Uzmanlar, Beyrut’ta Yaşanan Korkunç Patlamanın Sebebiyle İlgili Görüşlerini Açıkladılar

Lübnan'ın Başkenti Beyrut'ta meydana gelen patlama, tüm dünyanın gündeminde. Korkutucu büyüklükteki patlamanın nedeniyle ilgili net bir açıklama beklenirken bilim insanları, patlamaya neyin sebep olduğunu açıkladılar. Ayrıca Lübnanlı yetkililerden de açıklama geldi.

Orta Doğu ülkelerinden birisi olan Lübnan'ın Başkenti Beyrut, tarihinin en büyük patlamasıyla karşı karşıya kaldı. Limanda meydana gelen ve devasa büyüklükte olduğu görülen patlama, tüm dünyanın gündemine oturdu. Hal böyle olunca da bu denli büyük bir patlamanın neden kaynaklandığı merak edilmeye başlandı. Bazı uzmanlar, bu patlamanın nedenini açıkladılar.

Beyrut'ta gerçekleşen patlamanın bilançosu şu an için tam olarak anlaşılabilmiş durumda değil fakat son gelen bilgilere göre maalesef 100'den fazla kişi hayatını kaybetti ve 3 binden fazla kişi de yaralandı. Patlama anında çekilen görüntüler ise tam anlamıyla korkunçtu. Hatta patlama anına dair görüntüler, Beyrut'a atom bombası atıldığını düşündürüyordu. Uzmanlara göre bu patlamanın nedeni atom bombası değil.

Beyrut'ta yaşanan patlamadan en net görüntüler

Yukarıdaki video, patlamanın ne denli büyük olduğunu açıkça gözler önüne seriyor. Peki bu patlamaya sebep olan şey neydi? Uzmanlara göre bu patlamanın atom bombası olmama nedeni ne? Ya da bu patlama bir terör saldırısı mı? Dilerseniz hemen, konuyla ilgili olarak uzmanlar tarafından yapılan açıklamalara yakından bakalım.

Konuyla ilgili açıklamalardan bir tanesi, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü bünyesinde çalışmalarını sürdüren Vipin Narang'dan geldi. Sosyal medyada yer alan iddiaların asılsız olduğunu ifade eden Narang, uzun zamandır nükleer silahlar üzerinde çalıştığını ancak Beyrut'taki patlamanın nükleer kaynaklı olmadığını söyledi. Narang, yeterli verilere ulaşamadığı için patlamanın nedeni üzerine konuşmaktan kaçındı.

Konuyla ilgili en net açıklamayı ise Martin Pfeffier yaptı. New Mexico Üniversitesi'nde nükleer silahların insanlık tarihine etkisini araştıran Martin Pfeiffer, Beyrut'ta meydana gelen patlamanın nükleer kaynaklı olmadığını, bu patlamanın kimyasal ve patlayıcı maddeleri harekete geçiren bir yangın nedeniyle meydana gelmiş olabileceğini açıkladı. Yani Preiffer de Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'ndeki meslektaşı gibi düşünüyordu.

Preiffer, önemli bir noktaya daha değiniyor. Normal koşullarda bir nükleer patlama anında kör edici seviyede beyaz bir ışık ve çok ciddi seviyede sıcak hava dalgasının ortaya çıkmasını bekliyor. Ancak Beyrut'taki patlamada böyle bir şey olmuyor. Bu konuyla ilgili görüşlerini belirten Preiffer, patlamanın nükleer bomba nedeniyle yaşanması durumunda bölgedeki her şeyin (insanlar dahil) yanması gerektiğini ifade ediyor.

Beyrut'taki patlamayla ilgili açıklamalarda bulunan Vipin Narang, konuyla ilgili açıklamalarının yanı sıra bir de hesaplama yaptı. Narang'ın yaptığı hesaba göre yaşanan patlamanın büyüklüğü, 240 ton TNT'ye denkti. Yapılan hesaba göre patlamanın büyüklüğünü somutlaştırmak gerekirse, ABD'nin Hiroşima'ya attığı atom bombasının, Beyrut'taki patlamadan tam 1000 kat daha güçlü olduğunu ifade edebiliriz.

Martin Pfeiffer, patlamayla ilgili açıklamalarının yanı sıra, bu patlamanın nükleer kaynaklı olmadığını gösterebilmek için bir video paylaştı. Bu videoda, 20 ton TNT'ye denk olan bir nükleer bombanın patladığı anlar görülüyordu. Sizlerle az sonra paylaşacağımız videoya baktığınızda, bombanın patladığı anda ekranın bembeyaz olduğunu göreceksiniz. İşte Beyrut'taki patlamanın nükleer kaynaklı olmadığının en net göstergesi, bu beyaz ışık.

Yetkililerden gelen açıklamalar da patlamanın nükleer kaynaklı olduğu düşüncesini reddediyor

Lübnan'ın Beyrut kentinde yaşanan patlamayla ilgili olarak ilk etapta hiçbir şey öğrenilemedi. Ancak patlamadan bir süre sonra yetkililer tarafından önemli açıklamalar geldi. Yapılan açıklamalarda, Beyrut'ta nükleer bomba patladığı iddiaları kesin bir dille reddedilirken, limanda bulunan bir depodaki çok miktarda amonyum nitratın bu patlamaya neden olduğu belirtildi. Zaten patlamanın ardından da bölgede nükleer serpinti yaşanmamıştı.