Asansördeki Garip Hareketleri Sonrası Su Tankında Ölü Bulunan Elisa Lam’ın Hikayesi

2013 yılında gerçeklen Elisa Lam'in esrarengiz ölümü, tüm dünya çapında milyonların ilgisini çekmiş ve çeşitli belgesellere konu olmuş bir olaydı. Genç kadının cesedinin bir su tankı içerisinde bulunmasının üzerinden uzun bir zaman geçse de olayı en ilgi çekici detayları ve gerçek olması en muhtemel teorileri ile birlikte incelemek istedik.

Esrarengiz hikayeler serimizin bu haftaki konusunda, sadece ABD’de değil bütün dünyada ses getirmiş, Cecil Hotel’in su tankında ölü olarak bulunan Elisa Lam’in gizemli hikayesi bulunuyor. 

Elisa Lam cinayetinin sır perdesi birçok kez aralanmaya çalışılsa da 2013 yılında gerçekleşen olay hakkında kimse bir açıklama getirememiş, kadının asansörde sergilediği garip davranışlar hiçbir şekilde anlaşılamamıştı. Olay yakın bir zamanda gerçekleşmesine rağmen günümüz teknolojisi bile bu cinayeti çözemedi ve bu yüzden de Elisa Lam’in hikayesi, büyük ilgi gördü. 

Her şey, suyun tadının garipleşmesiyle başlıyor

Tüm bu olaylar, 26 Ocak 2013 yılında başlıyor. Kanadalı bir turist olarak Los Angeles’ı ziyaret eden Elisa Lam, şehrin işlek bir caddesinde bulunan Cecil Hotel’de konaklıyordu. Elisa, en son 1 Şubat tarihinde görülmüştü ve yaklaşık bir hafta sonra otelde kalan diğer misafirler, suyun tadının kötü geldiği ve basıncın da bir hayli düşük olduğu konusunda otel yönetimine şikayette bulunmuştu.

Durumu çözmek isteyen yetkililer, çareyi su tankını kontrol etmekte aradı ve yaklaşık 1,5 metre genişliğinde, 2,5 metre yüksekliğinde olan su tankını açtıkları anda korkunç bir manzara ile karşılaştılar. Su tankının içerisinde çıplak bir ceset yüzüyordu ve kısa bir süre sonra cesedin, otelde konaklayan 21 yaşındaki Elisa Lam’e ait olduğu ortaya çıktı. 


Elisa'nın bulunduğu su tankı

Cesedin bulunmasının hemen ardından elbette geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. İlk incelenen şey, Cecil Hotel’in kamera kayıtları oldu. Elisa Lam’a ait son görüntüler bir asansörde bulunan bir güvenlik kamerasına takılmıştı ve Elisa’nın asansör içerisinde sergilediği garip davranışlar yüzünden bu görüntüler dünya çapında milyonlarca kez izlendi. Dilerseniz ilk önce altta bulunan videoyu izleyelim ve daha sonra olayla ilgili bazı detaylara göz atalım. 

Yapılan araştırmalar sonucunda ilginç bir detay ortaya çıkıyor. Elisa Lam, otele ilk giriş yaptığı zaman ortak kullanım alanına sahip bir odada kalmayı tercih etmiş, ardından oda arkadaşının garip davranışları yüzünden kişisel bir odaya geçiş yapmış. 

Yetkililer, Elisa’nın asansörde sergilediği garip davranışlar için alkolün ya da halüsinasyon görmesini sağlayacak bazı uyuşturucu maddelerin etkisi altındaydı dese de otopside yapılan testlerde Elisa’nın kanında yabancı maddeye rastlanmıyor. Durum böyle olunca Elisa’nın cinayete kurban gittiği düşünülüyor ancak yine otopsi raporunda, vücudunun hiçbir yerinde travma izine rastlanılmadığı, yara izi bile olmadığı söyleniyor. Bu arada genç kadının geçmişi hakkında biraz araştırma yapılıyor ve Elisa’nın bipolar bozukluk hastalığına sahip olduğu ortaya çıkıyor.

