Tümü Webekno

Kategoriler

Hakkımızda Yazarlar Ödüllerimiz Künye Gizlilik İletişim
  1. Webtekno
  2. Otomobil

Neden Eski Arabalar Bize Daha Dayanıklı ve Sağlammış Gibi Geliyor? (Yoksa Gerçekten Öyle mi?)

Günümüze kıyasla eski arabaların daima daha dayanıklı ve sağlam olduğu düşüncesi hâkim. Peki gerçekten öyle mi?

Neden Eski Arabalar Bize Daha Dayanıklı ve Sağlammış Gibi Geliyor? (Yoksa Gerçekten Öyle mi?)

Pek çok insan tarafından günümüzün modern, hafif ve bol plastikli araçlarıyla kıyaslandığında, eski otomobillerin birer tank, yenilerin ise basit birer oyuncak gibi olduğunu düşünülebiliyor.

Ancak bu "sağlamlık" hissinin altında yatan sebepler sadece metalin kalınlığıyla ilgili değil, aynı zamanda mühendislik anlayışının tamamen değişmesi, hayatta kalma yanılgısı dediğimiz psikolojik bir durum ve güvenlik standartlarının evrimiyle doğrudan ilişkili. Yani hissettiğimiz o güven duygusu bazen gerçek güvenlikle tamamen zıt düşüyor.

Ağır malzeme psikolojisi

2

Bu algının en büyük sebeplerinden biri, eski otomobillerde kullanılan malzeme türü ve tasarım felsefesidir. Geçmiş on yıllarda üretilen araçlarda, günümüzdeki gibi kompozit malzemeler veya ince saclar yerine oldukça kalın çelik paneller, ağır demir tamponlar ve gerçek camdan yapılmış farlar kullanılırdı. Bu durum, araca dokunduğunuzda elinize gelen malzemenin sert ve bükülmez olmasını sağlardı.

Bir çamurluğa yaslandığınızda onun esnememesi veya kaputun ağırlığı, beynimizde doğrudan "kalite" ve "dayanıklılık" olarak kodlanır. Oysa bu sertlik ve ağırlık, aracın yakıt tüketimini artıran ve performansı düşüren bir mühendislik tercihiyken, biz kullanıcılar için bu durum "eskilerin malzemeden çalmadığı" şeklinde romantik bir yoruma dönüşür.

Modern araçların yapısı

3

İkinci ve belki de en şaşırtıcı nokta, modern araçların "kasıtlı olarak" zayıfmış gibi tasarlanmasıdır. Eski arabalar bir kaza anında şekillerini koruyacak kadar sert şasilere sahipti ancak bu durum kaza enerjisinin sönümlenmeden doğrudan yolculara iletilmesine neden olurdu. Yani araba sağlam kalırdı ama içindeki insanlar ciddi zarar görürdü. Günümüz otomobillerinde ise "kaza sönümleme bölgeleri" bulunuyor. Bu bölgeler, bir çarpışma anında akordeon gibi katlanarak darbenin şiddetini emiyor ve enerjinin yolcu kabinine ulaşmasını engelliyor.

Yeni bir arabanın kaza sonrası paramparça görünmesi, aslında onun görevini mükemmel yaptığını ve sizi korumak için kendini feda ettiğini gösterir ancak görsel olarak ufak bir dokunuşta bile dağılan tamponlar, eski arabaların "çizik bile almayan" yapısı yanında bize dayanıksızmış gibi gelir.

Hayatta kalma yanılgısı

4

Psikolojide "Hayatta Kalma Yanılgısı" (Survivorship Bias) olarak bilinen durum da bu konudaki algımızı şekillendiren en güçlü faktörlerden biridir. Bizler bugün sokaklarda sadece "sağlam kalan" ve günümüze kadar ulaşmayı başarmış eski arabaları görüyoruz. Oysa üretildiği dönemde çabucak paslanan, motoru sürekli arıza yapan veya kazalarda yok olup giden milyonlarca eski araba çoktan hurdalıklarda preslendi bile.

Gözümüzün önünde sadece en iyi bakılmış, en dayanıklı örnekler kaldığı için geçmişte üretilen "tüm" arabaların bu kadar kaliteli ve ölümsüz olduğunu sanıyoruz. Bu durum, geçmişi olduğundan daha parlak hatırlamamıza neden olan tatlı bir yanılgıdan ibarettir.

Mekanik sadelik ile gerçek dayanıklılık

5

Son olarak mekanik sadelik ile dayanıklılık kavramlarını birbirine karıştırıyoruz. Eski arabalar, içinde karmaşık beyinlerin, yüzlerce sensörün ve hassas elektronik devrelerin olmadığı, tamamen mekanik prensiplerle çalışan makinelerdi. Bir şeyler bozulduğunda tamiri genellikle çekiç, anahtar ve biraz tel ile mümkün olabilirdi. Günümüz araçları ise yürüyen birer bilgisayar gibidir, en ufak bir sensör arızası bile aracı çalışmaz hâle getirebilir.

Eski arabaların bu "basitliği", onları daha az arıza yapan veya daha kolay ayağa kaldırılan araçlar gibi gösterdiği için zihnimizde "eski topraklar bozulmaz" algısı yerleşmiştir. Özetle eski arabalar his olarak daha sağlam dursa da modern arabalar sizi hayatta tutmak ve yüz binlerce kilometre sorunsuz gitmek konusunda aslında çok daha ileridedir.

YORUMLAR

(0)
Yorumunuz minimum 30 karakter olmalıdır. (0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!