Türk Edebiyatındaki Şiirlerin Neye Göre Düzenlendiğini Gösteren 'Nazım Biçimi' Nedir, Örnekleri Nelerdir?

3
1
0
0
0
Türk edebiyatında şiir, gösterdiği özelliklere göre belirli başlıklar altında toplanır. Bu başlıklardan bir tanesi ise nazım biçimidir. Şiirlerin dize sayısı, ölçüleri ve kafiye şekilleri şiirin nazım biçimini ortaya koyan özelliklerdir. Pek çok farklı nazım biçimi vardır. Gelin nazım biçimi nedir, türleri nelerdir örnekleriyle inceleyelim.

Binlerce yıldır bu topraklarda şiir söyleniyor ve yazılıyor. Günümüze kalan şiir örneklerinin yanı sıra Türklerin farklı dönemlerinde, farklı kültürlerin etkisinde kalınarak yazılmış şiirler de var. Bunlar konuya göre sınıflandırıldığı gibi biçim bakımından da belirli başlıklar altında toplanabilirler. Bu başlıklardan en önemlisi ise nazım biçimidir. Bir şiirin düzeni, onun nazım biçimini ortaya koyar.

Türk edebiyatındaki şiirler nazım biçimlerine göre sınıflandırıldıkları zaman ortak özellikleri dize sayısı, ölçüleri ve kafiye şekilleridir. Aynı nazım biçimi başlığı altında toplanan şiirlerin elbette ortak özelliği aynı düzene göre oluşturulmuş olmalarıdır ancak bunlar aynı zamanda benzer konuları da işleyebilirler. Alt başlıklarla zenginleştirilmiş pek çok farklı nazım biçimi vardır. Gelin nazım biçimi nedir, türleri nelerdir örnekleriyle inceleyelim.

nazım biçimi

İlk olarak, nazım biçimi nedir?

Şairler tarafından kaleme alınan şiirlerin benzer dize sayısı, ölçü ve kafiye şekillerine göre düzenlemeleri nazım biçimini oluşturur. Nazım biçimi, aslında şiirlerin şekil bakımından gösterdiği ortak özelliklerdir. Nazım biçimi yalnızca Türk edebiyatında değil, diğer edebiyatlarda da olan bir özelliktir. Alt başlıklarla zenginleştirilmiş pek çok farklı nazım biçimi türü vardır.

Peki, nazım biçimi türleri nelerdir? Örneklerle inceleyelim:

İslamiyet öncesi Türk edebiyatı nazım biçimleri

nazım biçimi, islamiyet öncesi türk edebiyatı

Koşuk:

İslamiyet öncesi Türkler döneminde av törenlerinde ve Toy adı verilen kurban törenlerinde kopuz eşliğinde aşk, yiğitlik ve doğa gibi konularda söylenen şiirler koşuk olarak adlandırılır. Halk edebiyatında koşma, Divan edebiyatında ise gazel biçimine benzer. aaab, cccb, dddb uyak düzenine sahiptir.

Koşuk örneği:

Öpkem kelüp ogradım
Arslanlayu kökredim
Alplar başın togradım
Emdi meni kim tutar
Kanı akıp yoşuldu
Kabı kamug deşildi
Ölüg birle koşuldu
Togmuş küni uş batmaz
Kaklar kamug köldi
Taglar başı ilerdi
Ajun tını yılırdı
Tütü çeçek çerkeşür
Etil suvı aka turur
Kaya tübi kaka turur
Balık telim baka turur
Kölün takı küşerür

Sagu:

İslamiyet öncesi Türkler döneminde ölen kişinin ardından yakılan ağıtlar sagu olarak adlandırılır. Yedili hece ölçüsüne sahiptir. Dörtlükler halinde söylenir. Yuğ isimli ölüm törenlerinde söylenen sagu; Halk edebiyatında ağıt, Divan edebiyatında mersiye biçimine benzer. 

