15
5
5
3
1
17 Nisan ABD'de "Bat Appreciation Day" yani "Yarasa Minnet Günü" olarak kutlanıyor. İşte bugüne özel, yarasalarla ilgili 5 ilginç gerçek.

1000'den fazla farklı tür ile yarasalar, memeliler arasında (kemirgenler dışında) en büyük gruplardan bir tanesidir ve dünya üzerindeki bilinen memeli türlerinin yüzde 20'sini oluşturmaktalardır. Ağırlıkları, 25 gr ile 1,7 kg arasında değişkenlik gösterirken; (en hafif yarasa olan yabanarısı yarasası yaklaşık 25 gr civarında, en ağır yarasa büyük uçan tilki yarasası ise 1,7 kg civarındadır) kanatları açık durumdaki boyları 5 cm'den 150 cm'ye kadar değişebilir. Yarasalar, tropikal bölgelerde sayıları çok daha fazla olsa da, dünyanın her bölgesinde yaşayabilirler. Beslenme şekilleri boyutlarına göre değişkenlik gösterirken, bu ilginç canlılar böceklerden, çiçek nektarına hatta kanla bile beslenmektelerdir. Belki çoğu zaman, insanların en iyi arkadaşları değillerdir ama yine de oldukça enteresan hayvanlar olduklarını söyleyebiliriz. Amerika'da bugün, 17 Nisan'da; Avrupa'da ise 26 Ağustos'ta kutlanan yarasa gününe özel, işte yarasalarla ilgili 5 ilginç bilgi:

Kökenleri tam olarak bilinmemekte:

Yarasalar dünyadaki en doğurgan hayvanlardan biridir, bununla beraber ilkel evrimsel geçmişleri tam olarak bilinmemektedir. Bilinen en eski yarasa türü, Wyoming'teki Yeşil Irmak oluşumunda bulunan Icaronycteris'dir. Bu yarasa fosili 51 milyon yaşında ancak yarasaların benzersiz beden planlarını veya uçma yeteneğini nasıl geliştirdiğini anlamaya yardımcı olamıyor çünkü Icaronycteris modern yarasalara oldukça fazla benzemekte. Anatomik özellikleri, o dönemde dahi ekolokasyon özellikleri bulunduğuna işaret etmektedir. (Bu özelliği, kabaca hayvanların yankılar vasıtasıyla nesnelerin yerini tayin edebilmesi diyerek açıklayabiliriz.) Özellikle Wyoming bölgesinde, keşfedilmeyi bekleyen daha fazla sayıda yarasa fosil olduğu ihtimali üzerinde durulsa da, hayvanların ince kemikleri fosillerini korunmasız kılmakta ve onları nadir bulunan bir konuma düşürmektedir.

Ömürleri oldukça uzun sürmekte:

Biyologlar, uzun süredir yarasaların yaşam sürelerinin vücut büyüklükleriyle doğru orantılı olduğunu düşünmekteler yani küçük yarasalar büyükleri kadar uzun bir yaşam sürüyorlar. Ancak ilginç bir biçimde, Tiny Brandt's bat (Küçük Brandt yarasası) şimdiye kadar keşfedilmiş en uzun süre yaşam süren yarasa. Yaklaşık 7 gr ağırlığında olan Brandt yarasası tam 41 yıl yaşayabilmekte. Araştırmacılar bunun sebebini tam olarak keşfedememiş olsalar da, yakın zamanda yapılan yarasanın genom dizimi çalışması, vücut büyüklüğü ve yaşlanma ile bağlantılı olduğu düşünülen genlerinden birinin sadece bu yarasa türüne özgü olduğu, diğer akrabalarında bu gene rastlanılmadığını ortaya çıkarmış. 

Muhteşem bir bağışıklık sistemleri var:

Pek çok insan tarafından yarasalar hastalık taşıyıcı canlılar olarak bilinseler de kendileri nadiren hastalığa yakalanırlar. Yakın zamanda yapılan bir çalışmada, bir yarasanın bağışıklık sisteminin nasıl çalıştığını anlayabilmek adına, yarasalara lipopolisakkarit isimli bir madde verildi ve moleküllerin sıklıkla bağışıklık tepkisini tetikleyen bakterilerle ilişkili olduğu bulundu. Test edilen yarasalar, hastalığın genelde bulgulanan en yaygın belirtilerinin neredeyse hiçbirisini göstermedi, ne ateşleri çıktı ne de hastalık durumunda artan alyuvar sayısında artış gözlemlendi. Yani yarasalar memelilerin tipik bağışıklık sistemi tepkilerini göstermemekteler. 

Milyarlarca dolar değerindeler:

Pek çok yarasa türü böcekle beslenmektedir ve çiftçilere, ürünlerini rahatsız eden böceklerden kurtulmalarında oldukça yardımcı olabilirler. Fakat bu yardımlarının bedeli nedir? Yapılan bir çalışmada mısır tarlalarında zararlı böcekleri temizleyen yarasaların faydaları araştırıldı ve çalışma yarasaların bu böceklerle mücadelede kullanılan böcek ilaçlarından kat be kat etkili olduklarını gösterdi. Mısır endüstrisinde böcek ilaçlamaları yılda yaklaşık 1 milyar doları bulmakta ve bu sadece mısır endüstrisi için. Yani ilaçlar yerine aslında yarasalarla iş birliği yapılabilir. 

Yardımımıza ihtiyaçları var:

Bağışıklık sistemleri oldukça güçlü olsa da kış uykusunda olan yarasalar bugünlerde beyaz burun sendromuna neden olan patojen olarak bilinen Pseudogymnoascus destructans isimli ölümcül bir mantarın kurbanı olmakta. Yarasaların burun, kulak ve kanat zarlarında görülen beyaz kabuklar onlar için son derece ölümcül sonuçlar doğuruyor ve geçtiğimiz on yılda Kuzeydoğu ABD'de yarasa nüfusunun yüzde 80'i bu mantarın kurbanı oldu. 30 ABD eyaletine ve Kanada'ya da yayılan bu mantarın geçen yıl Teksas'ta ilk kez yarasaların ölümüne sebep olduğu teyit edildi. Bazı tedaviler, beyaz burun sendromu ile enfekte yarasaların tedavisinde etkili gibi görünüyor, ancak konu hakkında daha fazla araştırma yapılması ve bu ilginç canlıların yaşamlarına destek olmak gerekiyor. 
 

Kaynak : https://www.forbes.com/sites/shaenamontanari/2017/04/17/five-awesome-facts-for-bat-appreciation-day/#237f4a4b3434
15
5
5
3
1
Emoji İle Tepki Ver
15
5
5
3
1