Komşudan Gelen Sözcükler: Zamanla Türkçeleşerek Dilimize Geçen Yunanca Kelimeler

Dil yaşayan bir varlıktır ve zaman içinde farklı kültürlerden etkilenerek çok daha zengin hale gelir. Binlerce yıldır konuşmakta olduğumu kadim dilimiz Türkçe de yıllar içinde pek çok farklı dilden etkilenmiştir. Etkilendiği dillerden bir tanesi de Yunancadır. Gelin Türkçeye geçen Yunanca kelimelere ve bu kelimelerin etimolojik kökenlerine yakından bakalım.

Türkçe binlerce yıldır konuşulan ve yazılan en kadim dillerden bir tanesi. Türklerin dünyanın dört bir yanına yayılmaları sayesinde Türkçe aynı zamanda en zengin dillerden bir tanesi haline gelmiştir. Arapça, Farsça, Fransızca, İngilizce, Rusça gibi pek çok dilden etkilenen dilimiz, eminiz birçok kişi bilmez ama Yunancadan da etkilenmiştir. Anadolu topraklarına geldiğimizden beri komşumuz olan Yunanlıların dilinden Türkçeye geçen Yunanca kelimelerin sayısı hiç de az değil.

Elbette bu kelimelerin hiçbiri direkt olarak dilimize geçmemiştir. Kimisi farklı diller üzerinden, kimisi anlam değiştirerek, kimisi ise yazımı değişerek dilimize geçmiştir. Öyle ki bunlardan pek çoğunu uzun zamandır kullanıyoruz ancak etimolojik kökenlerini inceleyene kadar nereden geldiklerini bilmiyoruz. Gelin Türkçeye geçen Yunanca kelimelere ve bu kelimelerin etimolojik kökenlerine yakından bakalım.

Türkçeye geçen Yunanca kelimeler:

Açelya

Ormangülü cinsinden gelen bitkilere verilen ad olan açelya, İtalyanca kumlu toprakta yetişen çiçek anlamına gelen azalea kelimesinden türeyerek dilimize geçmiştir. Bu kelimenin kökeni ise Eski Yunanca susamış anlamına gelen azaléos kelimesidir.

Gönye

Mühendislik ve teknik çizim alanında kullanılan üçgen biçiminde bir araç olan gönye, eski Yunancada köşe, açı, dik açı elde etmeye yarayan alet anlamındaki gōnía sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir.

Ahtapot

Denizde yaşayan sekiz kollu yumuşakçaların genel adı olan ahtapot, Yunancada sekiz ayak anlamına gelen oχtapódi sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir.

Gübre

Hayvan dışkısına ve daha sonra tarımda bitkiler için gerekli minerallere verilen isim olan gübre, Yunanca dışkı anlamına gelen kopriá sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir.

Anafor

Denizlerde ve ırmaklarda ters gelgitler sonucu oluşan dönme hareketi anlamına gelen anafor, Yunancada gelgit, zıt akım anlamına gelen anaphóri sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. Kelimenin eski Yunancadaki kökü anaphorá kelimesidir. 

Liman

Deniz araçlarının park ettiği ve yük alıp boşalttığı alanlara verilen ad olan liman, Yunanca sığınak anlamına gelen liméni veya limáni sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. Kelimenin eski Yunancadaki kökü limēn veya leimōn kelimesidir.

Filiz

Taze ağaç dallarına, körpe dallara ve çiçek fidanlarına verilen ad olan filiz, Yunanca yapraklama anlamına gelen phylís sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. Kelimenin eski Yunancadaki kökü yaprak anlamına gelen phýllon kelimesidir.

Roka

Turpgiller ailesinden gelen ve yaprakları salata olarak yenebilen bir bitkiye verilen ad olan roka, Yunancada yaprakları yenen bir bitki anlamına gelen róka sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. Kelimenin eski Latincedeki kökü tırtıl anlamına gelen eruca kelimesidir.

Öreke

Deyimlerimizde sıklıkla kullandığımız ve ucuna lifli malzemelerin tutturulduğu sopa anlamına gelen öreke, Yunanca yün eğirmekte kullanılan ucu çatallı oval tahta anlamına gelen róka sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. Kelime, Germence bir sözcükten İtalyancaya rocca olarak geçmiştir. 

Semer

Yük hayvanlarında ürün taşınırken üstlerine bağlanan eşya olan semer, Yunancada yük hayvanlarına mahsus kemer anlamına gelen sagmári sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. Kelimenin eski Yunancadaki kökü ságma kelimesidir.

Papaz

Hristiyan din adamlarını tanımlamak için kullanılan papaz kelimesi, Yunanca baba, muhterem kişi, din adamı anlamlarına gelen papás, papad sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. 

Pide

Yassı hamurdan yapılan ekmeğe ve üzerine çeşitli malzemeler konularak yapılan bir hamur işi yemeğe verilen ad olan pide, Yunanca yassı hamur ekmeği anlamına gelen píta sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. Kelimenin kökü, Süryanice ekmek parçası anlamına gelen pettā kelimesidir.

