Kürkü Olmayan Hayvanlar Güneşin Zararlı Işınlarından Nasıl Korunur? (Bir Güneş Kremi Fena Olmazdı!)

1
0
0
0
0
Güneşin UV ışınlarına ve özellikle UV-B ışınlarına uzun süre maruz kalmak cildimizde güneş yanığı oluşmasına sebep olur. Bizimle birlikte hayvanlar da güneş yanığının acı verici hissiyle karşı karşıyadır.

Nasıl ki insanlar güneşten gölgeler ve giysilerle korunuyorsa hayvanların kürkleri de ciltlerinin zarar görmesini engeller. Fakat su aygırı, fil, gergedan ve domuz gibi hayvanlar bir kürke sahip değildir.

Peki bu hayvanlar güneşten nasıl korunur?

Kürkü ve vücudunu kaplayan yeterince tüyü olmayan canlılar, şaşırtıcı bir şekilde kendi güneş koruyucularını yaratma konusunda oldukça yeteneklidir.

At ve maymun

Ter ise at ve maymun gibi çoğu memelide yaygındır ve terleme, hayvanların vücut sıcaklığının çeşitli fizyolojik mekanizmalar tarafından kontrol edilerek belirli sınırlar içine tutulmasına yardımcı olur.

Bizler için kokusu ve hissiyatıyla oldukça rahatsız edici olan ter, örneğin su aygırları için çok değerlidir. Bu hayvanlar, tüysüz derilerini güneşin zararlı etkilerinden koruyan, kan benzeri ter salgılarlar. 

Aslında su aygırlarına özgü bu salgıya ter değil de viskoz demek daha doğru olur. 

Su aygırı

Çünkü bu salgı, sıvı ter bezinden değil de deri altı bezinden salgılanır. Viskoz, vücuttan ilk çıktığında renksizdir fakat kısa bir süre sonra pigmentlerin polimerize olmasıyla önce kırmızıya, ardından kahverengiye döner.

Bu salgılar da güneşin zararlı UV ışınlarını emer ve bir nevi güneş koruyucu görevi görür. Ayrıca bazı bakterilere karşı antibiyotik özelliği de sağlar.

Ya balıklar?

Balık

Her ne kadar mümkün gözükmese de aslında balıklar da suyun derinliklerinde bile zararlı düzeyde UVB ışınlarına maruz kalırlar. Çünkü bu ışınlar, temiz sularda 10 metrenin üzerindeki derinliklere nüfuz edebilme gücüne sahiptir. 

Öte yandan çeşitli organizmaların, UV ışınlarına maruz kalmamak için kendi uyum sağlama yolları vardır. Örneğin bazılarında UV radyasyonunun verdiği hasarı onaran bir DNA onarım mekanizması bulunur.

Fakat bu mekanizma, UV hasarına karşı kusursuz bir koruma sağlamaz ve bu sebeple suda yaşayan çoğu canlı organizma, kendi güneş koruyucusunu üretir. Bu güneş koruyuculardan biri melanindir fakat bu madde, güneşten korunma görevini üstlense de yumurta içinde gelişen yavru balıklar için yeterli bir performans gösteremez.

Bu nedenle melanin yerine gadusol ismi verilen amino asite benzer bir bileşik, bazı balık türlerinin yumurtalarını korumak için çalışır.

Gadusol

Ayrıca gadusol, sudaki hayvanlara kamuflaj olma imkanı tanır. Gadusol, opak ve kolayca görünen melaninin aksine şeffaf ve görünmezdir. Bir organizma gadusol sayesinde gizlenebilir ve su altındaki besin açısından zengin güneşli alanların avantajlarından da yararlanabilir. 

Böylece gadusol, bir balık için birincil güneş koruyucu görevi görürken melanin, güneşe karşı ikincil bir koruma sağlar. 

İlginizi çekebilecek diğer içeriklerimiz:

1
0
0
0
0
Emoji İle Tepki Ver
1
0
0
0
0