Japonya’nın II.Dünya Savaşı Sırasında İnsanlar Üzerinde Uyguladığı Akılalmaz Deneyler

16
2
2
1
1
Japonya, Unit 731 adlı birim altında biyolojik ve kimyasal silahların etkilerini anlamak ve yeni saldırı yöntemleri geliştirmek amacıyla insanlık dışı deneyler yaptı. Deneyler sırasında insanlar denek olarak kullanıldı ve insanlık dışı muamelelere maruz kaldılar. Savaşın sona ermesiyle birlikte Unit 731'in faaliyetleri savaş suçu olarak kabul edilse de adalet tesis edilemedi.
*Bu yazıda ağır fiziksel şiddet ve işkencelere dair görsel ve yazılı elementler bulunmaktadır. Bazıları için tetikleyici olabilir.

İkinci Dünya Savaşı belki de insanlık tarihinin gördüğü en yıkıcı çatışmalar bütünüydü. Bu dönemde birçok ülke savaşta olmalarını bahane ederek korkunç şeyler yaptı. Nükleer silah kullanımı, akla hayale gelmeyecek işkence türleri gibi tarihe kazınacak insanlık suçları işlendi.

En büyük suçları işleyen ülkelerden biri de Japonya’ydı. Japonya’nın o dönemdeki insanlık dışı uygulamalarından biri Unit 731 adını verdiği birim altında gerçekleşti.

Ülkelerin çekinmeden en acımasız yüzlerini gösterdiği İkinci Dünya Savaşı şartları için bile Japonya'nın yaptıkları akılalmaz boyutlardaydı.

unit 731

İkinci Dünya Savaşı tarihin gördüğü en yıkıcı dönemlerden biriydi ve bittiğinde birçok ülkenin savaş zamanında ne kadar kabul edilemez şeyler yaptıkları ortaya çıktı. Tüm ülkeler adına büyük bir utanç olan bu yıllardan çıkarılan dersler tarihin gidişatını değiştirdi.

Savaş döneminde her türlü ahlaki ve etik kural tanımazlığıyla ünlenen Japonya ise, Unit 731 adını verdiği bir birim ile insanlar üzerinde gerçekleştirilen deneylerle bu dönemde yapılan en vahşi ve kabul edilemez uygulamalara imza attı.

Unit 731, Japon ordusunun savaşta avantaj sağlamak için yapacağı bilimsel ve tıbbi deneyleri gerçekleştirmek için kurulmuştu.

unit 731

Unit 731, 1937 yılında Mançurya'da Japon ordusu tarafından kurulan gizli bir birimdi. Temel amacı biyolojik ve kimyasal silahların etkilerini değerlendirmek ve savaşta kullanılacak yeni saldırı yöntemleri geliştirmekti. 

Unit 731 yaptığı deneyler için genellikle savaş esirlerini, Çinli sivilleri ve diğer düşman askerlerini kullanıyordu. Denekler genellikle fiziksel ve sağlık durumlarına, yaşlarına ve cinsiyetlerine göre seçiliyor; farklı insan gruplarında deneyler yaparak sonuçların karşılaştırılması amaçlanıyordu. Bu deneyler ne kadar acı verici olursa olsun yaşlı, çocuk, bebek ayrımı yapılmaksızın uygulanıyordu.

Bu deneylerin neredeyse hepsi denek olarak kullanılan insanların büyük acılar çekmeleri ve ölmeleri ile sonuçlandı.

japonya

Deneklere enfeksiyon bulaştırıldı; zehirleme, travmatik yaralar oluşturma ve radyasyon vererek etkilerini inceleme gibi uygulamalar yapıldı. Deneklere tifo, tüberküloz, frengi ve kolera gibi hastalıklar bulaştırıldı. Bağışıklık sistemleri zayıflatılarak hastalığın etkileri daha da şiddetlendirildi.

İnsanlar hala canlıyken belirli uzuvları kesildi ve başka bedenlere ampüte edildi. Bugün bunların hayvanlara dahi yapılması kabul edilemez bulunuyor. Bu uygulamaların tümü bebek, çocuk, yaşlı ayırt edilmeksizin yapıldı.

Denekler zehirli gazlara ve radyasyona maruz bırakıldı, vücutlarında yanıklar ve yaralar oluşturuldu.

unit 731

Unit 731 deneylerinde deneklerde ciddi travma ve yaralara sebep olacak korkunç şeyler yapıldı ve etkileri incelendi. Dondurma, yakma, kesme, kemikleri kırma gibi travmatik yaralanmalar uygulandı. 

Ayrıca biyolojik ve kimyasal silahların insanlar üzerindeki etkileri incelendi. Denekler gazlara, zehirli maddelere ve birçok farklı kimyasal maddeye maruz bırakıldı. Bu maddeler solunum sistemine, sinir sistemine ve diğer birçok vücut fonksiyonlarına ciddi zararlar verdi.

Unit 731’in uygulamaları 300.000’den fazla kişinin ölümüne yol açtı.

unit 731

Savaşın sona ermesiyle birlikte Unit 731'in yaptıklarının savaş suçu olduğuna karar verildi ve sorumluların yargılanması için adımlar atıldı. Ancak bu tür deneylerin kabul edilebilir olduğunu çünkü bilimsel verilere dayalı bir stratejik değerlendirme amacıyla yapıldığını savunan bazı yetkililer bazı Unit 731 üyelerini savundular.

Japonya ile ABD arasında yapılan anlaşmalarla bazı Unit 731 üyeleri yargılanmaktan kurtuldu. Özellikle "Unit 731 Anlaşması" olarak bilinen gizli bir anlaşma ile Japon yetkililer Amerikan Askeri İstihbaratı'na Unit 731'nin biyolojik ve kimyasal savaş programıyla ilgili bilgiler sağladı. Bu anlaşma sonucunda Unit 731 üyelerinin işledikleri savaş suçları boşa düştü ve cezalandırılmaktan kurtuldular.

Birçok Unit 731 üyesi savaş sonrasında yargılanmadı veya cezalandırılmadı. Bazı üyeler Japon hükümetinde önemli pozisyonlara yükseldi ve bilimsel ve tıbbi kariyerlerine devam etti. 

unit 731

Birçok üye cezalandırılmadığı gibi bazıları önemli pozisyonlara yükseldi. Hatta bazıları Japon hükümeti ve medikal kuruluşlarda etkili roller üstlendi. Bu durum yalnızca mağdurların değil insan olarak hepimizin yer yüzünde adalete olan inancını derinden sarsan türden bir cezasızlık örneği.

Mağdurlar ve insan hakları savunucuları bu durumu büyük bir haksızlık olarak gördü ve yıllarca adalet arayışlarını sürdürdüler.

Yaşananlar uluslararası hukukta ve savaş suçları yargılamalarında bir dönüm noktası olarak görüldü.

insan hakları

Bugün insanlık tarihinin en karanlık ve utanç verici olaylarından biri olarak kabul edilen Unit 731 deneyleri insanlık dışı deneylerin yasaklanması ve insan haklarının korunması adına birçok uluslararası çalışmanın konusu oldu.

İkinci Dünya Savaşı'nın korkunç ortamı sonunda gelen ülkelerin bir aradalık çabaları, insan hakları ve savaş hukuku alanlarındaki gelişmeler ve sonrasındaki on yıllarda dünyanın en azından belirli bölgelerinde sürdürülmesi başarılı olmuş barış ortamına katkı sağladı.

16
2
2
1
1
Emoji İle Tepki Ver
16
2
2
1
1