Kendine Has Yaşam Tarzıyla Yok Olmaya Yüz Tutan Toplumun Hikayesi: Kafiristan

27
13
9
4
2
Yunanların Yunanistan'da, Bulgarların Bulgaristan’da, İtalyanların İtalya’da yaşadığını hepimiz biliyoruz. Peki ya Kafiristan’da kimler yaşıyor, böyle bir yer var mı, gerçekten kafirler mi? Bu insanlara neden kafir diyorlar? Tüm bu sorulara gelin beraber yanıt arayalım.

Kafiristan adında bir yer bugün halen mevcut. Kafiristan’ı; Afganistan’ın Nuristan Eyaleti ve Pakistan'ın Hayber Eyaleti sınırları içerisinde tanımlayabiliriz. Fakat Kafiristan’da yaşayan halka Kafir değil, Kalaşlar adı verilmektedir.

Kafiristan ismi Kalaşlar'ın yaşadığı bölgeye; komşu bölgelerdeki ağırlıklı nüfus Müslüman olduğu için Müslümanlar tarafından verilmiştir. Kafiristan, kelime anlamı olarak kafirlerin yurdu anlamına gelmektedir. Kalaşlar’ın içkiye olan düşkünlükleri ve gayrimüslim inançlarından ötürü Müslümanlar bu bölgeye Kafiristan demiş ve zamanla bölgenin adı Kafiristan olarak kalmıştı. İlerleyen zamanlarda Demir Emir olarak da bilinen Abdurrahman Han Dönemi’nde bölgenin adı resmi olarak Nuristan şeklinde değiştirilmiş olsa da bölge halen Kafiristan olarak tanınıyor.

Kalaşlar nereden geldi, nereye gidiyor?

Kalaş Kız Çocukları

Kafiristan’da yaşayan topluma Kalaşlar dendiği gibi, inançlarına da Kalaş İnancı adı veriliyor. Kalaş İnancı Şaman, Zerdüştlük ve Hinduizm gibi inançlardan etkilenmiş olsa da bu inançlardan pek çok farklılığı vardır. Kısaca inançlarının genel prensibi Güneş ve Doğa’ya tapınmakdır.

Kalaşlar’ın soyunun yakın tarihe kadar Büyük İskender’e dayandığı tahmin ediliyordu. Hatta bundan dolayıdır ki bölgede pek çok kez inceleme yapılmıştır. Özellikle Yunan araştırmacılar bölgeye çok ciddi araştırma yatırımlarında bulunmuştur. Yapılan son genetik çalışmalarda Kalaşlar’ın Kafkas Soyu'ndan olduğu ağırlık kazanmıştır. Güçlü bir rivayete göre Kalaşlar'ın soyu, Büyük İskender'in Hindistan seferinde günümüzdeki Kafiristan Bölgesi'ne göç eden Makedonlar'a dayanıyor.

Cenazede takı töreni yapıp, halay çekiyorlar

Kalaş Kadınları

Coğrafi olarak ulaşımın zor olduğu vadilerde yaşayan kalaşların, gelenekleri de bizlere bir hayli uzak. En dikkat çeken gelenekleri ise cenazede takı takıp, halay oynamalarıdır.

Kalaşlar’ın cenaze törenlerinde cenazeler gömülmez, toprağa açık şekilde bırakılır. Bunun sebebi; toprağa gömülen bir bedenin; Kalaş İnancı’na göre diriliş gününde toprak altından kalkıp cennete gidemeyecek olmasıdır. Vefat eden kişinin diriliş gününde rahatlıkla cennete kavuşabilmesi için tabutlara çivi çakılmaz ve toprak atılmaz, öylece mezarlık bölgesine bırakılır. Cenaze törenlerinde cenaze evinin fertlerine tıpkı düğünlerde olduğu gibi para ve takı takılır. Bu paralar, taziye evi tarafından cenaze yemeğinde masraf olarak kullanılır. Cenaze töreni esnasında coşkulu bir şekilde dans edilir. Bunun sebebi ise, vefat eden kişinin sonsuz mutluluğa uğurlandığı inanışıdır.

