Tümü Webekno

Kategoriler

Hakkımızda Yazarlar Ödüllerimiz Künye Gizlilik İletişim
  1. Webtekno
  2. Bilim Haberleri

Fizik Tarihinde Çığır Açan Gelişme: Güneş Işığından İlk Kez Kuantum Dolanıklığı Elde Edildi!

Webtekno'yu Google'a ekleyin

Siber saldırıların karmaşıklaştığı ve klasik şifrelerin yetersiz kalabileceği bir geleceğe doğru ilerliyoruz. Bilim insanları ise güvenliği matematikte değil doğada arayarak, doğrudan güneş ışığıyla çalışan ve sızılması fiziksel olarak imkânsız bir kuantum iletişim yöntemi geliştirdi.

Fizik Tarihinde Çığır Açan Gelişme: Güneş Işığından İlk Kez Kuantum Dolanıklığı Elde Edildi!

Hepimiz biliyoruz: İnternet dünyasında işler her geçen gün daha güvenliksiz ve daha tehlikeli bir hâl alıyor. Şifre sızıntıları, ele geçirilen hesaplar ve giderek daha sofistike hâle gelen siber saldırılar derken dijital dünyada güvende kalmak her zamankinden daha zor.

“Çok sağlam bir şifrem var, bana bir şey olmaz.” düşüncesi artık geride kaldı. Çünkü teknoloji geliştikçe siber tehditler de değişiyor. Özellikle kuantum bilgisayarların gelişimi, bugün güvenli kabul ettiğimiz şifreleme yöntemlerini gelecekte tehdit edebilecek bir potansiyele sahip.

Bilim İnsanlarından Siber Korsanlara Dev Çalım

Tam da bu büyük güvenlik endişesinin ortasında Ottawa Üniversitesi ve Max Planck Enstitüsü araştırmacıları devreye girdi. Amaçları; kuantum teknolojisinden faydalanarak siber saldırılara karşı çok daha güçlü ve güvenli bir iletişim altyapısı kurmaktı. Başardılar. Üstelik bunu devasa miktarda elektrik tüketen pahalı sistemler yerine, her gün tepemizde parıldayan** güneş ışığını **kullanarak yaptılar.

Kuantum Güvenlik Tam Olarak Nedir?

images

Geleneksel internette verilerimiz kablolardan bir yerden bir yere kargo paketi gibi taşınır. Kötü niyetli biri hatta sızıp bu paketi yolda gizlice kopyalayabilir ve bizim ruhumuz bile duymaz. Günümüzün en geçilmez sanılan matematiksel şifrelerini, gelecekteki süper güçlü bilgisayarların saniyeler içinde çözebilecek olması da cabası.

Şimdi bir de kuantum dünyasına bakalım. Orada güvenlik, gücünü matematiğin zorluğundan değil, doğrudan fizik kanunlarından alır. Bilim insanları iki küçük ışık taneciğini diğer bir ifadeyle fotonu özel süreçlerle etkileşime sokup birbirine görünmez bir bağla kilitler. Buna fiziğin diliyle kuantum dolanıklığı denir. Bunu yaparlar çünkü; fizikteki bu özel bağ sayesinde şifre bilgisi kablolardan hiç geçmeden iki tarafta aynı anda oluşur. Biri bu veriye gizlice bakmaya çalıştığı an ışık taneciğinin yapısı anında bozularak siber korsanı suçüstü yakalatır!

Lazer Zorunluluğu Tarihe mi Karışıyor?

Bugüne kadar bu kırılamaz güvenlik ağını kurmak için hep devasa, pahalı ve yüksek miktarda elektrik harcayan lazer sistemleri gerekiyordu. Bilim dünyasında *"Lazer olmadan bu iş asla olmaz" *düşüncesi hakim bir tabuydu.

Çünkü lazerler tek bir renkte, aynı hizada ve müthiş bir düzen içinde hareket eden ışık üretir. Güneş ışığı ise farklı renklerden oluşan, her yöne rastgele dağılan ve fiziksel olarak "düzensiz" kabul edilen bir yapıya sahiptir. Yıllarca bu düzensiz yapının kuantum süreçlerini tetikleyemeyeceği düşünülüyordu.

Güneşin Düzensiz Işığı Nasıl Kullanıldı?

Ta ki bu çalışmaya kadar... Bilim insanları, güneş ışığının bu dağınık ve kaotik yapısını aşmak için ışığın rengine veya yayılma yönüne değil, polarizasyonuna yani titreşim yönüne odaklandılar.

Pencere büyüklüğündeki özel bir mercekle topladıkları güneş ışığını, bir saç teli inceliğindeki optik kabloya sıkıştırıp özel bir kristale yönlendirdiler. Sonuç şaşırtıcıydı: Düzensiz güneş ışığı, renk ve yön farklılıklarına rağmen ideal kuantum durumuyla %94 uyumlu kırılamaz güvenlik tanecikleri üretti.

Gelecekte Neler Değişecek?

Bu keşif, kuantum teknolojilerini dev bütçeli laboratuvarların soğuk duvarları arasından çıkarıp günlük hayatımıza ve uzay çağına taşıyacak dev bir dönüm noktası olarak görülüyor.

Düşünün ki yörüngedeki uydular, uzay boşluğundaki sonsuz güneş ışığını doğrudan toplayıp yeryüzüne sızdırılamaz kuantum güvenlik anahtarları yağdırabiliyor! Üstelik bunu yapmak için uydulara tonlarca ağırlık katan soğutma sistemlerine ya da devasa elektrik güçlerine ihtiyaç duymuyor.

Tüm bunların ötesinde; bankacılık işlemlerimizden devlet düzeyindeki kritik veri transferlerimize kadar tüm bilgi akışı doğrudan fizik yasalarının zırhı altında korumaya alınabilir. Elektrik enerjisini yapay bir ışık kaynağına yani lazere dönüştürme zorunluluğu ortadan kalktığı için de hem doğayı yormayan hem de araya sızılması imkânsız olan bir "Kuantum İnternet" çağının kapısı aralanabilir.

YORUMLAR

(0)
Yorumunuz minimum 30 karakter olmalıdır. (0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!