• Kanımız Kırmızı Olduğu Halde Damarlarımız Neden Mavidir?
81
7
3
3
2
Kan damarlarımız ve kanımız kırmızı renktedirler. Ancak cildimizin üzerinden baktığımızda onları mavi ve mor renklerde görüyoruz. Bu ilginç fenomenin arka planında düşündüğünüzden de karmaşık şeyler var. Cevabın sırrı ise gözlerimizle ve ışıkla ilgili.

Bir doktora gidip kan damarınızın ve kanınızın rengini sorduğunda size onların kırmızı olduğunu doğrulayan bilgiler verecektir. Cildimiz ve cildimize yakın olan kan damarlarımızın mavi renklerde görünmesi, gözlerimizin rengi algılama refleksi ile ilgilidir. 

Vücudumuza temas eden ışığın nasıl davrandığını ve kanımızın içeriğine bağlı olarak rengin nasıl değiştiğini anlamak için biyolojiden biraz uzaklaşıp fizik bilimine doğru yola çıkmamız gerekiyor.

Bildiğiniz üzere ışık, içinde bütün ana renkleri barındıran farklı ısı ve şiddetteki dalga boylarına ayrılır. Farklı renkler farklı şiddetlere ve ölçümlenebilir dalga boylarına sahiptir. Hatta bu dalga boylarından olan kızıl ötesi ve mor ötesi aralığını gözlerimiz algılayamaz. Doğada bulunan böcekler ve eklem bacaklıların çoğu kızıl ötesi ışınları algılayabilirler. Tahmin edeceğiniz üzere kan damarlarımızdaki bu illüzyon göremedikleriklerimizle değil, gördüklerimizle ilgilidir.

Hemen aşağıda, ışığın dalga boylarının şiddetleriyle ilgili bir görsel görüyoruz. Bu görselden hareketler en şiddetli ışığın kırmızı dalga boyuna ait olduğunu anlıyoruz:

Kırmızı, en uzun dalga boyuna sahiptir ve bu yaklaşık olarak 700 nanometre demektir. Mor ise 400 nanometre ile en kısa dalga boyunu sunar. İnsanın gördüğü bütün renkler 700 ila 400 nanometre arasında bir yerde bulunurlar. 

Bir nesneye baktığımızda onun rengini görmemizi sağlayan şey, nesnenin diğer renkleri emip sadece kendi rengine ait dalga boyunu yansıtmasından kaynaklanır. Damarlarımızın hangi renkte olduklarını anlamak için, ışığın tıpkı diğer nesnelerde olduğu gibi cildimize çarpması gerekir. Fakat onların renginin kırmızı olmasına rağmen neden kırmızı olarak görmediğimiz sorusu epey kafa karıştırıcıdır. 

Gün boyunca cildimize çarpan ışığın rengi temel şartlarda beyazdır, yani görünür bütün dalga boylarının bir karışımıdır. 

Kırmızının en uzun dalga boyuna sahip ışık olduğunu zaten belirtmiştik. Bu durum onun bir nesne tarafından emilme ihtimalini düşüren en önemli etmendir. Kırmızı ışık, cilt ve vücut dokularının altına yüksek şiddette olduğu için kolaylık erişebilir. Çoğunlukla cildimizin 5 ila 10 milimetre kadar altını aydınlatabilir. 

Hemoglobinler kanı kırmızı renge bürüyen proteinlerdir. Kırmızı ışık damarlarımıza ulaştığında, kan hücrelerimiz olan hemoglobinler tarafından emilirler. Işık emilime uğradığından, geriye yansıyan ışık boyları damarların koyu bir renkte görülmesine neden olurlar.

Bu fenomen aynı zamanda damarlarımızdan kan alacak tıp personelinin, kızıl ötesi ışık kaynakları kullanarak cildimizi aydınlatmasına ve damarlarımızı daha rahat bulmasına yardımcı olur. Kızıl ötesi ışıklar, insan gözleri tarafından algılanamazlar ve kırmızıdan daha şiddetli olurlar.

En kısa dalga boyuna sahip olan ve gözlerimiz tarafından algılanan en güçsüz ışık, mavi renkli ışıktır. Kırmızı ışıktan çok daha kolay bir şekilde yansıtılır veya saptırılır. Kolay dağılabildiği için cildimizin derinliklerine nüfuz edemez. Sadece 1 milimetrelik alana kadar inebilirler. Mavi ışık, çoğunlukla cilt yüzeyinden direk dışarıya yansır.

Cildinize mavi bir ışık tutarsanız, doğrudan masmavi bir cilt görürsünüz. Bu durum damarlarımızı neredeyse görünmez kılar. Hatta uyuşturucu kullanımının istenmediği eğlence mekanlarının tuvaletlerinde mavi ışıklar vardır. Amaç, kişiyi damar bulmadan uyuşturucu kullanmaktan vazgeçirmektir..

Cildinize baktığınızda damarlarınızın yakın olduğu bölgeleri mavi renklerde görmeniz doğaldır. Göreceli olarak damarlarınızın olduğu bölgelerde daha az kırmızıya rastlamanızın nedeni, en az o bölgeden kırmızı ışık yansımasıdır. 

Bu etki ve gördüğünüz mavi tonları, damarlarınızın ne kadar kalın olduğuna göre değişir. Yüzeye yakın olanlar daha mavi görünürler. Soluk tenli insanlarda bu durum daha çok gözlemlenir. 

19. yüzyılda Avrupa soyluları, bu fenomen dolayısıyla kanlarının mavi renge sahip olduğunu savunuyorlardı. Hatta bu yollarla ayrımcılık bile yapıyorlar, kanlarının kırmızı olduğunu düşündükleri insanları köleler gibi çalıştırıyorlardı. 

Nitekim ten renkleri ve cilt üzerinden görünen renkler, doğanın kurallarıyla değişse bile bütün insanların kanı kırmızıdır. 

Kaynak : http://www.sciencealert.com/why-are-white-people-s-veins-blue-when-blood-is-red
81
7
3
3
2
Emoji İle Tepki Ver
81
7
3
3
2