Kadına Şiddetin Bir Diğer Yüzü: Kadın Sünneti Nedir?

188
33
9
5
3
İçinde yaşadığımız toplum gereği hemen hemen hepimiz sünnet gerçeğiyle büyüdük ve ne olduğuna da oldukça aşinayız; ancak bu yazımızda bizim bildiğimiz sünetten çok daha farklı bir şeyden bahsedeceğiz: Kadın sünneti.

Erkeklere uygulanan sünnet işlemi, gerekli olup olmaması ve ‘erkeklik’ algısıyla ilişkilendirilmesiyle büyük bir tartışma konusu olsa da, dünya genelinde farklı sebeplerle oldukça yaygın yapılan ve çoğu zaman da büyük sağlık komplikasyonlarına yol açmayan bir işlem. Genelde Müslüman kesimlerce uygulandığı bilinse de, Müslüman olmayan toplumlarda da sık sık erkek sünnet işlemine rastlamak mümkündür. 

Peki ya size bazı topluluklarda kadınların da sünnet edildiğini söylesek? Gelin kadın sünnetinin ne olduğuna ve sonuçlarına birlikte bakalım. 

Kadın sünneti nedir? 

Afrikalı kadınlar

Özünde cinsel bir sakatlama olan kadın sünneti ya da bir diğer adıyla kadın genital mutilasyonu (KGM veya FGM); dış genital bölgenin bir kısmının ya da tamamının kesilmesiyle gerçekleştiriliyor. Afrika ülkeleri başta olmak üzere en az 28 ülkede, dünyanın pek çok farklı bölgesinde uygulanan kadın sünneti, bilimsel ve tıbbi hiçbir gerekçesi olmadığı halde dini veya kültürel temellere dayandırılarak ‘kadınlık’ algısı ve genç kızları 'evliliğe' hazırlamak adı altında yapılıyor. Buna ek olarak, yanlış bir şekilde genital hijyeni arttırdığı savunulan kadın sünnetini uygulayan toplumlarda bu işlemin yapılması gerektiğine inanılıyor; sünnet olmayanların “pis” ve “değersiz” olduğu gibi bir algı yaratılarak da kadın ve kızlar psikolojik olarak bu işleme zorlanıyor. 

Afrikalı bir küçük kız çocuğu

Nasıl erkek sünneti adamlığa geçiş olarak görülüyorsa, kadın sünneti de genç kızların kadınlığa geçişi ve genellikle uygulandığı kişinin rızası dışında gerçekleştirildiği için de kadın şiddeti ve çocuk istismarının bir çeşidi olarak görülüyor. Yani aslında toplumdan dışlanma korkusu, erkeğin duyduğu cinsel hazzı arttırma ve her ne kadar hiçbir alakası olmasa da genital hijyeni sağlamak gibi gerekçelerin arkasına saklanarak yapılan bu işlemin tek amacı, kadınları henüz küçük bir çocukken genital olarak sakat bırakarak ergenlik dönemine girdikten sonra herhangi bir cinsel dürtü ve haz duymalarını engelleyip, evlenene kadar bakire kalmalarını sağlamak. 

Afrikalı kadınlar

‘Sünnetçi’ olarak adlandırılan ve tecrübeleri haricinde hiçbir tıbbi veya anatomik bilgisi olmayan yaşlı kadınlar tarafından, çoğunlukla steril olmayan ortamlarda anestezisiz bir şekilde uygulanan bu travmatik işlem, verdiği dayanması imkansız acıya ek olarak kalıcı sağlık problemlerine hatta ölümlere bile yol açabiliyor. Bütün bunlara rağmen kadın sünneti, uygulandığı toplumlarda kültürlerinin ve etnik kimliklerinin bir parçası ve dini bir zorunluluk olarak görülüyor. Birleşmiş Milletler’in tahminine göre, bugüne kadar 200 milyon ya da daha fazla kadın ve kız çocuğu sünnet edilerek genital sakatlanmaya maruz kalmış bulunmakta. Başka bir deyişle; her 20 kadın ve kız çocuğundan biri bu işleme tabi tutulmuş. Her yıl 3 milyon kadın ise bu tehlikeyle karşı karşıya kalıyor.

