Bugün, her otomobilde standart bir güvenlik ekipmanı olan dikiz aynası; aslında güvenlikle hiçbir ilgisi olmadan icat edilmişti. Günümüz trafiğinde en temel unsur olan bu aynalar, sanılanın aksine güvenlik amacı taşımıyordu.
Her şey 20. yüzyılın başlarında, bir yarış pistinde daha hızlı gitmek ve ağırlıktan tasarruf ederek zafere ulaşmak isteyen tutkulu bir yarış pilotunun fikriyle başladı…
İçerikten Görseller
+2
O dönemlerde yarış otomobillerinde sürücülerin yanında bir “yardımcı” bulunuyordu.

Bugünden çok farklı olarak 1900'lerin başındaki yarış otomobillerinde sürücülerin yanında riding mechanic adı verilen bir görevli oturuyordu. Bu görevli, mekanik sorunlarla ilgilenmenin yanında sürücünün arkasında neler olup bittiğini de görmesine yardımcı oluyordu.
Yani o dönemler, arkadan yaklaşan bir otomobilin olup olmadığını kontrol etmek için bir ayna seçeneği yoktu. Riding mechanic de sürücünün göremediği alanları takip ederek onu uyaran kişiydi. Bir yarış otomobilinde dikiz aynası görevi görüyordu desek yanılmış olmayız.
Amerikalı yarış pilotu Ray Harroun, bu görevliyi yanından ayırdı.

Dönemin yarış pilotlarından ve yarış otomobili üreticisi olan Ray Harroun, 1911'deki ilk Indianapolis 500 için hazırlanan Marmon Wasp aracı üzerinde farklı bir yol izledi. Bu otomobili tek kişilik tasarladı ve yanında da bir riding mechanic taşımak istemedi. Bu, tarihte bir ilkti. Çünkü daha önceki yarışlarda pilota yardım eden bu görevliler, yarışların daha sağlıklı seyretmesine de vesile oluyordu.
Ancak Harroun, bu tasarımı öylesine yapmamıştı; önemli avantajlarını da düşünerek hareket etmişti. Otomobilin ağırlığını azalttı.
İkinci bir kişinin ve onun oturduğu koltuğunun otomobile kattığı ağırlık, bir yarışta Harroun’u geriye düşürecek küçük ama önemli ayrıntılardı. Bu yüzden otomobili hafifletmek için daha aerodinamik ve hafif bir otomobil tasarladı. Böyle bir otomobille yarışmanın kendisine bir avantaj sağlayacağını biliyordu.
Peki ayna görevini kim görecekti?

Arkasında ne olup bittiğini göremeyeceği için bu fikre çok fazla itiraz geldi. Rakiplerinin bile dikkatini çeken bu tek kişilik otomobil, herkes tarafından “tehlikeli” addediliyor ve arkadan gelen otomobillerin yeterince görülmeyeceğinden oldukça riskli bulunuyordu.
Harroun ise bu probleme günümüz otomobillerini bile etkileyecek müthiş bir çözüm buldu: Otomobilin üstüne bir ayna yerleştirmek.
Böylece sürücünün yanında oturan kişinin görevini, küçük bir ayna üstlenmiş oldu. Kaynaklar incelendiğindeyse bu aynanın, otomobillerde kullanılan “ilk dikiz aynası” olduğu belirtiliyor.
Böylece dikiz aynası artık otomobillerin bir parçası oldu.

Harroun'ın kullandığı çözüm bugünkü dikiz aynalarından çok farklıydı. Ayna, sürücünün görüş alanının üzerine gelecek şekilde otomobilin ön bölümüne yerleştirilmişti. Üstelik bu fikrin sıfırdan ortaya çıkmadığı da düşünülüyor. Harroun'ın 1904'te bir at arabasında gördüğü benzer bir aynadan esinlenerek bu fikri geliştirdiği söyleniyor.
Ayrıca bazı kaynaklarda 1908'de otomobillerde ayna kullanımından söz ediliyor. Bu yüzden dikiz aynasını ilk Harroun icat etti yerine, 1911'de aynayı bir yarış otomobilinde kullanmasıyla otomobillerde yaygınlaşmasına öncülük ettiğini söylemek daha doğru olur.
Peki bir yarış otomobilinden güvenlik ekipmanı haline nasıl geldi?

Harroun ın amacına baktığımızda aslında güvenlik sistemini geliştirmek gibi bir durum söz konusu değil. Onun asıl amacı, yanında olmayan riding mechanic'in görevini üstlenecek pratik bir çözüm bulmaktı.
Tabii bu fikri otomobil sektöründe tutuldu ve teknoloji geliştikçe aynalar da araçların standart bir ekipmanı haline geldi. 1921'de Elmer Berger ise otomobil dikiz aynası için patent aldı ve “Cop-Spotter” adıyla pazarladığı ürünle aynanın binek otomobillerde kullanımını iyice yaygınlaştırdı.
Yarışın sonucu ne oldu?

Harroun, fikri yalnızca ortaya atıp başarısız bir sonuca damga vurmadı. Bulduğu pratik çözümle 30 Mayıs 1911'de yapılan ilk Indianapolis 500 yarışını 500 mili 6 saat 42 dakikada tamamlayarak kazandı.
Üzerinde dikiz aynası bulunan 32 numaralı Marmon Wasp ise böylece otomobil tarihinin en önemli yarış otomobillerinden biri haline geldi.