Başarısızlığında Bile Başarı Yatan Apollo 13’ün Müthiş Hikayesi

24
4
1
1
0
Tarihe adını ‘başarısız başarı’ olarak yazdıran Apollo 13 görevi, NASA tarafından gerçekleştirilen üçüncü insanlı Ay seyahatidir. Ekip, planlandığı gibi Ay’a inemese ve sorunlar yaşasa bile uzay çalışmaları açısından son derece önemli olan Apollo 13 görevinin müthiş bir hikayesi var.

Soğuk Savaş tüm hızıyla sürerken ABD ve SSCB aralarındaki rekabeti uzaya taşımışlardı. Bu kapsamda NASA, 1961 yılında Yuri Gagarin uzaya çıktıktan sonra 1967 yılında Apollo projesini başlattı. 2 yıl sonra 1969 yılında Apollo 11 görevi ile Neil Louis Armstrong Ay’a kendi için küçük, insanlık için büyük bir adım attı. Ancak Ay ve uzay çalışmaları bu adımdan sonra da devam etti.

1970 yılında NASA’nın yedinci insanlı uzay görevi, üçüncü insanlı Ay seyahati olan Apollo 13 görevi gerçekleştirildi. Ancak sonu hiç de planlandığı gibi gitmedi ve ekip ölümden kıl payı kurtularak Ay’a ayak basmadan Dünya’ya geri döndü. Peki, Apollo 13 görevinde ne oldu? Hedefledikleri amaca ulaşamamalarına rağmen neden bir başarı olarak görüldü? Apollo 13 görevinin ilginç hikayesine yakından bakalım.

Sıradan bir Ay seyahati olarak planlandı:

James Arthur Lovell, John L. Swigert, Fred W. Haise, apollo 13

1960’lı ve 1970’li yıllarda artık uzay görevleri ve Ay seyahati, tüm dünya için alışılmış bir durum haline gelmişti. Hem Amerika Birleşik Devletleri hem de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği art arda uzay görevleri yapıyor, ABD Ay’a gidip geliyordu. Apollo 13 de bunlardan biriydi.

Takvimler 11 Nisan 1970 tarihini gösterdiği zaman NASA’nın yedinci insanlı uzay görevi, üçüncü insanlı Ay seyahati olan Apollo 13 görevi için her şey hazırdı. Ekipte astronotlar James Arthur Lovell, John L. Swigert ve Fred W. Haise vardı. Apollo 13, saat 13.13’te ABD Florida’da bulunan Kennedy Uzay Merkezi'nden fırlatıldı.

Apollo 13 ekibinin amacı, keşfedilmiş ancak incelenememiş Ay’ın Imbrium Havzası’nı ve Fra Mauro bölgesini daha yakından tanımaktı. Bu bölgeye iniş yaptıktan sonra pek çok farklı jeolojik deney yaparak uydumuz Ay’ı biraz daha yakından inceleyeceklerdi. Apollo 13 başarılı bir yolculuk yapıyordu. Ta ki 13 Nisan akşamına kadar.

“Houston, burada bir sorunumuz var”

James Arthur Lovell, John L. Swigert, Fred W. Haise, apollo 13

13 Nisan 1970 tarihinde Apollo 13, Dünya’dan yaklaşık 320 bin kilometre uzaktaydı. Her şey yolunda gidiyordu ve ekip yakın zamanda Ay yörüngesine giderecekti. Saat 21.08’de yaşanan bir patlama ise her şeyin alt üst olduğunun habercisiydi. 2 numaralı oksijen deposu patlamış ve hayati ihtiyaçların tedariğini engellemeye başlamıştı. James Arthur Lovell durumu, “Houston, burada bir sorunumuz var” mesajı ile bildirdi.

Apollo 13, iniş modülü ve komuta modülünden oluşuyordu. Yaşanan patlama sonrası komuta modülü basınç kaybettiği için ekip iniş modülüne yöneldi. Ay’a iniş görevi iptal edilmişti. Artık Apollo 13 mürettebatının tek bir görevi vardı; sağ salim eve, Dünya’ya geri dönmek.

Uzay boşluğunda can pazarı başlıyor:

James Arthur Lovell, John L. Swigert, Fred W. Haise, apollo 13

Komuta modülü tamamen kapatıldı ve ekip iniş modülüne geçti. İniş modülü, ekibi Ay yörüngesine indirmek ve yeniden araca taşımak üzere geliştirilmişti. İçinde 2 kişiyi 45 saat destekleyecek oksijen vardı. Ancak bu yeterli değildi. Eğer Apollo 13 ekibi Dünya’ya dönmek istiyorsa o modülün 3 kişiye en az 90 saat yetmesi ve 320 bin kilometrelik yolu katetmesi gerekiyordu.