Mevsimlere ve duygulara ilahi bir gözle bakıyorlar

Kalaş Töreni

Kalaş İnancı'nda dört mevsimin her biri, birer peygamber olarak görülmektedir. Ayrıca merhamet, sevinç, şaşkınlık gibi bazı duyguları da peygamber olarak kabul etmektedirler. Her mevsim için ayrı bir ibadet yapılır. Bu ibadetlerin en meşhuru Josi Mela adı verilen ibadettir. Baharın ilk demlerinde yapılan bu dini tören; turistlere açık olarak yapılan nadir törenlerden biridir. Baharın gelişinin şerefine yapılan Josi Mela Töreni'nde kurban kesilir. Kadınlar yüzlerine; kesilen kurbanın boynuzundan, yağından ve kanından makyaj yaparlar.

Kadınlara değer veren bir toplum

Kalaş Kadınları

Kalaşlar tam olarak olmasa da anaerkil bir toplumdur. Erkeklerin evlenirken eş seçme hakkı varken; boşanma hakları yoktur. Boşanma hakkı sadece kadınlara tanınmış bir haktır. Kadınlar, beğendiği bir erkekle evlenebilmek için başlık parası ödemek zorundadır. Kalaş Kadınları ayrıca güzelliklerine çok önem verirler. Sıradan bir günde bile süslü kıyafetler, iddialı makyajlar ve bolca takı tercih ederler.

Kadınlar her regl dönemlerini ve hamilelik dönemlerinin son 1 haftasını başaleni adı verilen evlerde geçirirler. Başaleni evlerini günümüzdeki kadın sığınma evlerine kısmen benzetebiliriz ama farklı olarak Kalaşlar'da başaleni evleri kadınların kendilerini daha rahat hissetmesi için tasarlanmış evlerdir. Başaleni evindeki bir kadın, bu süreçte hiçbir erkekle karşılaşamaz. Yine bu evlerde Kalaş Kadınları'na yardımcı olmaları için tecrübeli ebeler bulunmaktadır.

Son yıllarda ciddi bir kültürel yozlaşma yaşıyorlar

Kalaş Kız

Bölgede yakın zamana kadar elektrik yoktu. Bölgenin elektrik ihtiyacı su değirmenlerinden sağlanıyordu fakat son zamanlarda bölgeye giren devlet etkisi ile elektrik ve sıcak su ihtiyaçları giderilmiştir. Ayrıca bölgede Yunanistan’ın yaptığı kültürel araştırmalardan ötürü modern okullar açılmıştır. Bununla birlikte Kafiristan’daki kültürel yozlaşma da hızlanmıştır. Gençler aldıkları eğitimlerden sonra üniversite eğitimi gerekçesiyle bölgeyi terk etmektediler.

Kalaşlar; bölgeye gelen altyapılarla birlikte telefon, televizyon ve bilgisayar kullanmaya başladılar. Kadınlar müslüman erkeklerle evleniyor, çocuklar modern okullara gidiyor ve genel olarak İslam’a bir geçiş söz konusudur. Kalaş geleneklerinden ötürü İslam’a geçiş yapan kişiler Kafiristan’ı terk etmek zorunda kaldığı için bölge nüfusu gitgide azalmaktadır. Kafiristan’daki bu büyük kültürel yozlaşmaya gerekçe olarak devlet baskısı, müslüman ağırlıklı bir çevrede yaşamaları ve bölgeye yapılan yatırımlar gösterilmektedir.

Peki sizler daha önce Kafiristan’ı duymuş muydunuz ve Kalaşlar hakkında neler biliyordunuz?

27
13
9
4
2
Emoji İle Tepki Ver
27
13
9
4
2