120
31
14
8
6
1970 yılının Kasım ayında Norveç’in Isdalen Vadisi’nde bulunan yanmış kadın cesedi, olayın aradan yıllar geçmesine rağmen hala ülkenin gündemini meşgul ediyor.

Norveç polisi, Isdalen Vadisi’nde yanmış bir kadın cesedi buldu. Kadının tanınmaması için giysilerindeki etiketler kesilmiş, eşyalarının ayırt edilebilir özellikleri de yok edilmişti. Polis, o yıllarda ölümü araştırdıkça bilinmez bir yola sapmıştı fakat somut bir kanıtla karşılaşılmamıştı. Norveç polisi ve kamu yayın kuruluşu NRK, davayı 46 yıl aradan sonra tekrar açmaya karar verdi.

29 Kasım 1970 yılında bölgede yürüyüş yapan bir adam ve iki kızı, yanmış bir cesetle karşılaştılar. Kadın, kayaların üstüne serilmiş bir haldeydi. Bu bölge, yerli halk arasında ‘ölüm vadisi’ olarak biliniyor. Zira burası Ortaçağ’da insanların intihar etmek için geldikleri bir yerdi. 1960’lı yıllarda da bazı dağcıların burada geçirdikleri türlü kazalar sonucu öldükleri haberleri geliyordu. Fakat bu kadın hiç de bir dağcıya benzemiyordu.

Olay yerine gelen polislerden Carl Halvor Aas, yaptığı açıklamada cesedin yolun dışında olduğunu ve ağır yanmış bir insan eti kokusu aldığını hatırladığını söylüyor. "Vücut önden tamamen yanmıştı. Yüzünün ve saçının büyük kısmı dahil. Ama vücudun arka tarafında yanık olmaması garipti" diyen Aas, kadının sanki kendini ateşten geriye doğru atmış gibi olduğunu ve tanınmayacak hale gelecek kadar yandığını söylüyor.

Polis, olay yerinde aralarında kırık bir şemsiye, saat, mücevher ve bazı şişelerin yer aldığı bir dizi nesne buldu. Olay yerini inceleyen ekipten Tormod Bønes'i etkileyen kısım ise objelerin dizildiği yerlerdi. Örneğin mücevher ve saat kadının üzerinde değil, cesedinin hemen yanındaydı. Yani bu, Tormod’da bir tür ayin yapıldığı izlenimi oluşturmuştu.

Suç oranı oldukça düşük olan Bergen kenti için fazlasıyla büyük olan bu olayla ilgili birkaç gün sonra polis, bir ipucu buldu. Bergen tren istasyonunun kayıp bagaj bölümüne bırakılmış iki valiz tespit edildi ve içinde bulunan reçetesiz gözlüğün üzerindeki parmak izi, kadınınkiyle uyuşuyordu. Valizde yer alan diğer objeler şunlar:

  • Kıyafetler
  • Pek çok peruk
  • Alman ve Norveç evrakları ile Belçika, İngiltere ve İsviçre bozuk paraları
  • Bir tarak ve saç fırçası
  • Kozmetik ürünler
  • Çay kaşıkları
  • Bir tüp egzama kremi

Polis, bu objelerin kadının kimliğini ortaya çıkaracağını umduğu için ilk etapta çok umutlandı. Fakat kadının kimliğini ortaya çıkarabilecek tüm detaylar, valizden çıkan kıyafetlerin ve eşyaların etiketlerinin çıkarılmış olmasıyla yok olmuştu. 

Daha sonra valizden, kanıt sayılabilecek önemli bir detaya rastlandı. O da Stavanger'deki Oscar Rørtvedt'in ayakkabı mağazasından alınmış bir poşetti. Mağaza sahibinin oğlu Rolf Rørtvedt, koyu renk saçlı, çok iyi giyimli hoş bir kadına" çizme sattığını hatırladığını söyledi. Botlar, Isdalen Vadisi'ndekilerle eşleşiyordu ve polis, cesedin yanında bulunan şemsiyenin de bu dükkandan alındığına kanaat getirdi.

