PlayStation Store’da her hafta yenilenen çılgın indirimler, yüzde seksenlere varan fırsatlar ve oturduğumuz yerden oyun alma konforu hayatımızın merkezine yerleşmiş olsa da büyük bir kitle inatla teknoloji marketlerin raflarını kurcalamaya veya kargocuları beklemeye devam ediyor.
Aslında bu durum sadece nostaljiyle açıklanabilecek basit bir alışkanlık değil. Oyuncuların cüzdanlarını, oyun zevklerini ve tüketim haklarını koruma içgüdüsüyle yaptıkları oldukça mantıklı bir tercih. Gelin şimdi bu tercihin sebeplerine bakalım.
Oyun bittiğinde paranız cebinizde kalır

Dijital oyunların en büyük dezavantajı, satın aldığınız ürünün sonsuza kadar sizinle kalmak zorunda olması ve maddi bir geri dönüşünün bulunmamasıdır. Kutulu oyun tercih edenlerin en güçlü argümanı ise ikinci el piyasasının canlılığıdır. Bir oyuna disk olarak sahip olduğunuzda, hikâyeyi bitirdikten veya sıkıldıktan sonra o oyunu satarak verdiğiniz paranın büyük bir kısmını geri alabilirsiniz.
Hatta bu bütçeyi bir sonraki oyun için sermaye yapabilirsiniz. Dijitalde bir oyuna 1000 TL verdiğinizde o para tamamen harcanmış olurken, kutulu aldığınızda oyunu 700-800 TL'ye satıp aslında o deneyimi çok daha ucuza mal etmiş olursunuz. Bu ekonomik döngü, özellikle oyun fiyatlarının arttığı dönemlerde fiziksel kopyaları dijital indirimlerden bile daha karlı hâle getirebiliyor.
Raflardaki koleksiyon hissi

Bir oyuncu için en sevdiği oyunların kutularını yan yana dizmek, o ambalajı açıp diski konsola yerleştirmek dijital kütüphanede bir ikon görmekten çok daha tatmin edici bir duygudur. Fiziksel oyun, gerçek bir mülkiyet hissi yaratır. Dijital oyunlar teknik olarak size sadece bir kullanım lisansı kiralarken, kutulu oyun tamamen sizin malınızdır.
Hesabınızın çalınması, banlanması veya mağazanın kapanması gibi dijital felaket senaryolarında bile diskiniz elinizde olduğu sürece oyununuz güvendedir. Yıllar sonra dönüp baktığınızda sadece sanal bir liste değil, hatıralarla dolu somut bir arşiv görmek isteyenler için kutulu oyunlar vazgeçilmez bir tutkudur.
Arkadaşlarla paylaşma özgürlüğü

Dijital dünyada oyun paylaşmak "kardeşlik" yöntemleri veya hesap şifresi verme gibi riskli ve bazen karmaşık süreçler gerektirirken, kutulu oyunlarda bu durum dünyanın en basit işlemidir. Beğendiğiniz bir oyunu arkadaşınıza ödünç vermek için diski kutusuna koyup ona uzatmanız yeterlidir. Bu paylaşım kültürü, oyuncu toplulukları arasındaki etkileşimi sıcak tutar.
İnternet bağlantısına ihtiyaç duymadan, hesap doğrulama dertleriyle uğraşmadan oyunu elden ele dolaştırabilmek, fiziksel kopyaların sunduğu en büyük konforlardan biridir. Özellikle aynı arkadaş grubu içinde dönen oyun takasları, herkesin daha fazla oyuna erişmesini sağlayan eski ama etkili bir yöntemdir.
İndirme kotaları ve internet hızı derdi olmaması

Her ne kadar günümüzde internet hızları artmış olsa da 100'lerce GB boyutundaki oyunları indirmek herkes için sabır gerektiren bir süreç olabiliyor. Kutulu oyunlar, özellikle internet kotası sınırlı olan veya bağlantı hızı düşük olan oyuncular için hayat kurtarıcıdır.
Diski taktığınızda oyunun ana verileri konsola kopyalanır ve siz saatlerce sürecek bir indirme işlemini beklemeden, sadece gerekli ufak güncellemeleri yaparak oyuna çok daha hızlı giriş yapabilirsiniz. Ayrıca konsolunuzda yer açmak için oyunu sildiğinizde, tekrar oynamak isterseniz devasa dosyaları yeniden indirmek zorunda kalmazsınız.
Peki siz dijital mi yoksa kutulu oyunları mı tercih ediyorsunuz? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

