67
18
5
3
2
Bundan 33 yıl önce döneminin Sovyetler Birliği, bugünün Ukrayna’sında gerçekleşen Çernobil faciası büyük bir çevre felaketine ve çok sayıda ölüme neden oldu.

Nükleer enerji her ne kadar yüksek miktarda enerjiyi kolay yoldan elde etmeyi sağlasa da oldukça riskli ve tehlikeli bir teknoloji olabiliyor. Bu konuda en belirgin örnek ise Çernobil nükleer reaktöründe yaşanan felaket. Bölgeden yayılan radyasyon normale dönene kadar Rusya ve Doğu Avrupa’ya epey zarar verdi.

Adam Higginbotham’ın kitabı Midnight in Chernobyl (Çernobil’de Gece Yarısı), yaşanan olaylara ışık tutmaya çalışıyor. Çernobil felaketi, KGB’nin ve döneminin SSCB hükümetinin çabalarıyla üstü kapatılmış bir felaket ve boyutlarına dair hala net bir bilgi bulunmuyor.

Felaketin temellerini herkes biliyor. Çernobil’in 4 nolu reaktöründe kötü planlanmış ve daha da kötü şekilde uygulanmış olan testler, gece yarısı gerçekleştirildi. Ani elektrik yüklenmesi reaktörü parçaladı. Tesis günlerce alevler içerisinde kaldı. Binlerce hektar toprak zarar gördü. Milyarlarca ruble harcanarak ve binlerce işçinin çalışmasıyla bölge temizlenmeye ve ortaya çıkan yıkıntı düzenlenmeye çalışıldı. Hala binlerce kilometre karelik alana giriş yasak.

Son yıllarda batılı yazarlar Çernobil’de ne olduğunu keşfetmeye daha çok odaklanmış durumdalar. SSCB dağıldıktan sonra belgelerin ortaya çıkması ve belli bir süre sonra arşivlerin açılması bu konuda bir iştah yaratmış durumda.

Higginbotham aslında yıllardır bu felaket hakkında bilgiler topluyor. Sadece olayı değil olaya yetkililerin verdikleri tepkileri, krizi nasıl yönettiklerini (ya da yönetemediklerini) inceliyor. Örneğin patlama anında yoğun radyasyona maruz kalan Pripyat’ın boşaltılması emrini yetkililer ancak 1,5 gün sonra verdi. 36 saat içinde şehri boşaltan ve son kalan vatandaşları taşıyan otobüsteki yönetici Protsenko için üzülmemek elde değil.

Higginbottom’un kitabı olayları ele alış şekli açısından da oldukça dikkat çekici. Robotların başarısız gönderilen işçilere ve o dönemde ortalığı kuşatan mantıksız kararlara derin bir bakış açısı sunuyor.

Editör Notu: İngilizceniz yeterliyse bu kitaba bir şans verin. İngiliz kara mizahı ile süslenmiş olan kitap hem dönemin SSCB’sini tanıtması, hem organizasyon ve örgütlenme açısından yanlışları anlatmasıyla dikkat çekiyor.

67
18
5
3
2
Emoji İle Tepki Ver
67
18
5
3
2