Depremlerin Yaydığı Işık Hızındaki Sinyalleri Algılayan Yazılım Geliştirildi

GFZ'den araştırmacılar, depremlerin yaydığı ışık hızındaki bazı sinyalleri analiz eden bir algoritma geliştirdiler. Bu algoritma, şu anda yalnızca çok büyük depremleri tahmin edebiliyor.

İnsanlar, yüzyıllardır bir şimşek ile gök gürültüsü arasındaki o kısa süreyi tahmin etmekte büyük oranda başarı sağlıyorlar: üç saniye. Bununla birlikte bu iki sinyal arasındaki boşluk ne kadar uzun olursa şimşeği gören kişi o konumdan o kadar uzak oluyor.

Peki depremlerin de aslında benzer sinyaller gönderdiğini biliyor muydunuz? Depremler de ışık hızında yayılan sinyaller üretmekte ve bu sinyaller, saatte yalnızca 8 kilometre ile yayılan sismik dalgalardan çok daha önce kaydedilebilir fakat depremlerin bu sinyallerinde ilginç bir nokta bulunuyor.

Depremler, ani yer çekimi değişikliğine neden oluyor:

Depremlerin ışık hızında yaydıkları bu sinyaller, gezegenimizin iç kütlesinde meydana gelen bir kaymadan kaynaklanan ani bir yer çekimi değişikliğinden oluşuyor. Günümüzde ancak keşfedilen bu PEGS sinyalleri, sismik ölçüm yapan aletler tarafından tespit edildi.

Sinyaller yardımıyla bir deprem, gerçekleşmeden önce tespit edilebilir oluyor fakat bu olayın yer çekimsel etkisi oldukça zayıf. Bu etki, gezegenimizin yer çekiminin neredeyse milyarda biri kadar ölçülüyor. Dolayısıyla PEGS sinyalleri, yalnızca en güçlü depremler için ölçülebilir durumda.

Bugüne kadar PEGS sinyallerini güvenilir bir şekilde simüle edecek bir yöntem bulunmuyordu fakat geçtiğimiz günlerde GFZ araştırmacıları tarafından sunulan bir algoritma, PEGS sinyallerini yüksek doğrulukla ve pek de uğraştırmadan tespit edebilme kapasitesine sahip olduğunu gösterdi.

Araştırmacılar, PEGS sinyallerini tespit etmekle beraber bir depremin gücünü, süresini ve mekanizmasını da ortaya çıkarabiliyor. Tabii bu durum, yalnızca çok büyük depremler için geçerli. GFZ’de yazılım geliştiricisi ve veri analisti olan Sebastian Heimann, 2011 Japonya depremini şöyle hatırlatıyor:

Yeni algoritmayı ilk kez 2011 yılında Japonya’da Tohoku depremine uyguladık. Bu deprem, aynı zamanda Fukushima tsunamisinin de sebebiydi. Burada PEGS sinyallerinin güç ölçümleri elimizde mevcuttu. Tutarlılık mükemmeldi.

Elbette gelecekte olası depremleri tahmin etme ihtimalimiz bu sinyaller sayesinde mümkün ancak bu noktaya varmak için fazlasıyla yol kat edilmesi gerekiyor. Günümüzdeki ölçüm aletleri bu sinyalleri tespit edebilecek kadar gelişmiş değiller dolayısıyla öncesinde birçok teknolojinin de geliştirilmesi gerekiyor.