Kadın sünneti nasıl uygulanıyor? 

Kadın sünneti işleminde kullanılan aletler

İşlemin uygulanacağı kişinin evinde, steril olmayan koşullar altında, sünnetçinin uygun görmediği durumlarda anestezi uygulanmadan yapılan kadın sünnetinde genelde bıçak, ustura, makas, cam, keskinleştirilmiş kaya veya tırnak kullanılıyor. Evet doğru okudunuz, bildiğimiz tırnaktan bahsediyoruz. Ugandalı bir hemşireyle yapılan bir röportaja göre bir bıçağın 30 farklı kadının sünnet işleminde kullanıldığı bile oluyormuş. 

Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’ne göre kadın genital mutilasyonunun 4 çeşidi vardır. Bunlar şu şekildedir: 

  • Tip 1: Klitoridektomi 
  • Tip 2: Eksizyon 
  • Tip 3: İnfibülasyon 
  • Tip 4 

Kadın sünnetinde kullanılan bir alet

Tip 1: Klitoridektomi 

Oldukça hassas bir bölge olan klitorisin dış görünür kısmı ve çevresindeki derinin tamamının ya da bir kısmının kesilmesi işlemidir. 

Tip 2: Eksizyon 

Labya minora olarak adlandırılan vajinal iç dudaklarla birlikte klitorisin yine tamamı ya da bir kısmının kesilmesi işlemidir. Bu işleme bazen vulva derisinin dış kısmı olan labya majora da dahil edilebilir. 

Tip 3: İnfibülasyon 

İdrar ve regl kanının çıkabileceği küçük bir delik bırakılarak vajinanın mühürlenmesi işlemidir. Vajinayı çevreleyen dış ve iç dudakların deforme edilip şeklinin bozulmasıyla yapılır. Enfeksiyon riski oldukça fazla olan bu uygulamada ayrıca idrar ve regl kanı için açık bırakılan delik çok küçük olduğundan bazen cinsel ilişki ve doğum için bu deliğin kesilerek genişletilmesi gerekebilir. 

Tip 4 

Delme, oyma, kazıma ve yakma gibi, medikal bir amaç gütmeden genital bölgeye yapılan diğer bütün prosüdürler Tip 4 olarak sayılır. 

Kadın sünnetinin sonuçları 

Korkmuş Afrikalı bir çocuk

İşlemi uygulayanların yetersizliği, işlemin verdiği zarar ve gerçekleştirildiği sağlıksız ortamların da katkısıyla kadın sünneti; aşırı kanama, enfeksiyon ve şok gibi komplikasyonlara yok açarak ölümcül sonuçlar doğurabilir. İşlem sonrası oluşan ağrı, şişlik ve iltihap nedeniyle idrar yapmakta sıkıntılar oluşması sonucu idrar yolu enfeksiyonu olabilir. Yara ilk iyileştikten sonra apse yapıp çok büyük ağrılara sebep olabilir. 

Korkmuş Afrikalı bir kız çocuğu

Özellikle Tip 3, yani infibülasyonun uzun vadeli sağlık sorunlarına evrilmesi oldukça muhtemeldir. Üretral açıklık kapalı veya çok küçük olduğundan, yukarıda bahsetmiş olduğumuz idrar yolu enfeksiyonu sürekli olarak tekrarlayabilir. Yine, açıklığın çok küçük olması regl akışını engelleyerek üreme yolu enfeksiyonları, doğurganlığın azalması ya da direkt kısırlık gibi büyük çaplı sorunlara neden olabilir. Yapılan bir çalışmaya göre kuzey Sudan’daki kısırlık vakalarının en az %20 ila 25’inin infibülasyonla alakalı olabileceği tahmin edilmekte. 

Afrikalı bir kadın ve kızı

Normal doğumdan önce deinfibülasyon, yani infibülasyon işleminin geri alınması işlemi yapılmadığı taktirde doğum işlemi normalde olduğundan çok daha zorlaşarak anne ve bebek için ölümcül olabilecek komplikasyonlara sebebiyet verebilir. İnfibülasyon işleminin uygulandığı ülkelerdeki doğum oranının yüksek olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda bu, bir kadının üreyebildiği yıllar boyunca defalarca kez infibülasyona maruz kaldığı anlamına gelir. 

