
İnternet dünyasının en sevdiği şeylerden biri, sosyal medyanın derinliklerinde kalmış tuhaf tesadüfleri cımbızla çekip çıkararak üzerine teoriler üretmek. Şimdi de, 5 Ekim 2012 tarihinde "Marieanne" isimli Endonezyalı bir X kullanıcısının attığı tek cümlelik bir tweet, tam 14 yıl sonra internetin en çok konuşulan gizemlerinden birine dönüştü. ChatGPT dünyaya duyurulmadan 10 yıl önce, sanki geleceği görmüşçesine atılan tweet şu: **"Stop chat gpt!!" ** Çoğu kişi bu paylaşımın, yapay zekânın çıkışına dair bir uyarı niteliğinde olduğunu düşündü.
İçerikten Görseller
Henüz OpenAI’ın dahi kurulmadığı, "Chat GPT" isimli hiçbir teknolojik ürünün piyasada bulunmadığı bir dönemde yazılan bu ifade, doğal olarak dijital dünyada "zamanda yolculuk" şakalarını ve gelecek kehaneti teorilerini beraberinde getirdi. Ancak yüz binlerce etkileşim alan bu paylaşımın arkasındaki gerçek, sanıldığı gibi yapay zekâ çağına dair bir uyarı değil.
Endonezce mesajlaşma dili ve "Gpt" kısaltmasının gerçek anlamı

İşin aslı, Endonezyalı kullanıcıların tweeti fark edip olaya açıklık getirmesiyle çözüldü. Endonezya kültüründe ve özellikle mesajlaşma dilinde kelimeleri kısaltmak son derece yaygın bir alışkanlık. Ülkede gündelik dilde sıklıkla kullanılan *"ga penting" *veya "gak penting" ifadeleri "önemli değil", "gereksiz" ya da "önemsiz" anlamına geliyor ve mesajlaşırken kısaca "gpt" olarak yazılıyor.
Yani 2012 yılında atılan o meşhur tweet, yapay zekâ teknolojilerine karşı verilmiş bir tepki veya kehanet değil. Kullanıcının sadece kendisine gelen lüzumsuz mesajlardan sıkılıp *"Gereksiz sohbet etmeyi bırakın" *ya da "Bana boş mesaj atmayın" deme şekliydi. Yıllar sonra OpenAI’ın yapay zekâ modeline "Chat" ekini getirmesiyle bu iki kelime yan yana geldi ve ortaya dijital kültürün en tatlı tesadüflerinden biri çıktı.