Dünya İşleri ve Dini Yapının Ayrılması Gerektiğini Savunan Sekülerizm Nedir, İlk Defa Nasıl Ortaya Çıktı?

Türkiye Cumhuriyeti’nin de temel değerlerinden bir tanesi olan laikliği ifade eden sekülerizm, son yüzyılda ortaya çıkmış bir kavramdır ve en temel tanımıyla dünya işleri ile dini yapıların birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini savunur ama altında farklı düşünceler de bulundurmaktadır. Gelin sekülerizm anlamı nedir, sekülerleşme nedir gibi merak edilen soruları tüm detaylarıyla inceleyelim.

Dini temelli bir yönetim yapısı olan Osmanlı İmparatorluğu yıkıldıktan sonra yerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti, din ile devlet işlerini ayıran laiklik düşüncesini devletin temel ilkelerinden biri haline getirmiştir. Bu düşünce, dünyada sekülerizm olarak bilinir. Sekülerizm son yüzyılda ortaya çıkmış bir kavram olmasına rağmen günümüzde adından daha sık söz ettirir hale gelmiş ve bir sekülerleşme hareketi ortaya çıkmıştır.

Sekülerizm asla dinsizlik ya da ateizm anlamına gelmez. Yalnızca dini yapılarla dünya işlerinin ayrılması düşüncesini savunur. Bu bağlamda teokrasinin tam zıttı olduğu da söylenebilir. İlk olarak Hristiyan doktrine karşı bir kavram olarak ortaya çıksa da zaman içinde tüm dini yapılar üzerinden değerlendirilir hale gelmiştir. Gelin sekülerizm anlamı nedir, sekülerleşme nedir gibi merak edilen soruları tüm detaylarıyla inceleyelim.

Temelden başlayalım, sekülerizm anlamı nedir?

En temel tanımıyla sekülerizm, dünya işleri ile dini yapıların birbirinden ayrılmasını savunan bir düşüncedir. Sekülerizmi bir hareket olarak değerlendirdiğimiz zaman toplumun dini meseleler yerine dünya hayatına odaklanması gerektiğini savunduğunu görürüz. Türk Dil Kurumu, sekülerizmi dünyacılık sözcüğünün karşıladığını söyler. Yani odak noktası öte dünya değil, içinde yaşadığımız dünyadır.

Sekülerizmin dinsizlikle ya da ateizm olarak bilinen tanrıtanımazlıkla ilgisi yoktur. Bu düşünce, iki temel önermeye sahiptir; devlet ile dinsel kurumların kesin bir şekilde ayrılması gerektiği ve farklı inanca sahip olsa da herkesin kanun önünde eşit sayılması gerektiği. Elbette sekülerizm düşüncesi çatısı altında sayısız alt gruplar vardır ancak hepsinin birleştiği temel önermeler ve düşünceler bu şekildedir.

Sekülerleşme nedir?

Sekülerizm anlamı üzerinde az çok fikir sahibi olduğumuza sekülerleşme nedir sorusunun yanıtı da biraz kendini göstermiş oldu. Sekülerleşme, toplumun dini yapılardan uzaklaşarak dünya işlerine odaklandığı bir durumdur. Yani dini teolojinin öğütlediği gibi insanlar ahireti düşünerek yaşamak yerine günlük hayatlarını iyileştirmeye çalışırlar.

Sekülerleşme, devletin dini yapılardan uzaklamasını savunan laikliğin bir adım ötesidir. Örneğin ülkemizde sekülerleşme hareketinin dile getirdiği en önemli sorunlardan bir tanesi, Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinin vergilerden oluşmasıdır. Hatta dini cenahın önemli isimlerinden Cübbeli Ahmet Hoca bile bu durumun laikliğe aykırı olduğundan bahsetmektedir.

Ülkemizde büyük bir kitle oluşturmasa bile dünyada sekülerleşmenin hızla arttığını söylemek mümkün. Çünkü Z kuşağı olarak adlandırılan bu dönemin gençleri artık kiliselerin hükümetlere baskı yapmasının doğru olmadığını söylemeye başlamışlardır. Sekülerizmin ortaya çıktığı döneme baktığımızda da tam olarak bu tür durumlara karşı çıkıldığını görmek mümkün.

Sekülerizm ne zaman ortaya çıktı?

  • George Jacob Holyoake

Sekülerizm kelimesini ilk kullanan kişi, 1817 - 1906 yılları arasında yaşamış olan İngiliz sendikacı George Jacob Holyoake’dir. Hristiyanlık teolojisinde tanrı, zamanın dışında var olmaktadır. Ancak insanlar tam olarak zamanın içinde yaşamaktadırlar. Holyoake, bu durumu göz önünde bulundurarak bir doktrin hazırlamış ve inanç kaynaklı tüm düşünceleri gerçek hayattan soyutlamayı savunmuştur.

