176
15
5
3
2
18 yaşındaki Endonezyalı Aldi Roman Adilang, Pasifik Okyanusu’nun uçsuz bucaksız sularında 49 gün boyunca mahsur kaldı. Adilang’ın hayatı, acil durum sinyali uzağından geçen bir gemi tarafından fark edilince kurtuldu. Genç dostumuz su ihtiyacını karşılamak için sıra dışı bir arıtma sistemi sayesinde hayata tutunmayı başarmıştı.

Endonezyalı Adilang, yaşadığı kasabanın sahilindeki yüzen bir balıkçı kulübesini geceleri koruyarak para kazanıyordu. Temmuz ayının ortasında Endonezya sahillerini vuran sert fırtınalar, Adilang’ın kulübeyle birlikte açık denize çekilmesine neden oldu. Ağustos ayı boyunca hayata tutunan Aldi Roman Adilang, Eylül ayının ilk haftasında uzağından geçen Panama bandıralı bir gemi tarafından kurtarılarak 49 günlük destansı hayat mücadelesini geride bıraktı.

Denizde geçirdiği haftalar boyunca Adilang ölüme çok yakındı. Fırtına sırasında kendisiyle birlikte açıklara sürüklenen kulübe sayesinde sudan uzak kalabildi. Yine de tehlikelerin hepsine karşı koyacak bir durumda değildi. Genç balıkçı, açlık ve susuzlukla da başa çıkmak zorundaydı. Yanındaysa sadece ıslanmış kıyafetleri vardı.

Deniz suyu insan vücudu için zehirli denebilecek kadar tuzludur, bu nedenle deniz suyu içerek hayatta kalmak imkansızdır. Böbreklerimiz sudaki aşırı tuzdan kurtulsalar da uzun süre boyunca tatlı tüketilmezse iflas ederler. Uzmanlara göre deniz suyu ile hayatta kalmak için vücudumuzun suyu seyreltmesi gerekir, bunun içinde tatlı su içmek zorunda kalırız. Adilang için tatlı su bulmak imkansızdı. Genç balıkçı deniz suyu tüketseydi, bir süre sonra dehidrasyon sonucu ölecekti. 

Adilang, 49 gün boyunca üzerindeki kıyafetleri kullanarak kendisine içilebilir su üretmişti. Kıyafetlerini denizde ıslattıktan sonra suyun tuz derişimini azaltmış, bir nevi deniz suyunu süzmeyi başarmıştı. Bilim insanlarına göre bu gerçekten de işe yarayan bir yöntem. 

2003’te yapılan bir araştırmada, Bangladeş’in kirli nehirlerinden su içen insanların kullandıkları sıra dışı yöntem incelenmişti. İnsanlar nehirdeki suyu tüketmeden önce pamuklu kıyafetleriyle süzüyorlardı. Araştırmacılar, bu davranışın kolera riskini önemli ölçüde azalttığı sonucuna ulaştı. Hatta eski kumaşların, yeni kumaşlara nazaran suyu daha iyi süzdüğü sonucuna da ulaşıldı. Bunun nedeni, eski kumaşlardaki gevşemiş dokuların daha küçük gözeneklere sahip olmalarıydı. 

2015 yılında benzer bir araştırmada 4 katlı eskitilmiş pamuk kumaşından yapılmış filtrelerin, kolera bakterilerinin %99’unu sudan ayırdığı keşfedildi. Normalde suyu kaynatmak daha doğru bir arıtma tekniği olarak görülse de, bilim insanlarına göre eskitilmiş pamuk kumaşlar daha etkili olabiliyor. Yine de pamuklu kumaştan oluşan filtrelerin, tuza karşı ne kadar etkili olduğu hala tartışma konusu.

Bilime göre kaynatma ve süzme yöntemlerine kıyasla damıtma, suyu arındırmak için en etkili yöntem. Damıtma işlemi, bir kaba koyulan suyun buharlaştırılmasıyla başlayıp, bu buharın kap üzerindeki yüzeyde tekrar yoğunlaştırılmasıyla mümkün oluyor. Yoğunlaşan su eğimli yüzeyden akıp ikinci kaba boşaldığında, ilk kapta sadece suyun içerisindeki tuz molekülleri kalıyor.

Pasifik’te 49 gün boyunca yaşam mücadelesi veren Adilang, beraber sürüklendiği ağlara takılan balıkları yedi. Kıyafetlerini kullanarak süzdüğü su ise böbreklerinin iflas etmesini engelledi.

Kaynak : https://www.inverse.com/article/48863-tomb-tech
176
15
5
3
2
Emoji İle Tepki Ver
176
15
5
3
2