor. Fakat Ghostrunner gibi oyunlarda parkur teması aksiyon ile harmanlandığı için bu işin içine düşmanlar ile dövüş mekaniği de dahil oluyor. Haliyle durum böyle olunca oynanışın yanı sıra bölüm tasarımlar ekstra önem taşıyor.

Oyunun hikayesi gereği oynadığımız tüm bölümler Tower isimli kulenin içerisinde yer alıyor. Yani dış dünya ile bağlantımız pek yok. Üstelik oyun siber temasını işlediği için ve atmosfer ağırlıklı olarak loş ve karanlık olduğu için ilk bölümler birbirinin tekrarını oynatıyormuş hissiyatı yaratabiliyor. Fakat oyunda ilerledikçe bu durum kendini yeniliklere ve yavaş yavaş göz doyuran bölüm tasarımlarına bırakıyor.
 

Oynanış: Hızlı fakat en ufak hatayı affetmeyen bir aksiyon sunuyor

  • Artıları:
    • Hızlı ve akıcı bir aksiyon sistemi
    • düşmanlara karşı birden fazla yol ile savaşma imkanı
    • parkur ve aksiyonun başarılı birleşimi
  • Eksileri:
    • Ölmek o kadar kolay ki bazen sinir bozabiliyor
    • Oynanışın çok hızlı olması aksiyon sırasında hikaye takibini zorlaştırıyor
    • Ölmenin çok kolay olması ve aksiyonun çok hızlı olması alışma sürecini uzatıyor

Oynanış kısmı Ghostrunner’ın en güçlü tarafı olduğunu söyleyebilirim. Savaş esnasında arka planda çalan müzikler kesinlikle harika ve insanı gaza getirmek için birebir. Bunun yanı sıra  First-person shooter (Birinci şahıs nişancı) kamera açısıyla oynuyor oluşumuz oyundaki aksiyonun tamamen içine dalmamıza olanak sağlıyor. 

Ghostrunner’da karakterimizin tüm savaş mekaniği elindeki kılıç üzerinden yürüyor. Elimizdeki kılıç genel anlamda tek silahımız olsa da bunu çeşitli oynanış tiplerine bölmeniz mümkün. Sadece parkurlardan ilerleyip düşmanların mermilerini geri yansıtarak bütün bölümü geçmeniz mümkün veya parkurları çok kullanmadan düşmanlarla kafa kafaya gidip “Dash” yeteneğiniz aracılığıyla mermilerden kaçınıp herkesi kesip biçmenizde mümkün.

Ghostrunner’ın oldukça yaratıcı bir yetenek ağacı var. Bu yetenek ağacı yeni yetenekler öğrenmenize olanak sağlamıyor. Fakat hali hazırda oyun esnasında öğreneceğiniz yeteneklere pasif geliştirme imkanı sunarak daha rahat bir şekilde savaşmanızı sağlıyor. Bunu yapmak için de çok eğlenceli bir yol üzerinden ilerlemiş yapımcı ekibimiz. Yetenek ağacını bir Tetris tahtası olarak düşünebilirsiniz. Yetenek puanı veya ona benzer bir şey yok. Siz ilerledikçe yeni pasif yetenekler açılıyor ve bunların hepsi tetris blokları şeklinde kendilerini gösteriyor. Sizde tahtanızdaki mevcut yer durumuna göre bunları birleştirip bir yetenek ağacı oluşturuyorsunuz kendinize. Bu oldukça yaratıcı ve bir o kadar etkileyici bir tercih olmuş.

Ghostrunner’da genel olarak bütün yaptığımız savaş parkurlar üzerinden yürüyor. Oyunun bölüm tasarımlarının yenilikçiliği oynanış kısmını oldukça güzel etkiliyor. İlerleyen bölümlerde birçok gireceğiniz savaşta birden fazla şekilde savaşı başlatmanız mümkün. Düşmanlarla nasıl çarpışacağınız basit bir şekilde olsa da bizim elimizde. İlk denediğimiz yol veya taktik işe yaramıyorsa, başka bir yönden, başka bir şekilde savaşı başlatmak tamamen oynayan oyuncununu elinde.

Ghostrunner’da ölmek kesinlikle oyunun bir parçası. Bunu kabullenerek oynamak her şeyi daha çok kolaylaştırıyor. Bu kadar hızlı bir hareket ve aksiyon sistemine sahip bir oyun da ölmek kesinlikle kaçınılmaz bir durum. Çoğu zaman parkur yaparken bile uçurumlara uçmuşluğum çok. Oynanış kısmında insanı en çok yoran durum hikayeyi takip etmek oluyor. Oyunun sekansları o kadar hızlı bir şekilde ilerliyor ki malum ölmekte bir hayli kolay bir yandan ölmeyim bir yandan hikayeyi takip edeyim derken işler karman çorman bir hal alıyor.

Sonuç: Saf aksiyon oyunlarını aradığımız son dönemlerde Ghostrunner bir nebze de olsa açlığımızı dindirebilir

Bahsettiğimiz üzere akıcı oynanışı ve tekrara düşmeyi engelleyen tasarımları ile Ghostrunner, oyunu bitirdikten sonra bile Hardcore modunda yeniden giriş yapmayı düşündüğüm nadir oyunlardan biri oldu. Ölüm bahsettiğim üzere oyunun bir parçası fakat anında yeniden dirilip devam etmek insanın sinir olmasına fırsat bile vermiyor. Çok hızlı bir şekilde ölüp aynı hızda geri kalkıp kaldığınız yerden devam etme şansınız oluyor.
Basit ama eğlenceli çizgisel oynanış sistemiyle Ghostrunner oyun yokluğu çekenler için kesinlikle bir süre de olsa yatıştırıcı etkisi gösterebilecek bir oyun.
 

28
4
3
2
1
Emoji İle Tepki Ver
28
4
3
2
1