Her çözülemeyen vakada olduğu gibi, Elisa'nın da intihar ettiği düşünülüyor 

Geriye sadece bir seçenek kalıyor; intihar. Çoğu kişi de zaten aynı şeyi düşünüyor, yani Elisa’nın ardında hiçbir not bırakmayarak intihar ettiğini. Belki siz de öyle düşünüyor olabilirsiniz ama birazdan sayacağım nedenleri gördükten sonra kadının intihar etmiş olmasının neden pek mümkün olmayacağını göreceksiniz. 

Öncelikle Elisa’nın çatı katında bulunan su tankına erişmesini sağlayabilecek iki yol bulunuyor. Bunlardan ilki, odanın camından çıkarak ulaşacağı yangın merdiveni ve diğeri de anahtarsız açılmaya çalışıldığında alarmların öttüğü, çatıya açılan kapı. İntihar etmek için bu kadar zahmete girecek olmanın yanı sıra, Elisa camdan yangın merdivenlerine çıkmaya çalışsa ya dışarıdan biri mutlaka görür, ya da kapının alarmları öttüğünde otel yönetiminin bundan haberi olurdu. Hadi Elisa bir şekilde çatıya ulaşabildi diyelim. İlk önce 10 kilo ağırlığındaki tank kapağını açıp kaldırması, tanka atladıktan sonra da mucizevi bir şekilde o kapağı geri kapatması gerekiyordu. Polis olayı kesin olarak cinayet ya da intihar olarak nitelendiremiyor ve ölüm raporuna kazara boğularak ölmek yazıyor ancak tüm bu koşulları göz önünde bulundurduğumuz zaman Elisa’nın intihar etme olasılığının çok düşük olduğunu düşünüyoruz. 

Elisa’nın davası hiçbir zaman çözülemiyor ancak ortaya birbirinden ilginç ve tüyler ürpertici teoriler atılıyor. Dilerseniz bu teorileri daha yakından inceleyelim. 

Teori 1: Elisa, doğaüstü varlıklar tarafından öldürüldü


13 kişinin ölümünden sorumlu seri katil Richard Ravirez

Şimdi Elisa’nın asansörde çekilen görüntülerine baktığımız zaman akla ilk gelen şey kız burada kiminle konuşuyor ki, tövbe estağfurullah tarzında bir şey oluyor. Çünkü kamerada Elisa’dan başka kimse yok, kız da belli ki birinden ya da bir şeyden baya bir ürkmüş, kaçmaya çalışıyor. 

Bana göre böyle çözülemeyen şeyleri çözmüş gibi görünmenin en basit yolu, olayı doğrudan doğaüstü varlıklara bağlamak. Kız görünmez birisi ile mi görüşüyor? Kesin hayalettir ya gibisinden bir yorum, direkt kolaya kaçmaktır. Hatta işi daha ileri bir boyuta taşıyanlar da var aslında. 1984 - 1985 yıllarında Cecil Hotel’de konaklayan Richard Ramirez adında bir seri katil, tam 13 kişiyi öldürüyor ve yakalandıktan sonra idam cezasına çarptırılıyor. Şehir efsanelerini çok seven bir grup, Elisa’yı Richard’ın hayaletinin öldürdüğünü düşünüyor. İyi de adam Cecile Hotel'de bile ölmemiş ki? Hani hayaletler öldükleri yere musallat olurlardı? 

Doğaüstü varlık teorisini ortaya çıkartan bir diğer unsur ise videonun 2:00 - 2:20 saniyeleri arasında görebileceğiniz gibi Elisa’nın ellerine garip bir şeyler olması. Herkes diyor ki yok elleri ters dönmüş, yok normal bir elin öyle şekil alması mümkün değil. Ellerinin nasıl bir hal aldığını aşağıdaki fotoğrafta görebilirsiniz. Ben şahsen ellerimi öyle yapabiliyorum, siz de denersiniz bu el şeklinin çok da imkansız bir hareket olmadığını kendi gözlerinizle görebilirsiniz. 

