Microsoft, dijital arşivleme dünyasında çığır açabilecek ve belki de bu alanda geleceği şekillendirecek yeni projesinin detaylarını aktardı.
İlk olarak 2019 yılında gösterilen ve “Project Silica” adı verilen yeni sistem, verileri cam plakalar üzerine işleyerek 10.000 yıl boyunca saklayabilecek bir depolama teknolojisi sunuyor.
Geleceğin arşiv kasası camlar olacak

Bugüne kadar uzun süreli veri saklama için manyetik bantlar, diskler hatta DNA gibi sıra dışı yöntemler tartışıldı ancak Microsoft araştırmacıları çözümü camda buldu.
Özel olarak geliştirilen borosilikat cam; ısıya, neme, kimyasal aşınmaya ve elektromanyetik etkilere karşı son derece dayanıklı. Üstelik veri saklamak için enerji tüketimine ihtiyaç duymuyor. Yani veri yazıldıktan sonra sadece okunacağı zaman sistem devreye giriyor.
Peki veri, camın içine nasıl yazılıyor?

Project Silica’da veriler, camın içine “voxel” adı verilen mikroskobik noktalar halinde işleniyor. Bu işlem için son derece hassas femtosaniye lazerler kullanılıyor.
Araştırmacılar bunun için iki farklı yöntem geliştirdiğini söylüyor:
- Işık kırınımı tabanlı yöntem: Lazerle cam içinde oval boşluklar oluşturuluyor ve bu yapıların yönelimi veri anlamı taşıyor. Tek bir voxel içinde birden fazla bit saklanabiliyor.
- Enerji yoğunluğu tabanlı yöntem: Lazer gücü değiştirilerek camın kırılma özellikleri farklılaştırılıyor. Bu sayede yine bir voxel içinde birden fazla veri saklanabiliyor.
Okuma işlemi ise özel mikroskoplarla yapılıyor. Elde edilen görüntüler, yapay zekâ destekli bir sinir ağı tarafından analiz edilerek veriler çözümleniyor.
Kapasite iyi güzel de peki ya yazma hızı?

Bir cam plaka (12x12 cm, 2 mm kalınlık) 4,84 TB’a kadar veri depolayabiliyor ancak sistemin yazma hızı şu an için saniyede 66 megabit.
Bu da tek bir plakayı tamamen doldurmanın yaklaşık 150 saat sürdüğü anlamına geliyor. Microsoft mevcut aşamada daha fazla lazer ekleyerek bu sürenin azaltılabileceğini düşünüyor.
10.000 yıl boyunca bozulmuyor

Yapılan hızlandırılmış yaşlandırma testlerine göre oda sıcaklığında saklanan veriler 10.000 yıldan fazla süreyle bozulmadan kalabiliyor.
Bu da teknolojiyi özellikle devasa bilimsel projeler, ulusal arşivler, kültürel miras depolama ve uzun vadeli kurumsal yedekleme gibi alanlar için cazip hâle getiriyor.
Belki de geleceğin kütüphaneleri, sabit disk rafları yerine cam levhalarla dolu olacak... Kim bilir?

