Mekaniği, Quartzı, Otomatiği: Kol Saati Nasıl Seçilir?

18
4
1
1
0
Bir kol saati almaya karar verdiniz ama kol saatleri arasındaki farkları mı öğrenmek istiyorsunuz? Neden bazı saatler ucuzken bazılarına bir ev parası verildiğini merak mı ediyorsunuz? Güzel bir saat almayı planlıyor ama hangisini seçeceğinizi mi bilemiyorsunuz? Bu içeriğimiz sizin için.

Kol saatleri yıllardır hem erkeklerin hem de kadınların kullandığı aksesuarlar arasında yer alıyor. Saat seçmek ise pek kolay bir şey değil, özellikle de ilk defa saat seçecekler için. Sonuçta insanlar bir şeye ne kadar çok para ödeyeceklerse üzerinde o kadar çok düşünüyorlar. Örneğin akıllı telefon almak için yaptığımız araştırmayı makarna almak için yapmıyoruz. 

Yazıdaki genel geçer tavsiyeler hem erkek hem de kadın saatleri için geçerli olsa da bu yazıya ilham veren şey kendime güzel bir saat almaya karar vermiş olmam, o yüzden odağım erkek saatleri idi. Dürüstçe söylemek gerekirse maddi yönden kalbimiz kırılmadan bir saat almak imkansız değil ama biraz uğraşlı olabiliyor.

1- Saat ama nasıl saat?

saat

Saat alırken ilk dikkat etmemiz gereken şeylerden biri, saatimizin nasıl bir mekanizmasının bulunduğu. Bu noktada karşımıza çıkan üç farklı alternatif bulunuyor: mekanik, quartz ya da otomatik. Her ne kadar stil anlamında farklı saatler olsa da saatlerin çalışma şekilleri anlamında seçenekler kısıtlı. Peki bu tarzlar arasındaki fark ne?

Mekanik saatler genel olarak daha pahalı ve daha karmaşık olur. Ülkemizde "kurmalı saat" olarak da bilinen mekanik saatlerin çalışma prensibi oldukça basit ama etkileyicidir. Saati kurduğunuzda dişli sistemine bağlı bir mekanizmayı sıkıştırırsınız. Bu mekanizma serbest kaldıkça yavaş yavaş bir momentum oluşturur. Bu da saatinizin çalışmasını sağlar.

İkinci saat tipi ise otomatik saatler. Bu saatlerin yüzlerce küçük parçası ve içinde de rotor adı verilen bir sistem bulunur. Temelde siz bu saati kolunuza takıp hareket ettikçe saatin çalışması için gereken enerjiyi de sağlamış olursunuz. Hatta üst seviye bir otomatik saat alırsanız size kendi kendine dönen bir saat kutusu/saat koyma aparatı verirler. Bu aparatın amacı saatin durmasını engellemektir. 

Üçüncü tip ise quartz saatler. Bu saatlerin içinde gerçekten de bir quartz parçacığı bulunur. Saat pilinden gelen elektrik akımı, quartzın belli bir frekansta titreşmesini sağlar. Böylece bu saatler oldukça güvenilir ve saati doğru gösteren ürünler haline gelmiştir. 

Seçim yaparken bu üç tipten hangisini istediğimize karar vererek başlamamız doğru olacaktır. Tozun ya da çevresel etmenlerin çok olduğu bir yerde çalışıyorsanız, mekanik bir saat doğru seçim olmayabilir. Saatin bakımı çok zamanınızı alacaktır. Bu tür noktalara dikkat etmek gerekir. 

2- Ben hangi malzemeyi seviyorum?

saat

Saat seçimindeki bir sonraki önemli nokta ise ne tür malzemeleri sevdiğinizdir. Sonrasındaki tercihlerimizi de ona göre daraltmamıza yardımcı olacak olan bir kıstastır. Kişisel olarak plastik ya da silikon kordonlardan hoşlanmam, deriye de bakmayı çok bilmem. O yüzden metal kordonlar ve metal ağırlıklı saatler seçiyorum. Yine de deri kordonların tarzı, silikon ve plastiğin esnekliği ve konforu metal kordonlarda bulunmaz. 

Buna ek olarak saatin camında, içinde, kadranda da farklı materyaller kullanılır. Bu materyaller de seçimlerinizde aklınızda bulunsun. Metal saatler örneğinden gitmek gerekirse bazı kişiler altın gibi değerli metalleri tercih eder. Bazı kişiler ise dayanıklılığı öne çıkarır ve paslanmaz çelik gibi alternatiflere yönelir. Bunların dışında silikon, seramik, plastik gibi alternatifler de elbette vardır. Ya da yeterince paranız varsa değerli taşlarla süslü bir saat seçebilirsiniz.

