Çocukluğumuzun ve gençliğimizin en unutulmaz anılarına ev sahipliği yapan, okuldan kaçıp soluğu internet kafelerde aldığımız o efsane dönemleri ve "Fire in the hole!" sesinin kulaklarımızda çınladığı anları hatırlıyor musunuz?
Counter Strike 1.6 sadece bir oyun değil, bir neslin bağımlılığıydı. Peki saatlerce ter döktüğümüz, her köşesini avucumuzun içi gibi bildiğimiz Dust2, Italy veya Assault haritalarının gerçek hayatta nerelerden esinlendiğini hiç merak etmiş miydiniz?
de_dust2: Ortadoğu'nun tozlu sokakları

Listeye elbette oyunun şahı, haritaların kralı Dust2 ile başlıyoruz. Bu harita o kadar popüler ki CS oynamayanlar bile o sarı tonlu duvarları tanır. Haritanın yaratıcısı Dave Johnston, haritayı tasarlarken Fas (Morocco) mimarisinden esinlenmiştir.
Özellikle Kazablanka şehrinin eski sokakları, kemerli kapıları ve kumtaşı binaları, Dust2'nin o meşhur atmosferinin temelini oluşturur. Yani "tünel" dediğimiz o karanlık bölge ve "uzun" (long) aslında Kuzey Afrika mimarisinin dijital bir yansımasıdır.
de_inferno: Kaliforniya'da İspanyol esintisi

İsmi "cehennem" anlamına gelse de Inferno haritası aslında oldukça huzurlu bir mimariye dayanıyor. Çoğu oyuncu bu haritanın İtalya veya İspanya'daki küçük bir kasaba olduğunu düşünür. Haksız da sayılmazlar ancak harita, gerçekte Amerika'nın Kaliforniya eyaletindeki San Juan Capistrano Misyonu'ndan esinlenilerek tasarlanmıştır.
O meşhur avlular, kiremit çatılar ve kilise çanları, İspanyol kolonyal mimarisinin birebir kopyasıdır. Teröristlerin başlangıç noktasından yukarı doğru çıktığınız o meşhur rampa, aslında tarihi bir yapının parçasıdır.
cs_italy: Venedik ve Verona arasında bir yer

Operada çalan Pavarotti müziği, pazar tezgâhındaki karpuzlar ve daracık sokaklar... cs_italy, adından da anlaşılacağı üzere İtalya'yı buram buram hissettiren bir haritaydı. Bu harita tek bir şehirden ziyade, İtalya'nın Venedik ve Verona gibi eski şehirlerinin dar sokaklarından bir kolaj gibiydi.
O meşhur pazar alanı ve rehine evi, tipik bir İtalyan kasaba meydanını temsil eder. Haritadaki şarap fıçıları ve taş döşeli yollar ise Akdeniz'in ta kendisi.
de_aztec: Güney Amerika'nın antik harabeleri

Yağmurun hiç dinmediği, asma köprüde kapışmaların bitmediği Aztec haritası, bizi doğrudan Güney Amerika'ya, Meksika topraklarına götürüyor. Bu harita, Aztek ve Maya uygarlıklarının antik kalıntılarından, özellikle de Meksika'daki Teotihuacan piramitlerinden esinlenmiştir.
Haritadaki taş oymalar, devasa basamaklar ve o kasvetli atmosfer, binlerce yıllık bir tarihin dijital dünyada yeniden canlanmış hâlidir.
cs_assault: Chicago'nun arka sokakları

Rehineleri kurtarmak için havalandırmadan (vent) sızmaya çalıştığımız, çatısında keskin nişancılık oynadığımız Assault, tipik bir Amerikan endüstriyel bölgesidir. Haritanın yapısı, Chicago veya benzeri büyük Amerikan şehirlerindeki tren istasyonları ve eski depo alanlarından ilham almıştır.
Kırmızı tuğlalı binalar, konteynerler ve o meşhur mavi kapılı depo, 90'lı yılların aksiyon filmlerindeki rehine kurtarma sahnelerine benziyor desek yalan olmaz.
de_train: Doğu Bloğu'nun soğuk rayları

Kasvetli havası, altından geçmeye çalıştığımız tren vagonları ve o meşhur "pop dog" treni... de_train, bizi doğrudan Soğuk Savaş döneminin Rusya’sına veya Doğu Avrupa’nın sanayi bölgelerine götürüyor. Harita, nükleer materyallerin taşındığı endüstriyel bir tren garını simgeliyordu.
1.6’daki o gri ve puslu gökyüzü, paslanmış vagonlar ve beton yapılar, Sovyet mimarisinin sert ve işlevsel yapısının (Brütalizm) oyun dünyasındaki en net örneğidir. Burası terk edilmiş bir istasyon değil, tehlikeli bir operasyonun döndüğü aktif bir sanayi sahasıdır.
de_nuke: Çölün ortasındaki gizli tesis

CS 1.6’daki Nuke, sonraki oyunlardaki (CS:GO ve CS2) gibi tertemiz ve modern bir nükleer santralden ziyade, daha çok paslı bir depoyu andırırdı. Haritanın dışına baktığınızda gördüğünüz kanyonlar ve kurak arazi, buranın Amerika’nın güneybatısında (Nevada veya New Mexico gibi), medeniyetten uzak gizli bir askeri depo veya nükleer atık tesisi olduğuna işaret ediyor.
Havalandırma boşluklarında (vent) dönen o klostrofobik savaşlar, aslında tipik bir Amerikan askerî hangarının klostrofobisini yansıtıyordu.
de_cbble (Cobblestone): Lord William'ın orta çağ şatosu

Modern silahlarla savaşıyor olsak da Cobblestone, bizi mimari olarak yüzlerce yıl geriye götürürdü. Bu harita, Fransa veya İngiltere kırsalındaki görkemli bir Orta Çağ kalesinden esinlenmiştir. Taş yollar, devasa ahşap kapılar, kale surları ve avlular...
Harita senaryosuna göre burası "Lord William"ın malikanesidir. Yani B bomba alanındaki o geniş avluda çatışırken, aslında tarihi bir Avrupa kalesinin bahçesinde "tarih yazıyorduk."
cs_militia: Amerikan kırsalındaki o tehlikeli ev

Teröristlerin içine saklandığı, polislerin (CT) ise bahçeden sızmaya çalıştığı o meşhur ev... cs_militia, tipik bir Kuzey Amerika çiftlik evidir. Arkadaki ahır, yer altı tünelleri ve evin mimarisi, ABD’nin iç kesimlerinde, şehirden uzak ve kendi kurallarıyla yaşayan milislerin (militia) sığınaklarını temsil eder.
O meşhur "çatıya çıkıp bacadan içeri girme" taktiği, aslında Amerikan banliyö mimarisinin oyunculara sunduğu bir hediyeydi.
cs_office: Karlı bir şehirde mesai saati

Dışarıda lapa lapa kar yağarken içeride rehineleri kurtarmaya çalıştığımız cs_office, kurumsal hayatın kaosa dönüştüğü yerdi. Bu harita, Seattle veya Chicago gibi kışları sert geçen bir Amerikan metropolündeki ofis katından ilham almıştır.
Toplantı odasındaki projektör, kırılan camlar, kahve makineleri ve dosya dolapları... Burası aslında sıkıcı bir plazanın bir katıyken, oyuncular sayesinde dünyanın en aksiyonlu ofisine dönüşmüştür. Garajdaki o karlı soğuk hava ile ofisin sıcak halıfleksleri arasındaki tezat, haritanın atmosferini efsane yapan detaylardandı.