Geriye genç kadın asansördeki garip hareketlerini açıklamak kalıyor. Daha önce de belirttiğim gibi Elisa’nın bipolar bozukluk sorunuyla uğraştığı belirtilmiş. Popüler kültürde bipolar bozukluk sanki herkesin sahip olduğu havalı bir rahatsızlık gibi görünse de iş gerçekten çok ciddi boyutlara ulaşabiliyor ve ilaçlarınızı almazsanız, hiç olmadığınız bambaşka birine dönüşebiliyorsunuz. Yapılan otopside Elisa'nın kanında olması gerekenden az oranda ilaca rastlanıyor ve kız kardeşinin de verdiği ifadeye göre Elisa’nın atakları son dönemde iyice artmaya başlamış. 

Ben açıkçası asansörde kaydedilen görüntülerin Elisa’nın cinayeti ile ilgili hiçbir bağlantısı olmadığını düşünüyorum. Zaten böyle bir video neden yayınlandı, bu video yayınlanırken Elisa’nın ailesi hiç mi düşünülmedi, bunları da pek aklım almıyor. Elisa hayatını kaybetmiş ve aile için geriye kızlarının neden endişelendiğini anlayamadıkları bir video kalmış. Bu video da 2013 yılından beri milyonlarca kez izlenmiş, incelenmiş ve her fırsatta ailenin önüne sunulmuş.

Teori 2: Elisa, ölümcül asansör oyununa dahil oldu

Çocukları ölümcül sonuçlara sürükleyen mavi balina oyununu çoğumuz duymuştur. Sadece çocukları değil, yetişkinleri de hedef alan bu tarz oyunlar bulunuyor ve orijinal olarak Güney Kore’de şekillenen bu oyunu Elisa’nın da oynamış olabileceği düşünülüyor. Oyun, insanları diğer boyuta geçeceğini ikna ederek ölüme sürüklemekten başka hiçbir şey yapmıyor. Dilerseniz oyunun detaylarına daha detaylı bakalım. 

Bu oyunu oynamak isteyen kişilerden, ilk önce yalnız başlarına en az 10 kata sahip bir binada asansöre binmeleri isteniyor. Oyunu oynayan kişi ilk önce 4. katın, ardından 2’nin, 6’nın, 10’un ve 5’in düğmelerine basması gerekiyor. Bu sırada hiçbir katta da inmemesi gerekiyor. 5’inci kata ulaştıktan sonra görünmeyen bir kadının asansöre bineceği, ancak bu kadına hiçbir şekilde bakılmaması ve konuşulmaması gerektiği söyleniyor.

En sonunda oyunculardan 1’inci katın düğmesine basması isteniyor ve asansör aşağı doğru inmeye başlarsa bu oyunun işe yaramadığını gösterdiği için oyuncunun asansörden hemen çıkması ve ardına bakmadan oteli terk edilmesi isteniyor. Eğer asansör 10. kata çıkarsa da görev tamamlanmış ve oyuncu başka bir boyuta geçmiş demek oluyormuş. 1. katın düğmesine basılan asansörün yukarı doğru çıkmasını beklemek mi? 

Şimdi bu oyunu yazan kişinin amacının hem asansörleri bozmak hem de insanları öldürmeye çalışmak olduğu gayet açık ancak psikolojik olarak kendisini iyi hissetmeyen birisinin de bu tarz oyunlara bir şekilde kanabileceği de bir gerçek. Hadi Elisa böyle bir oyuna dahil oldu diyelim, başka bir boyuta geçtiği için mi cesedi su tankının içerisinde bulundu? Bu teorinin de içinin boş olduğunu söylüyor, çok daha ilginç bir teoriye geçiyoruz. 