George Jacob Holyoake, bu düşünce için pek çok farklı isim düşünse de sekülerizm adında karar kılmıştır. Sekülerizm hareketinde ateistler bulunmasına rağmen Holyoake, bu düşünce ile ateizmin iç içe geçmesini asla istememiştir. Adı konmamış olsa bile benzer bir düşünce ilk kez Samuel Johnson tarafından 1755 yılında kaleme alınan Dictionary adlı eserde karşılaşıyoruz. Johnson, dinin dünya üzerindeki etkisinin sınırlandırılması gerektiğini savunmuştur.

Sekülerizm özellikleri ve ilişkili olduğu kavramlar:

Seküler etik:

Etik, ahlaki bir kavramıdır. Seküler etik ise dini yapıdan bağımsız bir etik anlayışı ifade eder. Dini temeli olmayan pek çok etik düşünce olduğu ve tüm bunlar aynı başlıkta değerlendirildiği için seküler etik kavramı son derece geniştir. Örneğin tanrı kavramını ve bir inancı kabul etmek ya da tamamen reddetmek ama ahlakı bu kavramlardan bağımsız olarak düşünmek de seküler etik kapsamında değerlendirilmektedir.

Seküler toplum:

Din ile dünya işlerini ayıran yani sekülerizmi uygulayan toplumlar seküler toplum olarak tanımlanır. Batı toplumu çoğu zaman seküler bir toplum olarak değerlendirilir ancak ABD başkanı bile göreve İncil üzerine yemin ederek başlamaktadır. Doğu toplumlarında dini kuralların devlet kuralları üzerinde baskı oluşturması da seküler bir eylem değildir. Yani seküler toplum çoğu zaman sözde kalmış bir kavram olmuştur.

Seküler devlet:

Seküler devlet demek aslında laik devlet demektir. En temel tanımında teokrasinin uygulanmadığı devletler seküler devletler olarak tanımlanır. Ancak ABD başkanı örneğinde olduğu gibi aslında pek çok devletin de temelinde dini düşünceler ön plandadır. Kilise, cami ve benzeri dini yapıların devlet desteği alması sekülerizm düşüncesine uygun olmadığı için bugün gerçek anlamda seküler devletlerin sayısı bir elin parmaklarını kolay kolay geçmez. 

Hristiyanlık ve seküler devlet:

Batılı toplumlarda yaygın olan Hristiyanlık inancı ile devlet yönetimi yüzlerce yıl boyunca iç içe olmuştur. Aydınlanma hareketi ile bu yapı biraz değişse bile yine de hala halkı Hristiyan olan devletlerin dinden bağımsız olduğunu söylemek mümkün değil. Bazı seküler gruplar Luka İncili’nde geçen su sözün aslında sekülerizmi ifade ettiğini söylemektedirler;

O da, "Öyleyse Sezar'ın hakkını Sezar'a, Tanrı'nın hakkını Tanrı'ya verin" dedi.

İslam ve seküler devlet:

İslamiyet, belki de dünya işlerini düzenleyen en çok kurala sahip olan dinlerden bir tanesidir. İslam peygamberi Hz. Muhammed ve sonrasındaki halifeler devlet başkanlığı yapmışlardır. Kuran-ı Kerim incelendiği zaman devlet yöneticileri için ve toplum için sayısız düzenleme olduğu görülmektedir. Bu nedenle İslam devletlerinde çoğunlukla teokrasi uygulanmıştır. Ancak 20. yüzyıldan sonra halkı Müslüman olan toplumların devletlerinde de sekülerizmin uygulandığı görülmektedir.

Sekülerizm ve laiklik farkı nedir?

Aralarında ince farklar olsa bile ülkemizde, laiklik ile sekülerizm eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Fransız sekülerizmi, laiklik olarak adlandırılır. Sekülerizm, toplumun din ile dünya işlerini ayırmasını savunurken laiklik, devlet ile din kurumlarının ayrılmasını ve devletin dine müdahale etmemesi gerektiğini savunur. Yani bireye ve devlete bakış açıları bakımından ayrıldıklarını söylemek mümkün.

Aralarında bazı farklar olsa bile laiklik ile eş anlamlı kabul edilen ve temelde dünya işleri ile dini yapının ayrılmasını savunan sekülerizm anlamı nedir, sekülerleşme nedir gibi merak edilen soruları yanıtlayarak bu düşünce hakkında bilmeniz gerekenlerden bahsettik. Konu hakkındaki düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.