Tavla

2 zar ve 15’i siyah, 15’i beyaz 30 taş ile özel bir tahta üzerine oynanan bir oyun olan tavla, Yunanca dama tahtası anlamına gelen távli sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. Kelimenin kökü İtalyanca tavola, onun da kökü Latince tabula kelimesidir.

Ihlamur

Ebegümecigiller ailesinden bir ağaç adı olan ve yapraklarından çay yapılan ıhlamur, Yunanca çiçekleri tıpta kullanılan bir ağaç anlamına gelen flamúri sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. Kelimenin kökü Latince flammula kelimesidir.

Anahtar

Kilit açmaya yarayan metal bir araç olan anahtar, eski Yunancada açacak anlamına gelen anoíktēr sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. 

Izgara

Çubukların aralıklı olarak sıralanması ile oluşturulan aletlere verilen isim olan ızgara, Yunanca skará sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. Kelimenin eski Yunancadaki kökü ocak, ateş yakılan yer anlamına gelen esχárā kelimesidir. 

Angarya

Zorla yaptırılan iş anlamına gelen angarya, eski Yunancada mecburi kamu hizmeti anlamına gelen aggareía sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. Kelimenin kökü eski Farsçadaki ha(n)gāra kelimesidir.

İstavrit

Trachurus cinsi balık türüne verilen genel ad olan istavrit, Yunanca aynı anlama gelen savrídi sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. Kelimenin eski Yunancadaki kökü kertenkele anlamına gelen aûros veya saúra kelimesidir.

Bodoslama

Geminin baş ve kıç noktalarının birleştiği nokta anlamına gelen ve deyimlerimizde tam ortasından anlamında kullandığımız bodoslama, Yunanca geminin baş ve kıç tarafındaki ağaç anlamına gelen podóstima sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. 

Karides

Denizlerde yaşayan bir tür kabuklu deniz canlısına türüne verilen ad olan karides, Yunanca küçük deniz kabuklusu anlamına gelen karídes veya garídes sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. 

Demet

Aynı türden şeylerin bağlanması ile meydana gelen deste anlamına gelen demet, eski Yunanca bağ, deste, bohça, çıkın anlamlarına gelen déma, demat sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. 

Kavanoz

Ağzı geniş saklama kaplarına verilen bir ad olan Kavanoz, Yunanca bir tür testi anlamına gelen kabános veya gabáno sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. 

Domates

Patlıcangiller ailesinden bir tür meyve olan domates, Yunanca aynı anlama gelen tomátes sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. Kelimenin kökü İspanyolcaya Aztek dilinden geçen yumru anlamındaki tomatl kelimesidir.

Kiraz

Gülgiller ailesinden bir ağaca ve meyvesine verilen ad olan kiraz, eski Yunanca kerasós sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. 

Efendi

Bir tür saygı unvanı olan efendi, eski Yunanca bey, sahip anlamına gelen avthéntis sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. 

Fasulye

Baklagiller familyasından bir bitkiye verilen ad olan fasulye, eski Yunanca malum sebze anlamına gelen fasúli sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. 

Kutu

Düz tabanlı ve kapaklı olan dikdörtgen biçimli kapların ortak adı olan kutu, eski Yunanca kovuk ve arı peteği hücresi anlamına gelen kýtos sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. 

Fıçı

Ağaç şeritlerinin metal halkalarla birleştirilmesi sonucu meydana gelen silindir bir kap olan fıçı, eski Yunanca varil, gemi hacim birimi anlamına gelen boûttis veya boútzi sözcüğünden türeyerek dilimize geçmiştir. 

Dil demek kültür demek, tarih demektir:


Eminiz dilimize yabancı dillerden geçen sözcükleri kullanmak yerine öz Türkçe kelimeleri kullanmamız ya da yeni Türkçe kelimeler türetmemiz gerektiğini savunanlar olacaktır. Elbette bir dilin öz yapısını kaybetmesi ve yabancı sözcüklere boğulması o dili kirletir ancak şöyle düşünün, bugün kullandığımız kelimelerin büyük bir bölümü aslında Türk milletinin binlerce yıllık yolculuğunda iletişime geçtiği diğer kültürlerden birer hediyedir.
Farklı dilleri incelediğimiz zaman sayısız Türkçe kökenli sözcük buluyoruz. Yani aslında dildeki yabancı kelimeler her zaman birer kirlilik değil, çoğu zaman dünya kültürünü ve tarihi yolculuğu gösteren birer kanıttırlar. Komşudan dilimize geçen bir sözcük dilimizi bozmaz, aksine dilimizi güçlendirir. Elbette son yıllarda ortaya çıkan ve plaza dili olarak adlandırılan yarı İngilizce yarı Türkçe dili saymayalım. O ne öyle? 

Yıllar içinde dilimize geçerek Türkçemizi daha da zengin hale getiren Yunanca kelimelerden bazılarını listeleyerek kısaca etimolojik kökenlerinden bahsettik. Türkçeye Yunancadan geçen başka kelimeler biliyorsanız yorumlarda paylaşabilirsiniz.