Hiçbir Kısıtlama Olmaksızın Bireyin Özgür Olması Gerektiğini Savunan 'Liberalizm' Tam Olarak Nedir, İlk Defa Nasıl Ortaya Çıktı?

8
1
0
0
0
Bireylerin özgürlüğünü esas alan bir siyaset felsefesi düşüncesi olan liberalizm, zaman zaman pek çok farklı devlet tarafından uygulanmış olsa da şartların değişmesi nedeniyle her zaman istenen bir ideoloji olmamıştır. Gelin liberalizm nedir, neye karşıdır, özellikleri nelerdir yakından bakalım.

Devlet yönetimi liderler, komutanlar, siyasiler ve filozoflar tarafından ortaya atılan ideolojiler ve felsefeler ışığında bir sisteme oturtulur. Liberalizm de bunlardan bir tanesidir. Hem bir ideoloji olarak hem de bir felsefi düşünce olarak kabul edebileceğimiz liberalizm aslında temel olarak bireyin özgürlüğü savunmaktadır. Elbette zaman içerisinde pek çok farklı düşünce ile de zenginleşmiştir.

Liberalizm aslında ekonomik refah ile paralel giden bir sistem. Ekonomik refahın yüksek olduğu durumlarda halk da liberalizmi savunur ancak işler bozulmaya başlayınca devlet babanın koruyucu ve kollayıcı kollarının altına girmek isteriz. Tüm bu yaşananların tarihte de pek çok farklı örneğini görmek mümkün. Liberalizm nedir gelin yakından bakalım ve temel özelliklerinden bazılarını görelim.

Kısaca bir tanım yaparak başlayalım; Liberalizm nedir?

Latince özgür anlamına gelen liber kelimesinden türetilen liberalizm, temelinde bireyin özgürlüğünün olduğu bir tür ideoloji, siyasi doktrin ve felsefi görüş olarak tanımlanabilir. Daha sonra farklı düşüncelerle zenginleşen liberalizm, bireysel eşitlik ilkesini de ön planda tutar. Yani bireyin hiçbir şekilde bir egemen güç tarafından kontrol edilemeyeceği düşüncesini savunur. 

Nasıl yani, tam olarak liberalizm ne demek?

Birazdan detaylarıyla anlatacağımız gibi liberalizmin ilk ortaya çıktığı dönemde insanlar aileleri sayesinde soylu oldukları için ayrıcalık sahibi oluyordu, din adamlarının baskısı vardı, mutlak monarşi çok güçlüydü ve krallar da dini güce sahipti. İşte liberalizm tam olarak bunlara karşıdır. 

Liberalizm aslında insanların devlete ve diğer mutlak güç otoritelerine karşı bizi biraz salın deme şeklidir. Elbette ekonomi uygulamalarında işler biraz daha karışıyor ancak liberalizm demek, bireyin özgürlüğü demektir. Bu temel tanımı farklı alanlara da uygulayarak aslında liberalizmin ne demek olduğunu açık bir şekilde anlayabiliyoruz. 

Peki liberalizm ne zaman, nasıl ortaya çıktı?

John Locke

  • John Locke 

Hiç de şaşırtıcı olmayacaktır, liberalizm ile ilk kez milattan önce 5. yüzyılda yaşamış Antik Yunan’ın sofist filozoflarında karşılaşıyoruz. Aristoteles'nin Politika adlı eseri, ilk tohumları atmıştır. Orta Çağ’a geldiğimizde ise Saint Thomas d'Aquino, iktidarın sınırlandırılması ve özgürlüklerin arttırılması üzerine fikirler sunmuştur. İslam filozofu İbn'i Haldun da dönemin liberallerindendir. 

Liberalizmin kurucu babası olarak adlandırabileceğimiz isim ise 1632 - 1704 yılları arasında yaşamış İngiliz filozof John Locke olmuştur. Locke’a göre her insanın doğuştan gelen hayat hakkı, özgürlük hakkı ve temel mülkiyet hakkı vardır. Bunların korunması zorunludur ve hükümetlerin birincil görevi kişilerin bu haklarını korumaktır.

Kapitalizmin babası olarak bilinen Adam Smith, Ulusların Zenginliği isimli eserinde liberal kavramını kullanarak liberal ithalat ve ihracat sisteminden bahsetmiştir. Belki de hem kapitalizmi hem de liberalizmi en iyi şu sözü özetler; "laissez-faire, laissez-passer"  yani “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler.”

Liberalizm tarafından savunulan bazı temel düşünceler var:

  • İfade özgürlüğü
  • İnanç özgürlüğü
  • Basın özgürlüğü
  • Sivil haklar
  • Sivil özgürlükler
  • Seküler devlet
  • Liberal demokrasi
  • Ekonomik özgürlük
  • Siyasi özgürlüğü
  • Hukuk üstünlüğü
  • Özel mülkiyet hakkı
  • Serbest piyasa ekonomisi
  • Serbest ticaret

Yani liberalizm gerçekten de bırakın insanlar kafalarına göre yaşasın demektedir. Farklı düşüncelerle zenginleştiği için klasik ve sosyal olarak ikiye ayrılmış olsa da aslında kendine liberal diyen herkes yukarıda listelediğimiz bu temel özellikleri savunmaktadır. 