3- Bu benim bileğime olur mu?

saat

Erkek saatlerinin çapı oldukça değişken olabiliyor. Eski saatler genelde 34-36 mm çapında kadranlara sahipken günümüzde bu kadran boyu 52 mm'ye kadar çıkabiliyor. Aradaki farka ise birkaç mm demek çok doğru değil, 34 mm'lik kadranın alanı 3632 mmkareye yakındır. 52 mm'de ise bu alan 8495 mmkareye çıkar, yani kadran diğerinin iki katından daha geniş olur. 

Burada genel geçer kural şudur: Bileğiniz 18 cm'den ince ise 42 mm sizin için yeterli bir kadrandır. Benimki gibi tombik bilekleriniz varsa daha büyük kadranlar kolunuzda daha iyi duracaktır. Bunun için göz kararı da yaklaşabilirsiniz, tam bir ölçü almaya gerek duymayabilirsiniz.

4- Saatimin şusu da olsun, busu da olsun

elmaslı kol saati

Saatler en basit haliyle zamanı gösterir. Yine de saatlerde karmaşıklık adı verilen bir olgu vardır. Bu kavram her ne kadar korkutucu gibi dursa da aslında saatin ne kadar çok özelliği olduğuna göre değişir. Bazı saatlerde yer alan tarih göstergesi, takometre, kronometre gibi özelliklerin sayısı arttıkça karmaşıklık artar.

Karmaşıklık konusunu çığırından çıkaran akıllı saatler de son yıllarda hayatımıza girmiş olsa da onlar başlı başına bir yazının konusu olmayı hak ediyorlar. Yine de şu ana kadar bahsettiğimiz değerlendirme kıstasları onlar için de geçerli. 

5- Peki kaliteli saati nasıl anlarım?

kol saati

Saatlerin fiyatları oldukça değişken olabiliyor. Yol kenarından 30 liraya aldığınız bir saatten zaten çok bir şey beklemiyorsunuzdur ancak daha yüksek meblağları gözden çıkarmaya başladıkça, elbette ki daha evladiyelik bir saat istiyoruz. Bu saatleri anlamak için ise genelde beş kıstasa bakılması tavsiye ediliyor.

Ağırlık: Ağır olan saat iyidir, özel olarak bir polikarbon falan kullanılmamışsa kaliteli malzeme ağır olur. Saat kolunuzda varlığını hissettiriyor, elinizde tuttuğunuzda oyuncak gibi gelmiyorsa kalitelidir. Bunu bilen sahte saat üreticileri bazen saate gereksiz ağırlık koyar ama elinizde tarttığınızda ağırlığın tek noktada toplanıp toplanmadığına bakarak bunu anlayabilirsiniz.

Akıcılık: Saatlerin evrensel sesi olan tik tak sesini ne kadar az duyarsanız saatiniz o kadar iyidir. Bütün saatlerde bu ses olur ancak daha kaliteli saatlerde daha az ve daha düşük sesli tik tak duyarsınız. Her saniye tik tak yapan saatle 8 saniyede bir tik tak yapan saat arasında ciddi kalite ve işçilik farkı bulunur. 

Marka: Sırf marka diye bir şeylere fazla para vermek çok mantıklı değildir ancak saatler söz konusu olduğunda iş biraz değişiyor. İyi ve kaliteli bir saatin nesilden nesile aktarılma ihtimali çok daha fazladır ve üreticiler bu saygınlık üzerinden pazarlama yapar. İkinci Dünya Savaşı'nda kullanılan Rolex saatler günümüzde hâlâ çalışır durumdadır ve nesilden nesile geçer. 

İsviçre yapımı olsun: İsviçre'nin saat yapımı konusunda özel bir yeri vardır. Ülkenin hükümeti de bu sanatı korumak adına çeşitli standartlar getirmiştir. Kaliteli saatler ya İsviçre yapımıdır, ya da Swiss Movement adı verilen yöntemle üretilmiştir. İsviçre Yapımı (Swiss Made) saatlerin üretimi İsviçre'de yapılırken Swiss Movement saatler İsviçre standartlarıyla başka ülkede yapılır.

İsabetlilik: İnanmazsınız saatin iyisi saati doğru gösterendir. Bu konuda standart genelde günde 10 saniye sapma şeklindedir. Bazı saatler saat başı bir dakika geri kaldığı için bu isabetlilik önemli bir kıstastır. Bazı saatlerin reklam kampanyaları doğrudan bu kıstas üzerine yapılır. 

Bir kol saati seçerken bakmamız gerekenler genel olarak bu şekilde. Akıllı saatleri ise daha sonra farklı bir yazıda ele alacağız. Sizin tercih ettiğiniz kol saati modelleri hangileri?

18
4
1
1
0
Emoji İle Tepki Ver
18
4
1
1
0