Bilim dünyasında uzun süredir konuşulan “beyin aktarımı” fikri ilk kez somut bir eşiği geçti.
Araştırmacılar, bir canlının beynini tüm sinir bağlantılarıyla birlikte dijital ortamda kopyalayarak, bu beynin bir sanal beden içinde gerçekçi davranışlar üretmesini sağlamayı başardı.
Meyve sineğinin beyni dijital ortama taşındı
Araştırmacılar, meyve sineğinin yetişkin beyninin tamamını içeren bir bilgisayar modeli oluşturdu.
Bu modelde:
- 125 binden fazla nöron,
- 50 milyon sinaptik bağlantı yer alıyor.
Model, gerçek sinir bağlantılarından elde edilen veriler ve makine öğrenmesi kullanılarak oluşturuldu ve sineğin motor davranışlarını %95 doğrulukla tahmin edebildi.
Ancak bu modelin önemli bir eksikliği vardı, bedeni yoktu. Yani beyin aktivitesi hesaplanabiliyor ama ürettiği hareketlerin gerçekleşeceği bir fiziksel ortam bulunmuyordu.
Beyin + sanal beden = davranış

Yeni çalışmada ise bu sorun çözüldü.
Araştırmacılar, beyin simülasyonunu MuJoCo fizik motorunda oluşturulan bir sinek vücudu ile birleştirdi. Böylece:
- Sanal duyular çevreden veri aldı,
- Bu veriler tam beyin sinir ağı boyunca işlendi,
- Beyin motor komutları üretti,
- Komutlar sanal beden tarafından fiziksel olarak uygulandı.
Sonuç olarak özetle beyin algıladı, karar verdi ve hareket üretti. Yani algıdan harekete uzanan tam bir sinir döngüsü ilk kez bir “tam beyin simülasyonunda” kapatılmış oldu.
Peki bu neden bir dönüm noktası?

Araştırmacılara göre bu çalışma küçük bir ilerleme değil, niteliksel bir sıçrama çünkü daha önceki projeler genelde iki farklı yaklaşım kullanıyordu. Beyin modellenip beden eklenmiyor ya da beden simüle edilip kontrol yapay zekâya veriliyordu.
Bu projede ise ilk kez gerçek biyolojik bağlantılardan çıkarılmış tam bir beyin modeli, fiziksel kurallarla çalışan bir beden ve doğal davranışlar aynı sistemde bir araya getirildi.

