Yapay zekânın hayatı pek çok açıdan kolaylaştırdığı kesin ama ya bunun sandığımızdan daha büyük bir bir bedeli varsa?
ABD ve Birleşik Krallık’tan araştırmacıların yürüttüğü yeni bir çalışma, yapay zekâ kullanımının kısa vadede işleri hızlandırsa da uzun vadede düşündüğümüz kadar masum olmayabileceğini öne sürüyor.
İçerikten Görseller
10 dakikada bağımlılık

“AI assistance reduces persistence and hurts independent performance” başlıklı araştırmaya göre yapay zekâ desteği alan kişiler ilk etapta daha iyi performans gösteriyor ancak bu durumun bir yan etkisi var, o da önceki araştırmalarda da gördüğümüz gibi zihinsel tembellik.
Araştırmacılar, sadece 10 dakikalık yapay zekâ kullanımının bile kullanıcıları bu araçlara bağımlı hâle getirebildiğini söylüyor. Daha da dikkat çekici olan ise şu, yapay zekâ ortadan kaldırıldığında performans ciddi şekilde düşüyor ve insanlar görevi tamamlamak için gerekli motivasyonu bulmakta zorlanıyor.
Deneyde neler yaşandı?

Çalışmaya katılan yüzlerce kişi matematik problemleri çözmekle görevlendirildi. Katılımcıların yarısına gelişmiş bir sohbet botu yardımı verilirken diğer yarısı tamamen kendi başına çalıştı.
Deneyin ortasında yapay zekâ desteği kesildiğinde, daha önce bu yardımı alan grubun performansında sert bir düşüş yaşandı. Sadece doğru cevap sayısı azalmadı, aynı zamanda birçok katılımcı soruları çözmeyi tamamen bıraktı.
“Denemeye bile yanaşmıyorlar”

Araştırmanın yazarlarından biri olan Rachit Dubey, durumu oldukça net özetliyor. Yapay zekâ ortadan kalktığında insanlar sadece yanlış cevap vermiyor, aynı zamanda denemeye bile istekli olmuyor.
Bu durum, özellikle eğitim alanı için ciddi bir uyarı niteliğinde. Dubey’e göre yapay zekânın kontrolsüz şekilde eğitim sistemine entegre edilmesi, kendi potansiyelini keşfedemeyen bir nesil ortaya çıkarabilir.
Bu çalışma, yapay zekânın zihinsel etkilerine dair artan araştırmaların son halkası. Daha önce yapılan çalışmalar, yoğun yapay zekâ kullanımının çalışanlarda yorgunluğu artırdığını ve “AI brain fry” (yapay zekâ beyin yanması) olarak adlandırılan bir duruma yol açtığını göstermişti.