İniş modülünün enerjiye ve soğutma suyuna ihtiyacı vardı. Karbondioksit de bir şekilde dışarı atılmalıydı ancak komuta modülünde kullanılan kare lityum hidroksit kutuları, iniş modülü ile uyumlu değildi. İşte tam bu noktada Apollo 13 ekibi mühendislik becerilerini kullandı ve modülde bulunan malzemelerle ilkel bir adaptör yaparak tüm bu sorunların üstesinden gelmeyi başardı.

İniş modülü, Apollo 13 ve Ay zemini arasında kısa bir mesafe için geliştirilmişti, yani ekibin yolunu bulması için gerekli navigasyon sistemine sahip değildi. Ekip önce modülü elle kontrol ederek Ay’ın etrafında bir tur döndü. Beş dakikalık bir motor yanması ile hız sağladıktan sonra Güneş’i hizalama noktası olarak kullandılar ve sonunda eve dönüş rotasını oluşturdular.

Apollo 13 eve dönüyor:

apollo 13

Apollo 13 ekibi tüm bu sorunlarla boğuşurken Ay yörüngesinden bazı fotoğraflar çekmeyi de ihmal etmedi. Dünya rotasında ilerlerken ekibin neredeyse hepsi hasta oldu. Çünkü iniş modülü 90 saatlik bir yolculuk için uygun değildi ve modülün içi gerçek anlamda soğuktu. Bu sırada yer ekibi hala uzaktan komuta modülünü tamir etmeye uğraşıyordu.

17 Nisan 1970 tarihinde Dünya hizalama noktası alınarak son bir rota oluşturuldu ve bu sırada ekip, tamir edilmiş olan komuta modülüne geçti. Dünya atmosferine girmeden önce iniş modülü, komuta modülünden ayrıldı. Saat 13.00’de Apollo 13 ekibi Dünya atmosferine giriş yaptı.

Komuta modülü atmosfere girdikten sonra tam 4 dakikalık bir sessizlik oldu. Herkes komuta modülünün ısı kalkanlarında bir sorun olmasından endişe ediyordu. Bu, ölüm demek olurdu. Neyse ki sonunda Pasifik Okyanu üzerinde Apollo 13’ün paraşütleri görüldü ve 3 astronot görevlerini yerine getirerek sağ salim eve döndüler.

Apollo 13 neden başarısız bir başarı?

apollo 13

Uzay yolculuklarına ve Ay seyahatlerine artık alışmış olsak bile bu tür görevlerin her biri büyük risk taşımaktadır. 27 Ocak 1967 tarihinde Apollo 1 kapsülünde gerçekleşen yangın sonucunda Gus Grissom, Ed White ve Roger Bruce Chaffee isimli astronotların ölmesi, bu konunun ne kadar hassas olduğunu hepimize hatırlatmaktadır. 

Apollo 13 görevi bu nedenle gerçek bir başarıdır. Evet, görevin asıl hedefi yerine getirilmedi, Ay’a iniş yapılmadı ancak NASA çok daha büyük bir görevi başarmış oldu. Uzay boşluğunda, Dünya’dan binlerce kilometre uzakta yaşanan bir kazada hiç kimse ölmeden sağ salim eve dönmeyi başardı.

Apollo 13 görevi gösterdi ki, geliştirilmiş olan uzay araçları gerçekten uzaktan kontrol edilebiliyor. Aynı şekilde yetiştirilen astronotlar, bilim kurgu filmlerini aratmayan bir mücadele ortaya koyabiliyor. Eminiz hiç kimse uzay boşluğunda, bir uzay aracının içinde ölmek istemez. Bu nedenle asıl görevinde başarısız olsa da Apollo 13, gerçek bir başarı olarak tarihe adını yazdırmıştır.

Tarihe başarısız başarı olarak geçen Apollo 13 görevinin hikayesini anlattık ve neden böyle adlandırıldığından bahsettik. Ay, artık eskisi kadar popüler bir yer olmasa da bu tür yeni kahramanlık hikayelerini yakın zamanda Mars yolculuklarında yazmaya başlayacağız gibi görünüyor. 

24
4
1
1
0
Emoji İle Tepki Ver
24
4
1
1
0