145
52
9
8
5
Ülkemizdeki internet kullanıcılarının servis sağlayıcıları ile ilgili şikayetleri bir türlü bitmiyor. Çünkü “16 Mbps’ye kadar” şeklinde satılan hizmetlerin büyük kısmı, hiçbir zaman maksimum hızı göremiyor. Peki neden ülkenin genelinde böyle bir durum var, neler yapılması gerek?

İnternet, pek çok bileşenin bir araya gelmesiyle bağlanabildiğimiz bir dijital ortam. Bu bileşenler, bağlandığınız cihaz fark etmeksizin servis sağlayıcınızdan sunuculara, sunuculardan belirlenen IP adreslerinden ulaşmak istediğiniz adrese kadar uzanan bir süreçle işliyorlar. Birkaç saniye içinde gerçekleşen bağlantılarda hız konusunu ele alacak olursak, birden fazla etmen var. Bazen saniyeler sürmesi gereken tarayıcı performansları dakikalarımızı alıyor. Peki biz her ay faturamızı öderken neden böyle oluyor?

Ülkemizdeki internet kullanıcılarının en büyük sorunlarından birisi olan bağlantı hızının neden bu kadar düşük olduğuna yönelik bir yazı kaleme alan HaberTürk’ten Aytunç Çelebi, internet deneyimini etkileyen en önemli faktörün, bağlantının sağlanması için gerçekleşen aşamalar olduğuna dikkat çekti. Bu aşamalar, POP adıyla anılıyor ve sayıları arttıkça bağlantımız o kadar yavaşlıyor.

İnternet paketinizi seçerken gördüğünüz 8, 16 ya da 32 Mpbs rakamı, saniyede gerçekleştirilen veri transferi miktarını gösteriyor. Genelde internet paketlerinin tanıtımlarında, ilgili bağlantının ulaşabileceği maksimum limit yazıyor. Müşteri olarak 16 Mbps’lik bir paket satın aldığınızı varsayın. Eğer bölgenizdeki altyapı maksimum 8  Mbps bağlantı hızını destekliyorsa, saniyede yaklaşık 800 kilobaytlık veri transferinin üzerine çıkamazsınız. Bu süre zarfında 16 Mbps’lik fatura ödemeye de devam edersiniz.

İnternet hızını düşüren altyapı dışında bir faktör daha var. Ulaşılmak istenen içeriğe ulaşmak için ne kadar aşamanın (protokolün) geçildiği. Bu noktada iş servis sağlayıcılarına düşüyor. Aytunç’un yazısına göre “internet değişim noktaları” adı verilen yapılar, yurt içinde ve yurt dışındaki pek çok alanda kullanılabilir. Bu yapıların görevi, internette ulaştığımız ierikleri bir araya getirmeyi sağlamak.

Hızın artması için bağlantı aşamalarını arttırmak gerektiği için, bir de güvenlik endişesini tartışmak gerekiyor. Farklı servis sağlayıcıların altyapıları arasında otomatik geçişler yapılarak, interneti sürekli hızlı bir şekilde kullanmak mümkün. Google, ABD’de yıllar önce başlattığı Project Fi ile bunu zaten hayata geçirdi. Project Fi hattına sahip kullanıcılar, kablosuz internet ağlarında o an bulundukları yere göre servis sağlayıcısına bağlanıyorlar. Örneğin A operatörü, bir dağın eteklerinde B operatöründen daha iyiyse kullanıcı otomatik olarak A operatörünü kullanıyor. Şehir içine döndüğünde B daha iyiyse B’yi kullanmaya başlıyor. Ücretler ise sabit bir fatura tutarı şeklinde doğrudan Google’a ödeniyor. 

Ortak altyapı paylaşım sistemlerini otomatik hale getirmek, kullanıcılar ve şirketler açısından oldukça önemli bir avantaj olabilir. Bunun için öncelikle operatörlerin kar odaklı rekabeti bırakıp, tüketici odaklı olmaları gerekiyor. Tekrar Google örneğine dönecek olursak, birbirine rakip olan Verizon, T-Mobile ve Spirit, bu proje için birlikte çalışıyorlar. Türkiye’deki şirketlerin de özellikle 5G döneminde artacak olan kablosuz ağ standartlarını geliştirmesi için benzer bir projeye imza atmaları gerekiyor. 

145
52
9
8
5
Emoji İle Tepki Ver
145
52
9
8
5