Donald Trump yönetimi tarafından 2025 yılının sonlarında duyurulan Pax Silica, en basit tanımıyla ABD liderliğinde kurulan çok uluslu bir teknoloji ve ekonomi güvenliği ittifakı. Ancak bildiğiniz klasik ekonomik paketlere pek benzemiyor. Bu girişim, aslında doğrudan günlük hayatımızı etkileyecek teknolojilerin arkasındaki dev sistemi yeniden kurmayı hedefliyor. Üstelik bu adımın zamanlaması da oldukça dikkat çekici.
İran ile yaşanan savaş sonrası enerji ve teknoloji tarafında yaşanan kırılganlıklar, ABD’yi hızlı hareket etmeye itti. Çünkü bugün bir ülkenin gücü artık sadece ordusuyla değil, çip üretimi ve yapay zekâ altyapısıyla ölçülüyor.
İçerikten Görseller
Amaç: Çin’e bağımlılığı azaltmak ve kontrolü ele almak
Pax Silica’nın merkezinde oldukça net bir hedef var: Çin ve benzeri ülkelere olan teknoloji ve üretim bağımlılığını minimuma indirmek. Bu yüzden plan, kritik minerallerin çıkarılmasından, çiplerin üretimine ve veri merkezlerinin kurulmasına kadar olan tüm süreci "güvenilir ortaklar" arasında tutmayı amaçlıyor.

Bunun için ABD; yarı iletken üretimi, yapay zekâ sistemleri ve kritik ham maddeler konusunda müttefikleriyle birlikte hareket edecek. Yani aslında bu yapı, teknoloji dünyası için bir nevi “ekonomik ittifak” anlamına geliyor. Şu ana kadar bu planın altında imzası olan ülkeler Japonya, Güney Kore, İsrail, Avustralya, Singapur, Birleşik Krallık, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve en son Şubat 2026'da Hindistan oldu.
Bu sayede hem daha güvenli bir tedarik zinciri kurulacak hem de kritik teknolojiler üzerindeki kontrol tek bir blokta toplanacak. Daha doğrusu hedef bu ancak Çin'i bu noktadan sonra oyun dışına çıkarmak ne kadar mümkün orası soru işareti.
Tek bir fon değil: Devasa bir güç birliği
Burada en çok merak edilen konu ise şu: “Bu işin bütçesi ne?” Cevap biraz ilginç çünkü ortada tek bir rakam yok. Pax Silica, klasik anlamda bir yatırım fonu değil. Bunun yerine:
- Devlet destekleri
- Özel sektör yatırımları
- Uluslararası ortaklıkları
tek bir çatı altında birleştiren bir plan diyebiliriz.
Bu yüzden toplam büyüklük resmi olarak açıklanmamış olsa da, işin içine giren projelere baktığımızda yüz milyarlarca doları aşan, hatta trilyon doları bulan bir ekonomik güçten bahsediyoruz.
Yeni dünyanın “teknoloji düzeni” kuruluyor olabilir
Tüm bu tabloyu bir araya getirdiğimizde Pax Silica’nın sadece ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik bir hamle olduğunu görmek zor değil.
Çünkü çip üretimi, yapay zekâ ve enerji gibi alanları kontrol eden taraf, geleceğin en güçlü ülkesi olacak. ABD de bu girişimle tam olarak bunu hedefliyor.
Kısacası Pax Silica, önümüzdeki yıllarda teknoloji dünyasında kimin söz sahibi olacağını belirleyebilecek kadar büyük bir değişimin başlangıcı olabilir.