• İneklerin Bağırsak Mikroplarını Değiştirmek Mümkün Oluyor
18
5
3
1
1
İneklerin bağırsak mikropları, onların ne kadar metan ürettiklerini ya da ne kadar büyüklükte olduklarını değiştirebilir mi? İskoç araştırmacılar tam da bunu öğrenmek için çalışıyorlar.

İnsanların sık sık övündükleri bağırsak mikropları, sadece insanlara özgü değillerdir. Bizim gibi başka tür canlılar da, sindirimin ayrılmaz bir parçası olan, baş döndürücü bir mikroskobik organizma çeşitliliğine ev sahipliği yaparlar. Özellikle ineklerde, bağırsak bakterileri yüksek lifli gıdaları sindirmek amacıyla kritik bir öneme sahiptir.

Bu yüksek lifli gıdaları sindirmek ile cebelleşen bakteriler aynı zamanda güçlü bir sera gazı olan metan üretirler. Ancak bilim insanları, artık inek mikrobiyolojilerini değiştirmenin mümkün olduğunu düşünüyorlar. Böylece hayvanlar daha fazla et verecek ve gaz çıkışı sayesinde daha az metan garı üreteceklerdi.

Daha az yemek yiyerek daha fazla et üretebilecek olan inek mikrobiyomları, et endüstrisini daha verimli ve daha karlı hale getirebilirdi. Metan gazında, karbondioksitin ısı yakalama kabiliyetinin kabaca 25 katına çıktığı düşünüldüğünde, ineklerin metan üretiminin azalmasının da çevre üzerinde oldukça ciddi bir etkisi olacaktı.

Bununla birlikte, bir hayvanın mikrobiyomunu değiştirmek o kadarda kolay değildi. Bu işlemi gerçekleştirmeden önce bağırsakta hangi mikropların var olduğunu, nasıl etkileştiklerini ve hangi rolleri oynadıklarını anlamamız gerekiyordu. Bu durumda mikrobiyomların bireyler arasında değişeceği düşünülürse, bu olay oldukça zor bir süreçti.

Bu zorlukların üstesinden gelmek için, Edinburgh Üniversitesi’ndeki bir hayvan bilimcisi olan Mick Watson ve ekibi, sindirilmiş gıda örnekleriyle 43 İskoç ineğinin bağırsak bakterilerini incelediler. Ekip, her bakteri türünün oynadığı önemli rolleri ortaya çıkararak, bulduğu organizmaların genomlarını sıraladı. Araştırmacılar bulgularını Nature Communications dergisinde yayınladırlar.

İneklerin bağırsağı veya en büyük mide bölmesi, rumen olarak bilinmektedir. Güney Dakota Eyalet Üniversitesi’ndeki West River Tarım Merkezi müdürü Kristi Cammack, NPR’ye şunları söyledi: “Hayvan biliminde, çoğu zaman ineği değil rumen mikroplarını beslediğimizi söylüyoruz.”

Watson ve ekibi, bir gün, inek bağırsağı mikrobiyomunun daha iyi anlaşılmasını sağlamak için “Doğru hayvan için, doğru besin ve doğru yöntem” çalışma biçimini geliştirmeyi umduklarını belirttiler.

Bu durum, ineklerin daha az metan üretmesine yönelik ilk girişim değildi. Ancak, daha önceki girişimlerde mikrobiyomu değiştirerek bunu yapmaya çalışılmamıştı. Şunu da eklemeliyiz ki, bazı bakteriler mikrobiyom içinden alındığında çoğalırsa veya tamamen tükenirse bu orada yaşayan diğer türleri de ciddi şekilde etkileyebilecekti. Bu mikrobiyal topluluklar hassas bir dengede yaşadıklarından, rahatsız edildiklerinde beklenmedik kayda değer sonuçlar doğurabilirlerdi.

Peki sizce canlıların dengesi ile bu denli oynamak doğru mudur? Yoksa mevcut düzene müdahale etmeden yaşamımızı devam ettirmeli miyiz?

Kaynak : https://futurism.com/hacking-cow-gut-bacteria-methane/
18
5
3
1
1
Emoji İle Tepki Ver
18
5
3
1
1