2
0
0
0
0
Jüpiter'in ayları 1610'dan 2013'e dek çizdiği hareketler sinüs fonksiyonu şeklinde. Bu durum bize şunu sordurtuyor: Acaba doğa mı matematiksel, yoksa bizim beynimiz mi doğayı bu şekilde algılıyor?

Evreni anlama çabamız çoğunlukla matematiksel modeller ve simülasyonlarla keşfettiğimiz tuhaf, tutarlı örüntüler üzerinden gidiyor. Asal sayıların doğada karşılaştığımız önek ölçümlerinden, Dünya’nın çevresindeki garip dairelere; matematik olmadan evreni anlayamayacağımız kesin gibi görünüyor.

Acaba bizim beynimizi algılayış şeklimiz mi böyle yoksa doğanın kendisi mi matematiksel oranlara sahip? MinutePhysics çeşitli algoritmalarla doğada ne sıklıkta karşılaştığımızı açıklamış.

Örneğin Jüpiter’in aylarına göz atalım. 1610’da Galileo’nun bu konuda ilk defa gözlem yaptığı tarihten beri hareketlerini oranlayan bir Twitter hesabı 2013’te geleceği konumları gösteren grafiği yayınlamış. Jüpiter’in ayları tıpkı “Sinüs Fonksiyonu” gibi hareket ediyorlar. Tıpkı dünyamızdaki topların hareket ettiği prensiple hareket edebilirler mi?

Bu herşeyin matematiksel olarak açıklanabileceğinin bir kanıtı mı yoksa tam tersi mi? Aslında matematik de birçok eksikliklere sahip. Zaman zaman bilim, krizler geçiriyor ve kendini yeniliyor.

Kuantum seviyesindeki olaylar için her ne kadar matematiksel modeller üretilse de bunların tamamını açıklayabilecek bir yasa mevcut değil. Ayrıca bildiğimiz türden matematik içinde yaşadığımız evreni tamamen açıklayamıyor olabilir. Yeni bir matematik geliştirmemiz gerekebilir.

MinutePysics’te Henry “Kuantum olgularında aynı tahmini veren üç farklı açıklama modeli var. Ancak hiçbiri kesin ve tam doğru sonucu vermiyor” diyor. Bilgimizin sınırları genişledikçe, neyi bilmediğimizi daha iyi anlıyoruz. Sonuç olarak; belki bugün bildiğimiz matematik yeterli değil ancak, ümidimizi kesmeden insanlık olarak bilimsel çalışmaları daha da çok arttırmalıyız.

Kaynak : http://www.sciencealert.com/watch-jupiter-s-moons-make-actual-sine-waves
2
0
0
0
0
Emoji İle Tepki Ver
2
0
0
0
0