Sagu örneği:

Alp Er Tunga öldi mü?
Issız ajun kaldı mu?
Ödlek öçin aldı mu?
Emdi yürek yırtılur.
Ödlek küni tavratur
Yalnguk küçin kevretür
Erdin ajun sevretür
Kaçsa tagı ertilür.
Begler atın urgurup
Kadgu anı torgurup
Mengzi yüzi sargarup.
Korkum angar türtülür.

Destan:

Yaşanmış ya da yaşandığı düşünülen kahramanlık hikayeleri destan olarak adlandırılır. Pek çok farklı edebiyatta ve edebi dönemde örnekleri görülmektedir. Doğal ve yapay destanlar olarak alt türleri vardır. Nazım Hikmet’in Kuvayi Milliye Destanı yapay destana, Oğuz Kağan Destanı doğal destana örnek gösterilebilir. 

Sav:

İslamiyet öncesi Türkler döneminde özlü sözler içeren şiirler sav olarak adlandırılır. Az sözle çok şey anlatır. Kaşgarlı Mahmud’un Divân-ı Lügati't-Türk adlı eserinde pek çok sav ile karşılaşmak mümkün.

Sav örneği:

Tag taga kavuşmaz, kişi kişige kavuşur.

Anonim halk edebiyatı nazım biçimleri

nazım biçimi, halk edebiyatı

Mani:

Bir halk edebiyatı nazım biçimi olan mani, 7 heceli ve dört mısralıdır. 4-5-8-10-14 heceli kalıplarla söylenmiş versiyonları vardır. Kafiye düzeni aaxa şeklindedir. Aşk başta olmak üzere pek çok farklı konuda mani söylenebilir. 

Mani örneği:

Şu dağlar olmasaydı
Çiçeği solmasaydı
Ölüm Allah’ın emri
Ayrılık olmasaydı

Türkü:

Türkü, şiirin müziğe uyarlanmış versiyonudur. Türk adının sonuna i eki getirilerek oluşturulmuştur ve Türk’e özgü anlamına gelir. Sabit bir biçimi yoktur, şarkıya uyarlanan şiir türkü olur. Pek çok farklı konuda söylenebilir.

Ninni:

Ninni, genel olarak ağlayan çocukları sakinleştirmek ya da uyutmak amacıyla bir ezgiyle söylenen şiirlerdir. Hem kültür aktarımı, hem çocukların şiirle tanışması hem de çocukların kulağının müziğe alışması için faydalı olduğu bilinmektedir.

Ninni örneği:

Ninnilerin benim olsun
Uykularım senin olsun
Akan sular ömrün olsun
Ninni yavrum, kuzum ninni

Ağıt:

Ölüm ve benzeri acılı ve üzücü bir olayın ardından söylenen şiirler ağıt olarak adlandırılır. Ağıt söylemek, ağıt yakmak olarak adlandırılır. 7, 8, 10 heceleri ağıtlar vardır. Erkeklerden ziyade kadınlar ağıt yakar.

Ağıt örneği:

Can evimden vurdu felek neyleyim
Ben ağlarım çelik teller iniler
Ben almadım toprak aldı koynuna
Yarim diyen bülbül diller iniler
Gider oldum Avşar ili yoluna
Bakmam gayrı bu diyarın gülüne
Karaları taksın çapar koluna
Yağız atlı nice kollar iniler
Dertli dertli Çukurova yolunu tut adam olun

Aşık edebiyatı nazım biçimleri

nazım biçimi, aşık edebiyatı

Koşma:

İslamiyet öncesi edebiyattaki koşuk türünün devamı olan koşma, ozanlar tarafından saz eşliğinde söylenen coşkulu şiirlerdir. 11’li hece ölçüsü ile söylenir ve en az 3, en çok 12 dörtlükten oluşur. Kafiye düzeni axax, bbbx, cccx şeklindedir. 