Rönesans, liberalizmi doğuran olaylardan olmuştur:

Liberalizm 17. yüzyılda ilk kez bahsedilmiş bir felsefi görüş olsa bile aslında temelinde bireycilik düşüncesi olduğu için bunu Antik Yunan’da başlayan ve günümüzde bile devam eden bir süreç olarak değerlendirebiliriz. Bu süreçte de liberalizmi besleyen en önemli olaylardan bir tanesi Rönesans olmuştur. 

Ekonomik refah sonrası kendini sanata veren Avrupa’da başlayan Rönesans ile birlikte aslında bireyin kendi başına değerli bir varlık olduğu ve içinde bulunduğu toplumdan ayrı değerlendirilebileceği düşüncesi doğmuştur. Bireycilik olarak adlandırılan bu düşünce liberalizmin temelinde yer alan bireyin özgürlüğü düşüncesinin köklerini oluşturmaktadır. 

Amerikan Devrimi ve Fransız Devrimi buram buram liberalizm kokar:

Bugün uygulamalarda değişiklik görülse bile Amerika Birleşik Devletleri dünyanın en büyük liberal ülkelerinden bir tanesidir. Bunun nedeni zaten ABD kuruluşunun da liberal bir dünya görüşü ile yapılmış olmasıdır. Hatta 4 Temmuz 1776 Bağımsızlık Bildirgesi adı verilen beyanname, siyasi liberalizmin ilk örneklerinden kabul edilir. 

Daha sonra milliyetçilik ideolojisini doğursa bile aslında 1789 yılında gerçekleşen Fransız Devrimi de liberal düşünceler ile yapılmıştır. Zaten bu devrimin sloganı olan liberté, égalité, fraternité yani özgürlük, eşitlik, kardeşlik kelimelerinden biri de liberalizmin türediği liberte kelimesidir. 

Biraz karıştıysa özetleyelim, liberalizm neye karşıdır?

Girişte de bahsettiğimiz gibi işin ekonomik uygulama yönü iktisatçıların anlayacağı şekilde biraz karışık ama işin özüne yani liberalizm felsefenin temeline indiğimiz zaman karşımıza çıkan değişmez kavram bireyin özgürlüğü oluyor. Klasik liberalizm bireyler özgürdür der, sosyal liberalizm de özgür bireyler eşittir der. Yani özünde aynıdır.

Liberalizm düşüncesinin karşı olduğu temel kavram yasaklardır. Bireyin inancına karışılmasına, ekonomik özgürlüğünün kısıtlanmasına, bireyin doğuştan gelen özellikleri nedeniyle ayrımcılık görmesine karşıdır. Bu yasakları koyan devlet, din ve benzeri her türlü egemen gücün karşısında duran liberalizm, bireysel özgürlük kapsamında değerlendirdiği için özgürlükleri kısıtlayan bir güce dönüşmedikçe dine ya da dini gruplara karşı değildir.

Liberalizm sağ mı sol mu gibi bazı tartışmalar da var. Açıkça söyleyebiliriz ki liberalizm sol değildir çünkü sol düşüncede birey değil, devlet güçlüdür. Farklı türleri olsa da liberalizm sağdır demek mümkün ancak onda da devletin güçlü kurallarla bireyi kısıtladığını düşünürsek yine tam bir uyum olmuyor. Ortanın sağı diyelim, en azından bir terim olmuş olsun. 

Liberalizm ile yönetilen ülkeler var mı?

liberalizm

Aslında liberalizm ile yönetilen ülkeler demek pek doğru değil. Bunun yerine zaman zaman liberal ekonomik politikalar uygulayan ülkeler demek daha doğru olacaktır. Çünkü hiçbir devlet, yapısı gereği her zaman aynı türde politikalar uygulayamaz. Tarihin en büyük sosyalist devleti Sovyetler bile zaman zaman liberal ekonomik politikalar uygulamak zorunda kalmıştır. 

Almanya, ABD, Azerbaycan, İngiltere, Danimarka, irlanda, İsrail, Meksika, Mısır, Polonya, Romanya ve hatta Türkiye bile zaman zaman liberal ekonomik politikalar uygularlar. Ancak uygulanan ekonomik politikalar ve diğer uygulamalar zaman zaman değişiklik göstereceği için bu ülkeler liberalizm ile yönetilir demek doğru olmaz. 

Hiçbir sınır ve yasak olmadan bireyin özgürlüğünü savunan liberalizm nedir, özellikleri nelerdir gibi merak edilen soruları yanıtladık. Elbette liberalizm içine dalınca kaybolacağımız bir okyanus gibi ancak bu yazımızda yalnızca liberalizm ile ilk kez tanışan okuyucularımıza temel bir bilgilendirme yapmayı hedefledik. 

8
1
0
0
0
Emoji İle Tepki Ver
8
1
0
0
0