71
3
3
2
1
Uçaklarda yer alan kara kutular, bir sorun çıktığında başvurulan en önemli kaynaktır. Peki kara kutuları bu kadar önemli kılan şey nedir?

Bir uçak düştüğü zaman, zarar görmeyen tek parçası genellikle ‘kara kutu’ olarak karşımıza çıkıyor. Bu zarar görmeyen parça, herhangi bir uçak kazasında altın değerinde oluyor. Peki bu kara kutular tam olarak ne işe yarıyor?

Kara kutu ne işe yarar?

Gerçek adı ‘uçuş verisi kaydedicisi’ olan cihazlar, uçuş sırasında gerçekleşen kritik olayların hepsini kayıt altına alır ve olası bir kaza durumunda araştırmacılara büyük bir fayda sağlar. Hatta bu cihazlar, o kadar iyi dizayn edilmişlerdir ki uçağın pilotu radar dışında olsa veya uçakla bağlantı kurulamasa bile çalışabiliyorlar.

Cihazın iki kısmı mevcut. İlki, pilotların bulunduğu kokpit bölümündeki olayları kayda alan kısım. Bu kısım; pilotun ekiple iletişimini, yolculara yaptığı anonsları ve uçuş kontrol birimiyle yaptığı konuşmaları kaydediyor. Bu kayıtlar, gizliliğe duyulan hassaslıktan dolayı olası kazalarda sadece araştırmacılarla paylaşılıyor. Ayrıca düğmelerin, motorların ve çevre seslerinin de araştırmalara yardımcı olması nedeniyle kaydedildiği biliniyor.

İkinci kısım ise asıl uçuş detayının kaydedildiği kısım. İrtifa, rota, yakıt durumu, kabin ısısı ve hava basıncı, araştırmacıların analiz edip durumu çözmesine yardımcı olmak adına kaydediliyor. İkinci kısımda, ayrıca pilotun uçuş sırasında gerçekleştirdiği düğmeleri açıp kapama ve oto pilotu aktif edip etmeme gibi eylemleri araştırma adına kayıt ediliyor.

Uçaklardaki kara kutular nasıl görünüyor?

Kara kutu, ismiyle ironik bir şekilde kara değil. Olası kaza durumunda, cihaz enkazdan rahatça bulunabilmesi için bu cihazların rengi genellikle kolay fark edilebilen renklerden seçiliyor. Uçak kazalarında pilotların en az zararla kurtulmak için genellikle uçağı suya indirmelerinden dolayı, bu kutular sıklıbkla denizin dibini boyluyor ya da enkaz tamamen yanıp kül olduğu için bulunması yine de zor oluyor. Kara kutuların bulunabilmesi için cihazdan 30 gün boyunca GPS sinyali yayınlanıyor. Kayıp uçak enkazları bu sinyaller sayesinde bulunabiliyor.

Kara kutu gerçekten çok mu dayanıklı?

Kara kutular oldukça hantal görünüyor olabilir, ancak hepsi oldukça önemli bir bileşeni taşıyorlar: Sensörler için hafıza kartı. Bu çipler, günümüzdeki kara kutularda kaydedilen bütün verileri saklıyor.

Bu hafıza kartları, genellikle titanyum ya da paslanmaz çelikten yapılmış kalın metal bloklarla korunuyor. Bu cihazlar, testlerde G kuvvetinin 3400 G’yi bulduğu irtifalardan bile sağlam çıkıyorlar. Uçağın su altında kalması durumunda ise bu kutular, 3,7 mil’e kadar dayanıklı ve 2,25 ton basıncı kaldırabilecek kuvvette dizayn ediliyorlar. Cihazın ısıya dayanıklılığı ise 1.100 santigrat dereceye kadar yükselebiliyor.

Bütün bunlara rağmen araştırmacılar enkazdan kara kutuya eriştiklerinde, hemen hemen her zaman bu hafıza kartlarını neredeyse yok olmuş biçimde buluyorlar. Yani bu kartlar, ekstrem durumlarda o kadar da dayanıklı olamayabiliyor.

Kara kutu araştırmacılar tarafından nasıl kullanılıyor?

Kara kutulardaki şifrelenmiş verileri deşifre etmek için özel bir yazılım kullanılıyor. Bu yazılımlar hava yolu şirketlerinde bulunmuyor. Özel deşifre yazılımları, ABD ve Fransa’da yer alan özel araştırma ekipleri tarafından geliştiriliyor.

Olası bir kaza durumunda araştırmacılar, kara kutudan hafıza kartlarını alarak bütün verileri kendi sunucularına aktarıyolar. Çoğu zaman bu hafıza kartları ufak tefek zararlar gördüğü için temizlemek ve veriyi kurtarmak oldukça ehemmiyetli bir iş oluyor.

Kaynak : https://www.slashgear.com/airplane-black-boxes-what-are-they-how-do-they-work-23570810/
71
3
3
2
1
Emoji İle Tepki Ver
71
3
3
2
1