Koşma örneği:

Hey ağalar, gelin seyran edelim,
Gövel ördek gölden uçtu sabahtan.
Allar geyinmiş de çelenk sokunmuş.
Doğan güneş gibi doğdu sabahtan

Semai:

Koşma ile benzer özellikler gösteren semai, ondan farklı olarak sekizli hece ölçüsü ile söylenir. En az üç, en fazla beş dörtlükten oluşur. abab, cccb, dddb şeklinde kafiye düzenine sahiptir. Çok yaygın değildir. 

Semai örneği:

Dedim Erzurum nedir dedi ilimdir
Dedim gider misin dedi yolumdur
Dedim emrah kimdir dedi kulumdur
Dedim satar mısın dedi ki yok yok

Varsağı:

Koşmanın özel bir ezgiyle söylenen versiyonu olan varsağı, Varsak Türklerine özgü bir biçimdir. Sekizli hece ölçüsü ile yazılır. 4+4 duraklı ya da duraksızdır. Kafiyesi xaxa bbba ccca şeklindedir.

Varsağı örneği:

Bre ağalar bre beyler bre ağalar
Ölmeden bir dem sürelim
Gözümüze kara toprak
Dolmadan bir dem sürelim
Aman hey Allahım aman
Ne aman bilir ne zaman
Üstümüzde çayır çemen
Bitmeden bir dem sürelim

Divan edebiyatındaki nazım biçimleri

nazım biçimi, divan edebiyatı

Bentlerle kurulan nazım biçimleri

Musammat:

Bir nazım biçiminden ziyade Divan edebiyatında uygulanan bir yazım tekniğidir. Dize ortasında uyak bulunması şeklinde uygulanır.

Musammat örneği:

Hirâs-ı fitne saldun dehre ey bî-dâd n’eylersün
Kopardun yer yer âşûb-ı kıyâmet-zâd n’eylürsün
Perîşânlıklar etdün nev-be-nev icâd n’eylersün
Dağıtdun hâb-ı nâz-ı yârı ey feryâd n’eylersün
Edüb fitneyle dünyâyı harâb-âbâd n’eylersün

Terkib-i bend:

Farklı uyaklara sahip birkaç bentten meydana gelir. Bentlerin sonunda aynı uyaklara sahip birer beyit bulunur. 

Terkib-i bend örneği:

İkbâl için ahbâbı siâyet yeni çıktı
Bilmez idik evvel bu dirâyet yeni çıktı
Sirkat çoğalıp lâfz-ı sadâkat modalandı
Nâmus tamam oldu hamiyyet yeni çıktı
Düşmanlara ahbâbını zemm oldu zerafet
Dildardan ağyâra şikâyet yeni çıktı

Terci-i bend:

Her bendin sonuna gelen bir bağlama beyiti ile birbirine bağlanan manzumlardır. Yüzlerce beyitlik manzumlar bu şekilde bağlanabilir.

Terci-i bend örneği:

Subhâne men tehayyere fî sun‘ihi’l-ukūl
Subhâne men bi-kudretihî yu‘çizu’l-fuhûl

Dörtlüklerle kurulan nazım biçimleri

Rubai:

Aruz ölçüsü ile yazılan dörtlükler rubai olarak adlandırılır. İlk iki ve dördüncü dizerler uyaklı, üçüncü dize ise serbesttir. 24 farklı kalıbı vardır. Edebiyatımıza İran edebiyatından geçmiştir.

Rubai örneği:

Seni aramaktan dünyanın başı dertte;
Zengine de göründüğün yok, fakire de;
Sen konuşursun da biz sağır mıyız yoksa,
Hep kör müyüz, sen varsın da görünürde.

Tuyuğ:

Maninin Divan edebiyatındaki karşılığıdır. aaxa şeklinde bir kafiye düzenine sahiptir. 11’li hece ölçüsü ile söylenir. 

