• İnsan Vücuduna Uzay Boşluğunda Ne Olduğunu Biliyor musunuz?
64
8
4
3
2
Eğer uzayla ilgili filmlere aşinaysanız, bir insanın uzay boşluğunda olduğu sırada en büyük sıkıntısının basınç ya da soğuk olduğunu görmüşsünüzdür. Fakat asıl büyük sıkıntı bunlar değil, havasızlıktır.

1981 yapımı Outland filminde uzay boşluğuna düşen bir astronotun elbisesinde delik oluşması ve bu delikten içeri giren hava yüzünden basıncın düşmesi sonucu vücudunun patladığı gösterilir. Yine Mars’la ilgili çekilmiş bir başka filmde astronotun kaskını çıkarır çıkarmaz donduğunu görürüz. Fakat bu senaryonun gerçeklikle uzaktan yakından alakası yoktur; yani uzay boşluğuna düşen bir insanın başına bunlar gelmez.

Korumasız bir şekilde uzay boşluğuna düşen bir insanın en büyük düşmanı oksijensizliktir. Yani soğuk ya da basıncın düşmesi, üzerinde sonradan durulması gereken konulardır.

Hayvanlar üzerinde yapılan bazı deneyler ve fiziksel hesaplamalar gösteriyor ki basıncın düşmesi vücudu patlatmaz. Kan basıncımızla birlikte derimiz, vücudumuzun zarar görmesini engellerler. Eğer hava akciğerde tutulursa bu durum akciğerlerinizin zarar görmesine sebep olabilir ama asla bir patlama olayı yaşanmaz. Kulak içiniz hassassa kulak zarınızın yırtılma ihtimali vardır ki bu bile düşük bir ihtimaldir. Peki böyle bir durumda vücudumuzda neler olur?

Öncelikle bilinciniz, kanınızda yeterli miktarda oksijen olduğu müddetçe gitmeyecektir. Önce akciğer ve bağırsaklardaki havanın vücudunuzu terk ettiğini hissedeceksiniz. Sonra da ağzınızdaki bütün tükürük ve gözünüzdeki sıvı buharlaşacaktır. Bunun sebebi de sıvıların sıfır basınçta gaza dönüşüp buharlaşmaları.

Jim LeBlanc isimli bir denek, 1965 yılında NASA’nın Johnson Uzay Merkezi’nde yaşadığı bir kaza sonucu neredeyse sıfır basınçlı bir ortama maruz kalmıştır. 14. saniyeden itibaren bilincini kaybeden LeBlanc’ın bu durumu yaşamasına sebep olan şey ise beyninin oksijensiz kalmasıdır. NASA çalışanları, vakum odasını 15 saniye sonra oksijenle doldurduktan sonra denek kendine gelmiş ve hiçbir kalıcı hasar görmemiştir.

Bunların dışında Güneş’ten uzak bir yerde olduğumuzda vücudumuzun hemen donacağını düşünürüz fakat böyle bir durum olmaz. Hatta soğuğu ciddi anlamda hissetmemiz bile belirli bir zaman geçtikten sonra olacaktır çünkü vücut ısımızın uzaya yayılması saatler alır. Bunun sebebi ise boşluğun çok başarısız sıcaklık iletkeni olmasıdır.

Sonuç olarak uzay boşluğundaki en büyük düşmanımız havasızlıktır, tıpkı dünyada olduğu gibi. Eğer akciğerlerimizdeki hava kısa sürede boşalırsa (15 saniye), kandaki oksijen ciddi şekilde düşecektir ve beynimiz oksijensiz kaldığı için bilinç kaybı yaşanacaktır. Birkaç dakika daha havasız kaldıktan sonra tamamen oksijensiz kalacak beyin, en sonunda ölecektir.

Emoji İle Tepki Ver
64
8
4
3
2
Yorumlar