Tümü Webekno

Kategoriler

Hakkımızda Yazarlar Ödüllerimiz Künye Gizlilik İletişim
  1. Webtekno
  2. Oyun

PES 2013'ü Niye Bu Kadar Çok Sevmiştik? Sadece 4 Maddede Binlerce Saat Oynamamızın Nedenini Açıklıyoruz!

Zamanında yüzlerce hatta binlerce saatimizi gömdüğümüz, bugün bile on binlerce kişi tarafından oynanan PES 2013'ü neden bu kadar çok sevmiştik?

PES 2013'ü Niye Bu Kadar Çok Sevmiştik? Sadece 4 Maddede Binlerce Saat Oynamamızın Nedenini Açıklıyoruz!

Futbol oyunları tarihine dönüp baktığımızda bazı yapımların kalbimizde çok ayrı bir yeri olduğunu görüyoruz ve bu efsanelerin başında şüphesiz "PES 2013" geliyor. Okul çıkışlarında PlayStation kafelerde harcanan saatler, arkadaşlarla girilen iddialı turnuvalar ve o efsanevi menü müziği hepimizin zihninde.

Peki ama aradan geçen onca yıla, gelişen devasa grafiklere ve yeni nesil konsollara rağmen PES 2013'ü neden bu kadar çok sevmiştik? Gelin, bizi o dönem ekran başına kilitleyen ve bugün bile ara sıra güncel yamalarla bilgisayarımıza kurup oynadığımız bu oyunun sırlarına birlikte göz atalım.

Oynanış gerçekten dengeliydi

Oyunun en büyük büyüsü kesinlikle oynanış dinamiklerinde gizliydi. Ne çok saçma sapan bir arcade yapısı vardı ne de insanı yoran ağır bir simülasyondu. Tam ikisinin ortasında, her oyuncuya hitap eden kusursuz bir denge tutturulmuştu. Topun ağırlığını hissetmek, ara pasların o yağ gibi akıcı gidişi ve ceza sahası dışından çekilen şutların yaşattığı tatmin duygusu gerçekten bir başkaydı.

Özellikle oyuna o yıl eklenen "Player ID" özelliği sayesinde Cristiano Ronaldo’nun o kendine has koşuşu veya Messi'nin topu ayağına yapıştırarak gidişi o kadar gerçekçiydi ki topu ayağınıza aldığınızda dev bir yıldızı kontrol ettiğinizi sonuna kadar hissediyordunuz.

Lisanslar ve master lig

Bunun yanında oyunun sunduğu o muazzam atmosfer ve lisanslı modlar bizi oyunun içine çeken en önemli detaylardandı. Ekrandaki o meşhur yıldızlı topu görmek ve Şampiyonlar Ligi müziğinin o görkemli girişiyle maça başlamak, hepimiz için tüyleri diken diken eden bir deneyimlerdendi. O dönem hem PES hem FIFA tarafında özellikle Avrupa kupaları için ciddi bir lisans rekabeti vardı ve PES uzun süre FIFA'ya lisansları kaptırmamıştı.

Kendi efsane kadromuzu kurduğumuz, kimsenin tanımadığı genç yetenekleri keşfedip dünya yıldızına dönüştürdüğümüz Master Lig serüvenleri de uykusuz gecelerimizin en büyük sorumlusuydu. O dönem FIFA'nın en çok eleştirilen noktası yetersiz ara sahneleriydi. PES ise Master Lig'de onlarca ara sahne ile oyunu daha da gerçekçi kılıyordu.

Kafe rekabetlerinin öncüsü

Tabii ki işin sosyalleşme boyutunu da es geçemeyiz. PES 2013 bizim için sadece bir CD veya dijital dosya değil, aynı zamanda arkadaşlarımızla bir araya gelme bahanemizdi. Mahalledeki kafelerde düzenlenen o bol çekişmeli maçlar, 90. dakikada atılan efsanevi goller sonrası yapılan abartılı sevinçler ve kaybedenin masanın hesabını ödediği o tatlı iddialar bu oyunu unutulmaz kıldı.

Yan yana oturup aynı ekrana bakarken atılan her çalımda veya kaçan her mutlak golde kafede yükselen sesler, PES 2013'ün bize sunduğu en güzel anılardan biriydi. O yıllarda futbol sadece yeşil sahada değil, elimizdeki o plastik kolların ucunda da oynanıyordu ve oyuna hükmettiğimizi gerçek anlamda hissedebiliyorduk.

Menü müziklerine de değinmeden olmaz

Müziklerden bahsetmeden bu konuyu kapatmak oyuna ve o yıllara büyük bir haksızlık olur. Menüde gezinirken arka planda aniden çalmaya başlayan Michel Teló'nun efsaneleşmiş "Ai Se Eu Te Pego" şarkısı, oyuna her girdiğimizde bizi inanılmaz sıcak bir enerjiyle karşılıyordu.

Kadro dizilişini ayarlarken ya da taktik ekranında kara kara düşünürken mırıldandığımız o Latin esintili şarkılar, PES 2013 deneyiminin ayrılmaz bir parçası hâline gelmişti. Öyle ya; bazı video oyunlarının müzikleri, o oyunun iyi veya kötü olmasından bağımsız aklımızdan çıkmamasını sağlıyor. PES 2013 de öyleydi işte. Bu detayların her biri birleştiğinde, yıllar geçse de hafızamızdan silemediğimiz ve "keşke o günlere dönsek" dediğimiz o eşsiz oyun orada ve bugün bile on binlerce kişi tarafından oynanmaya devam ediyor.

YORUMLAR

(0)
Yorumunuz minimum 30 karakter olmalıdır. (0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!