141
19
10
2
1
İstanbul’da düzenlenen ‘2. Su ve Atık Su Sektöründe Yerli Ürün Çalıştayı’na Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü ile birlikte katılan İBB Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, UBER-taksici kavgası hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Çalıştayın açılışında konuşma yapan Başkan Uysal, İBB’nin planlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Son dönemde yemek kartlarıyla market alışverişi yapılamaması yönündeki haberlere ithafen yapılan bir çalışmadan bahseden Uysal, “Yemek kartı ciddi bir pazar. Ama Fransızlar’ın elinde. Şu anda yerli ürün çalışması yapıyoruz. Aslında tamamı bir yazılım,bir program. Ama yerlilik ne? Ürünü satan da alan da dışa bağımlı olmaktan kurtulsun. Yemek kartı sisteminde şu anda Fransızlar hakimse, satan da, alan da, onların kararına bağlı kalmış ise artık o sistem yerli olmaktan çıkmış demektir. İnşallah kısa bir zamanda Turkcell, PTT ve Büyükşehir olarak bu şekilde bir çalışmamız var ve hayata geçecek” ifadelerini kullandı.

Konuşmasına UBER uygulaması ve taksicilerle uygulamanın arasında sürtüşmeye değinerek devam eden Uysal, “UBER de aynen bir sistem aslında. Taksiye binen de bindiren de yerli ama o sistem sayesinde başkalarının aldığı kararlara uymak durumunda kalıyor. Biz de Büyükşehir olarak onun yerlisini yaptık; İtaksi... Aslında sistem olarak aynı sistem, ama birisinde kararı ABD’de New york’ta birileri veriyor, diğerini ülkemizde bu konunun ilgililerinin oluşturduğu bir ekip veriyor. Çok güzel ama bazen bakıyoruz. Yaklaşık 18 bin taksicimiz var dersek 5 bin civarında üyemiz var. Niye taktırmıyorlar? Şoför diyor ki, ‘başkanım, kamera koyup bizi takip ediyorlar içeride’. İyi baba, bundan başka da çaresi yok yani. Neticede UBER dediğimiz zaman, buna karşı çıkmak, bunu yerli yapmak demek ‘eline sopa alıp sokakta ubercileri kovalamakla olmuyor. Yerlisini yaparsak bunu çözmüş oluyoruz.” dedi.

UBER’in aslında rahatlık olduğuna değinen Uysal, konuşmasını şu şekilde sonlandırdı: “UBER, aslında rahatlık demek. Şoförle müşterinin birbirine güvenini sağlaması demek. Biz o konfordan uzak kalmamalıyız. Ama o konforu yaşarken de yurtdışındaki bir insanın kararıyla taksicimiz ve içindeki müşteri birbiriyle kavga eder hale düşmemeli. Yemek, kartı, iş yerleri adına, çalışanlar adına bir rahatlıksa, yemeği yiyenle yemeği ikram edenle arasındaki o ilişkinin kararını çok uzaklarda birileri vermemeli. O konforum bizim de sağlayabilmemiz lazım.”

141
19
10
2
1
Emoji İle Tepki Ver
141
19
10
2
1