Afrikalı bir kadın

Bütün bunlara ek olarak klitoris ve diğer hassas dokuların kesilmesi sonucunda bir kadının cinsel haz alabilme yetisi azalır. Sünnet edilmiş kadınlar, vajinal açıklığın normalden daha küçük olması ve sünnet işlemi yüzünden oluşan yara dokusunun vajinal elastikiyeti azaltması sebebiyle çok acılı cinsel birliktelikler yaşarlar. Cinsel birliktelik esnasında yırtılma ve aşırı kanama meydana gelebilir ve bazı durumlarda infibülüte edilen kadınlık cinsel organları, penetrasyona izin vermek için tekrardan açılabilir. 

Tartışan bir çift

Her ne kadar yapılma sebeplerinden birisi erkelerin cinsel hazzını arttırmak olsa da, kadın sünneti erkeklerin de cinsel birliktelikten aldığı zevki olumsuz olarak etkilemektedir. Eşlerinden en az birisi sünnetli, geri kalanlarının ise sünnetsiz olduğu 300 çok eşli erkek üzerinde yapılan bir araştırmada, bu 300 erkekten 266’sı kesinlikle sünnetsiz eşlerini tercih ettiklerini belirtirken, 60’ı da sünnetli eşlerinin her doğumla yara dokusu yüzünden vajinal açıklıktaki elastikiyetini biraz daha kaybetmesine bağlı olarak penetrasyon sorunları yaşadığını ve bu yüzden ikinci bir eşle evlendiklerini söyledi. Şartlar böyleyken, özellikle de doğurganlık problemlerinin yaşanmasıyla birlikte, evliliklerde sıkıntı yaşanması da kaçınılmaz oluyor. Yine Sudan’da yürütülen bir araştırmaya göre sünnet edilmiş kadınların doğurganlık oranı, olmayanlardan neredeyse 2 kat daha düşük; boşanma oranları ise sünnetsiz kadınlarınkinden 2 kat daha fazla. Özetle, kadın sünnetinin kadının evlenebilirliğini ve doğurganlığını arttırdığı savunulsa da, gerçekte olanlar bunun tam tersi. 

Kadın sünneti neden hala daha uygulanıyor? 

Kadın sünnetini durdurma temalı bir çalışma

Medikal komplikasyonlar ve neden olduğu diğer her şey göze alındığında direkt olarak herkesin aklına aynı soru geliyor: Kadın sünneti neden hala daha uygulanıyor? İlk olarak, dini ve kültürel sebepleri de geçersek, konu üzerine çok az veri olduğu ve olanlar da küçük çaplı çalışmalardan elde edildiği için bu gibi problemlerin ne sıklıkla yaşandığı tam olarak bilinemiyor. İkincisi, kadınların büyük bir kısmının sünnet edildiği toplumlarda, kadınların aslında sünnetle alakalı yaşadığı çoğu problem kadınların normal hayatlarının bir parçasıymış gibi normal olarak görülüyor ve sünnetle ilişkilendirilmiyor bile. Ve son olarak asıl neden- ki bu belki de en önemlisi- kadınların içinde bulundukları sosyal ve ekonomik koşullarda yatmakta. 

Kadın sünnetiyle mücadele 

Afrikalı bir kız çocuğu

Dünya Sağlık Örgütü, Birleşmiş Milletler (UN), Uluslararası Af Örgütü (AI) ve daha pek çok kuruluş, sünnet işlemine maruz bırakılan kadınların psikolojik ve bedensel travmalarına dikkat çekerek bu işlemin son bulması için çalışmalara devam etse de, elde edilen son verilere göre kadın genital mutilasyonunun yasak olduğu İngiltere gibi ülkelerde de yasal olmayan yöntemlerle yapılarak arttığı biliniyor.  

6 Şubat Kadın sünnetine karşı sıfır tolerans günü

Şubat ayının 6’sı ise Uluslararası Kadın Sünnetine Karşı Sıfır Tolerans günü olarak geçiyor. 

188
33
9
5
3
Emoji İle Tepki Ver
188
33
9
5
3