• DNA'mız, Doktorların Antidepresan Seçmesine Yardım Edebilir
6
5
2
1
0
Siz de biliyorsunuz ki, psikolojik rahatsızlığından ötürü, herhangi bir psikiyatriye gittiğiniz vakit sadece 'kötü hissediyorum' dahi deseniz doktorunuz çok rahat antidepresan yazabiliyor. Çerez gibi tüketilen bu ilaçların daha doğru seçilmesinde, DNA kodlarımız ve beyin dalgalarımız yardım edebilir.

Şimdi bir gelecek hayal edin. Bir psikiyatrın ofisine giriyorsunuz. Psikolojik anlamda kötü olduğunuzu söylüyorsunuz. Doktor, ilaç yazmadan önce beyin sensörlerini kafanıza takıyor ve daha sonra size tam da size uygun ilacı yazıyor. Deneme ve yanılma yöntemi yok. Yanlış bir ilacın yan etkilerini boşu boşuna çekmek ​​yok.

4.000'den fazla insanı kapsayan klinik bir çalışmada, depresyonla yaşayan hastaların yüzde 40'ından daha azı ilk tedaviden sonra daha iyi hissediyor. Nadiren insanlar tekrar denemeyi seçiyor ve çoğunlukla da tedaviden vazgeçiyor. Muhtemelen işe yarayan bir ilaç bulana kadar tekrar tekrar bu süreç devam ediyor. Bu durum anksiyete, depresyon ya da herhangi bir psikolojik hastalıkla ile mücadele eden insanlar için pek de kolay değil ve yan etkilerinden birinin 'intihar riski' olması ilaçları aniden bırakmayı epey bir zorlaştırıyor. 

Farmakogenomiğin ise kullanmanın amacı, bir kişinin genlerinin farklı ilaçlara nasıl tepki vereceğini tahmin edebilmek. Genomind, MedClueRx ve GeneSight Psychotropic dahil olmak üzere birçok test, depresyonun tedavisine yardımcı olmak için kullanılıyor.

Mayo Clinic'in psikiyatri bölümü başkanı Mark Frye, "Bu her derde deva değil!" diyerek hastaları uyardı. Teknolojinin, bir tıp uzmanından kapsamlı bir teşhisin yerini asla geçmeyeceğini vurguladı. Yine de, bu testler ileriye doğru bir adım gibi görünüyor. Ancak kullanımı için daha fazla teste tabi tutulması gerektiği de bir gerçek.

Başka Bir Seçenek Daha Var: Beyin Taraması!

Doktorlar, depresyon hastaları için beyinde kan akışını ölçmek için fMRI (fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme) kullandılar. Cornell araştırmacıları, 1,188 kişinin taramalarını analiz etti. Makineyi kullanarak, depresyon yaşayanların beyinlerini, ayırt edebildiklerini keşfettiler ve çalışmalarında, dört depresyon alt tipi tespit ettiler.

Birçok insan antidepresan alır ve yan etkilere maruz kalmabilir de. Ancak, hedeflenen TMS yaklaşımı, birçok hastada görülen kilo alımı, bulantı veya cinsel işlev bozukluğugibi yan etkiler olmadan da tedavi edilmeyi kolaylaştıracak.

Araştırmacılar ayrıca EEG (elektroensefalografi) testleri ile beynin elektriksel aktivitesini de ölçüyorlar. Onlarca yıldır epilepsiyi teşhis etmek için kullanılan bu teknoloji şimdi de psikolojik rahatsızlıkların tanısında da kullanılabilir. Sizce de bu durum dünyayı 'Prozac toplumu' olmaktan kurtarabilecek mi? Sizin de anksiyete, depresyon ve benzeri hastalığınız varsa bu tip bir teknoloji sizce de çok iyi olmaz mı? 

Kaynak : https://mashable.com/2018/03/30/qeeg-and-genetic-testing-to-prescribe-antidepressants/?utm_campaign=Mash-Prod-RSS-Feedburner-All-Partial&utm_cid=Mash-Prod-RSS-Feedburner-All-Partial&utm_source=feedly&utm_medium=webfeeds#GcsbJZHjZsq2
6
5
2
1
0
Emoji İle Tepki Ver
6
5
2
1
0