Teori 3: Elisa, gizli bir tüberküloz testine tabii tutuldu

Ortaya atılan bazı iddialara göre Elisa’nın öldüğü (ya da öldürüldüğü) dönemde Los Angeles’ın bazı bölgelerinde tüberküloz hastalığı tavan yapmıştı ve bazı klinikler, bu hastalık için gizli laboratuvar deneyleri yürütüyordu. Söylenenlere göre Elisa da bu deneyin bir parçasıydı ve işin ilginç tarafı, tüberküloz testi için üretilen testin adı da LAM-ELISA, yani Lipoarabinomannan (LAM) Enzyme-Linked Immunosorbent Assay (ELISA). Elisa Lam ile test adının bu kadar benzer olması gerçekten de şaşırtıcı ve bazı insanlar genç kadının gereğinden fazla şey öğrendiğini ve bu yüzden öldürüldüğünü söylüyor. 

Editörün düşüncesi: Elisa, cinayete kurban gitti

Ortaya atılan en güçlü teorileri okuyup anladık, Elisa’ya neler olabileceğine dair hep birlikte fikir yürüttük. Daha önce de belirttiğim gibi Elisa’nın intihar etme olasılığının çok düşük olduğunu düşünüyorum çünkü şahsen kendi yaşadığım 5 katlı apartmanın su tankını gördükten sonra o kapağı kapatmak, her yiğidin harcı gibi gözükmüyor. 

Bir de bugüne kadar en sık kullanılan intihar yöntemlerine ve insanların en çok korktuğu ölüm şekillerine bakalım. Genellikle ya aşırı dozda ilaç alır, ya kafaya bir kurşun sıkılır ya da kendini asmaya çalışır intihar etmeye çalışan insanlar. Ölmeyi göze alan insanların bile acı çekerek can vermek isteyeceklerini düşünmüyorum. Ancak boğulma, yanma ya da uzun süre bir acıya maruz kalarak ölme gibi ölüm şekillleri de insanların en çok korktuğu şeylerdendir ve Elisa’nın otopsi raporunda da boğularak öldüğü yazıyor. 

Bu teorilerin arasında doğru olabileceğine en inandığım teori sanırım gizli tüberküloz deneyleri olacaktır. Bir şekilde yüksek mercilerle bağlantısı olan insanlar, herhangi bir şey ters gittiği zaman elbette bunun halkla paylaşılmasını istemezler. Belki de Elisa deneyler hakkında çok fazla şey bildiği için öldürüldü ve kızın cinayetten tamamen bağımsız, doğrudan bipolar bozukluk ile bağlantılı olan asansör kayıtları da olayın örtülmesi ve insanlara “bak bak hayaletle konuşuyor” dedirtilmesi için yayınlandı. 

Asansör kayıtları ortaya çıkmasaydı herkes bu olayın bir cinayet olduğuna emin olacaktı ve oklar bu testleri yürüten kliniğe bir şekilde doğrultulabilirdi. Ancak bir türlü anlam verilemeyen bu görüntüler, olayı cinayetten uzaklaştırarak bir bilim kurgu haline dönüştürdü. 

Esrarengiz hikayeler serimizin bu haftalık sonuna geldik. Elisa Lam’in bir türlü çözülemeyen cinayeti hakkında verilen bilgiler ve yapabileceğimiz yorumlar aslında bu kadar. Daha çok bir cinayet olarak adlandırabileceğimiz bu olay hakkında sizler neler düşünüyorsunuz? Elisa Lam cinayeti hakkında yorumlarınızı ve serimizin bir sonraki konusunda hangi gizemli olayı görmek istediğinizi bizlerle paylaşmayı unutmayın. 

Kaynak 1, Kaynak 2Kaynak 3Kaynak 4