Kadının Norveç'te, farklı isimler kullanarak, pek çok farklı otelde kaldığı ortaya çıkarıldı. Pek çok otelin misafirlerinden, kayıt için pasaportlarını göstermesini ve bir form doldurmasını talep etmesi kadının, çok sayıda sahte pasaportu olduğu anlamına geliyordu. Kadının kaldığı otellerden bir tanesi Neptün Oteli'ydi. Kadın, oradaki garsonlardan olan 21 yaşındaki garson Alvhild Rangnes'te önemli bir etki bırakmıştı ve Rangnes BBC’ye yaptığı açıklamada, kadınla ilgili ilk izleniminin alımlı ve kendine güvenli olduğu şeklinde belirtti. Sözlerine şu şekilde devam eden Rangnes, "Üzerindekiler son modaydı - stilini taklit edebilmeyi istemiştim. Aslında bana göz kırptığını hatırlıyorum. Ona çok uzun süre baktığımı düşündürdüm gibi bir his oluştu.
Ona hizmet ettiğim bir seferinde, yemek odasındaydı, yanında, kendisiyle oturan ama onunla konuşmayan iki Alman subayı vardı."

Rangnes ile birlikte Isdal kadınıyla tanışmış bir otel çalışanını sorgulayan polis, kadının İngilizce dışında Almanca bazı cümleler kullandığını öğrendiler.

Sonrasında kadının casus olduğuna yönelik birçok dedikodu ortaya atıldı. Otelde pek çok kez oda değişikliği istemesi, hatta bir seferinde aynı gün üç kez oda değiştirmesi, kadının zengin, çokça seyahat eden ve alımlı birisi olması pek çok spekülasyona yol açtı.Bergen'de yaşayan, o zamanlar bir üniversite öğrencisi olan cinayet yazarı Gunnar Staalesen, "Soğuk Savaş dönemiydi ve Norveç'te, Ruslar da dahil olmak üzere, pek çok casus vardı. Norveç'te İsrail ajanları da vardı. Üç yıl sonra görüldüğü üzere, Mossad ajanları Lillehammer'da terörist sandıkları bir kişiyi öldürdü." dedi. Norveç istihbarat kurumları bu olayı da incelemiş fakat yıllar boyunca bir soruşturma yaptıklarını kabul etmemişlerdi.

Otopsi sonuçlarına göre kadının ölümü, muhtemelen acı çekerek gerçekleşmişti. Olay yeri inceleme ekibinden olan Tormod, "Ciğerlerinde duman parçacıkları vardı. Bu da kadının yanarken hâlâ hayatta olduğunu gösteriyordu" diyor. Midesinde 50-70 adet kadar uyku hapı bulundu fakat bunların ölmeden hemen önce kanına karışmadığı tespit edildi. Son olarak ölüm nedeni ‘intihar’ olarak açıklandı ve Bregen polis şefi de bu iddiayı destekledi. Fakat yine de birçok kimse bu sonucun gerçekliğine inanmıyordu. Carl Halvor Aas "Polislerle kendi aramızda bunu tartıştık ve pek azının intihar olduğunu düşündüğünü hatırlıyorum" diyor.

Gelelim günümüze. O dönemde, günümüzde kullanılan DNA analizi kullanılmıyordu çünkü mevcut teknoloji bunun için yetersizdi. Fakat Norveç hastanelerinde artık gelenekselleşen bir durum vardı: Otopsi sonrası doku örneklerini saklamak. Isdal kadınına ait pek çok doku örneği, Haukeland Üniversite Hastanesi'nde saklanmış ve bu örnekler tekrar gün yüzüne çıkarılmış. 

Aylarca süren çalışmaların ardından bilim insanları, kadının detaylı bir DNA profiline ulaşıyorlar ve geçtiğimiz Cuma günü açıklanan sonuca göre kadının Avrupa kökenli olduğu ortaya çıkıyor. Norveç polisi, DNA profilini Interpol’e yolluyor ve Interpol, Avrupa'daki polislerden, kadının özellikleri ile eşleşen örnekleri bulabilmeleri için DNA veritabanlarının incelenmesini isteniyor. 

Gazeteci Ståle Hansen "Norveç'te bu insanlar için büyük bir gizem. Bu olayın çözümlenerek kapanmasını isteyen pek çok kişi var" diyor. 46 yıl boyunca çözülemeyen Isdal Kadını vakası, modern bilim sayesinde bu gizemli ölümün çözülmesi için yeni bir olasılık getirdi.

Kaynak : http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-39921460
120
31
14
8
6
Emoji İle Tepki Ver
120
31
14
8
6