Tuyuğ örneği:

Dîlberin işi itâb u nâz olur
Çeşmi cadû, gamzesi gammâz olur
Ey gönül sabret, tahammül kıl ana
Yâre erişmek işi az az olur

Şarkı:

Bestelenme amacıyla yazılmış 4, 5, 6 dizelik şiirlerdir. aaxa şeklinde bir kafiye düzenine sahiptir. Pek çok farklı konuda yazılabilir.

Şarkı örneği:

Kimlerüñ çeşmine ol sîne bu şeb nûr oldı
Nereye gitdi o her-câyî o meh-pâre 'aceb
Kimlerüñ yâresine merhem-i kâfûr oldı
Kandedür kande o zâlim o sitem-kâre 'aceb

Murabba:

aaaa, bbba, ccca, ddda şeklinde bir kafiye düzenine sahip olan murabba, üç ile yedi bentten oluşmaktadır. İlk bendinde ya da sonrasında kafiye olmayan murabbalar da vardır.

Murabba örneği:

Yaktı yandırdı beni nâr-ı firâk
İşidenlerden ırak olsun ırak
Hey ne müşkil derd olur bu iştiyâk
Söyle ey bâd-ı sabâ cânânıma

Beyitlerle kurulan nazım biçimleri

nazım biçimi, aşık edebiyatı

Gazel:

aa,ba,ca şeklinde kafiyeye düzenine sahip olan gazelin ik beyiti matla, sonraki beyit hüsn-i matla, son beyiti ise makta olarak adlandırılır. 5 - 15 arası beyitten oluşur. Aşk başta olmak üzere pek çok farklı konuda yazılabilir. 

Gazel örneği:

Meni cândan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhumdan murâdum şem’i yanmaz mı

Kaside:

Din ve devlet büyüklerini övmek için yazılar şiirler kaside olarak adlandırılır. En çok 99 beyit olacak şekilde yazılabilir. Aruz ölçüsüyle yazılmaktadır. Kafiye düzeni aa,ba,ca,da,ea,fa şeklindedir. 

Kaside örneği:

Rûh-bahş oldı Mesîhâ sıfat enfâs-ı bahâr
Açdılar dîdelerin hâb-ı ademden ezhâr

Mesnevi:

Aruz ölçüsüyle yazılmış uyaklı beyitlerden oluşan şiirler mesnevi olarak adlandırılır. Her beyit kendi arasında kafiyelenir. Uzun aşk öyküleri ve destanlar mesnevi biçiminde yazılmışlardır. Mevlana’nın Mesnevi eseri en önemli örneğidir.

Kıt'a:

9 - 10 beyitten oluşan, mahlanın ve matlanın kullanılmadığı şiirlerdir. Kafiye düzeni xa xa xa şeklindedir. 

Kıt'a örneği:

Tecelli ber urur yer yer sevâd-ı dağ-ı cânumdan
Cihanda Tür-ı aşkum nûr akar her gülsitânumdan
Nola bağ-ı cihanda olsa mihr ü mahdan meşhûr
Bu kıt’am tâze bir güldür gülsitân-ı beyanumdan

Müstezat:

Farklı nazım biçimlerinde yazılmış şiirlerin her beyitinin sonuna aynı ölçü ile yazılmış bir mısra eklenmesi ile oluşur. 

Müstezat örneği:

Kapunda beni istemeyen derbeder olsun
Olsun begüm olsun
Bin zar oluban derd ile benden beter olsun
Olsun begüm olsun

Türk edebiyatında şiirleri şekillerine göre sınıflandırmak için kullanılan nazım biçimi nedir, türleri nelerdir gibi merak edilen soruları yanıtlayarak konu hakkında bilmeniz gereken detaylardan bahsettik. Kapsamlı bir konu olduğu için yalnızca örnekler üzerinden en önemli noktaları paylaştık. 

3
1
0
0
0
Emoji İle Tepki Ver
3
1
0
0
0