• Anasayfa
  • Yaşam
  • Seyahat Yasakları Neden Corona Virüsünün Önüne Geçemiyor?

Seyahat Yasakları Neden Corona Virüsünün Önüne Geçemiyor?

23
11
4
2
2
2019'un sonlarına doğru ortaya çıkan ve binlerce kişiye bulaşan Corona virüsü, neden seyahat yasaklarıyla engellenemiyor? National Geographic'te yer alan çarpıcı bir yazı, seyahat yasaklarının neden virüsün yayılmasının önüne geçemediğini gözler önüne seriyor.

İlk defa Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan Corona virüsü, aradan geçen 3 ayın ardından hâlâ yayılmaya devam ediyor. Çin hükümeti, virüsü belirli bir bölgeye hapsetmek ve yayılmasını önlemek için belirli bölgelerde seyahat yasakları uygulasa da salgının tam anlamıyla önüne geçemiyor. Bu yazımızdaysa seyahat yasaklarının neden virüsün önüne geçemediğine değineceğiz.

Sınır kapatmaları, geçmişte de tam olarak işe yaramıyordu:

National Geographic'te yer alan bir yazıda Georgetown Üniversitesi'nden Lawrence Gostin, Japonya kıyılarında karantinaya alınan İngiliz yolcu gemisi Diamond Princess’in işleyişinden şöyle bahsediyor:

İngiliz yolcu gemisi Diamond Princess, iki hafta boyunca Japonya kıyılarında karantinaya alındı ve bu süreçte yaklaşık 3700 yolcu ile mürettebat, 2019-nCoV virüsü için dev bir kuluçka makinesinin içine yerleştirildi. 4 Şubat’ta kontrol altında tutulabilecek 10 enfeksiyon ile başlayan şey, gemideki herkesin inmesine izin verildiği çarşamba gününe kadar 600’den fazla vakaya dönüşmüştü. Bu noktada Gostin’e göre yapılması gereken şey, yolcuların ve mürettebatın gemiden çıkarılması ve tecrit veya tıbbi karantina altına alınmasıydı.

Diamond Princess

Yüzyıllar boyunca kamu görevlileri, ister son on yılda olsun ister 1800’lerde, gerek kolera gerek Ebola vakalarında yolcuları taradı ve onları karantina altına aldı. Tarihe baktığımızdaysa uygunsuz veya düzensiz bir şekilde uygulanan bu kontrol yöntemlerinin, bulaşıcı hastalığın yayılmasının önüne geçemediğini görüyoruz.

Sınır kapatmaları, 1918 ve 1919'da İspanyol Gribi döneminde bazı tarım köylerini korudu ancak Portekiz gibi ülkelerin de sağlık olanaklarına ulaşabilmesini engelledi. O zamanlar insanlar, hastalıkların insan popülasyonları arasında nasıl hareket ettiğini tam olarak kavrayamamışlardı ancak aynı salgın kuralı, günümüz modern salgınlarında da geçerli: Ne yaparsanız yapın, sınırlar sızdırıyor.

Wuhan’ı kapatmak işe yaradı mı?

Wuhan

Virüsler doğası gereği gizli ve sinsi davranır; tıpkı COVID-19’da olduğu gibi. Cuma günü yayınlanan verilere göre salgın, şimdiye dek 76.775 kişiyi enfekte etti ve 2.248 kişiyi öldürdü. Erken kanıtlar, yeni Corona virüsünün hafif veya şiddetli vakalarda semptomları ortaya çıkarmak için yaklaşık 5 gün beklediğini gösteriyor. İşin en can alıcı noktasına gelecek olursak virüs, daha semptomları göstermeden önceki bu 5 günlük sürede bulaşabiliyor.

2019-nCoV yalnızca akciğerde değil, aynı zamanda üst solunum yolunda da kendini gösteriyor; yani burun ve boğaz. Çarşamba günü Science dergisinde yayınlanan bir çalışma, yeni Corona virüsünün insan hücrelerine girme eğiliminin diğer Corona virüslerinden 10 ila 20 kat daha fazla olduğu bildiriliyor. Bu da yeni tür virüsün öksürük veya hapşırma yoluyla kolayca bulaşabileceğini, yani henüz semptomlar ortaya çıkmadan neden kolayca yayılabileceğini gösteriyor.

Northeastern Üniversitesi'nde görev yapan Matteo Chinazzi, Çin’in içinde ve dışında 2019-nCoV seyahat yasaklarının etkinliğini değerlendirmek için bir yol geliştirdi. Sonuçların oldukça karışık olduğu bu yönteme göre Çin’in Wuhan kısıtlaması büyük olasılıkla çok geç geldi; model, yeni tür virüsün karantina tarihi olan 23 Ocak’a kadar diğer büyük Çin şehirlerinde zaten dayanak noktası oluşturduğunu ortaya koyuyor. Bununla birlikte tahminler, salgının neden Japonya ve Kore gibi belirli yerlerde gelişmeye devam ettiğini de açıklıyor.

Corona virüsü karantina

Wuhan kısıtlaması, iletim oranlarını düşürmektense bu iki ülke için virüsün yayılma riskini artırdı. Wuhan ve Hubei’den seyahat edenler engellenirken, Çin anakarasının diğer bölgelerinden ziyaretçiler hâlâ bu ülkelere giriş yapabiliyorlar. Bu da Wuhan kısıtlamasının, salgının küresel ilerleyişini sadece üç ila beş gün geciktirdiğini gösteriyor ki bu tür salgınlarda bu süreler oldukça önemsizdir.

Journal of Emergency Management’ın son sayısında Nicole Erret ve iki meslektaşı, Ebola ve SARS için uygulanan seyahat kısıtlamalarını inceledi ve çoğunun sadece kısa vadede etkili olduğunu bildirdi. İnfluenza için yapılan benzer araştırmalar, seyahat yasaklarının salgınların yayılmasını bir haftadan iki aya kadar geciktirdiğini ancak hastalığın genel etkisini sadece %3 oranında düşürdüğünü gösterdi.

Havaalanlarında yapılan taramalar etkili oluyor mu?

Corona havaalanı

Hareket halindeki insanlar arasında hastalığı tespit etme yöntemlerinin çok da kusursuz olmadığını söyleyebiliriz. Örneğin havaalanlarında kullanılan ateş ölçerler, yalnızca %70 oranında etkilidir. Yani, vücut ısısı yükselen her dört kişiden biri fark edilmiyor. Bulaşıcı hastalık uzmanı Jamie Lloyd-Smith, bu tür taramaların tamamen etkili bir güvenlik duvarı olmadığını söylüyor.

Lloyd-Smith ve diğer matematikçiler; SARS, MERS, influenza ve Ebola salgınları sırasında kullanılan gezgin tarama programlarının performansını sistematik olarak ölçen bir model oluşturdu. Geçmiş salgınlarda da insanların risklere maruz kalmak hakkında pek de dürüst olmadıklarını söyleyen uzman, her dört yolcudan yalnızca birinin dürüstçe tam olarak maruz kaldığı riski bildirdiğini söylüyor.

Corona virüsü ateş

Tüm bu değişkenler ve modellemeler dikkate alındığında gelişmiş taramalar, en iyi ihtimalle %50 ve en kötü ihtimalle %20 oranında enfekte olmuş hastaları yakalayabiliyor. Virüsün çok iyi gizlenmesi de hastaların temelde tespit edilmesini bir hayli zorlaştırıyor. Bu noktada epidemiyolog Samuel Clifford, bu tür taramaları kullanarak enfekte olmuş gezginlerin sadece %45’ini tespit edebileceklerini, geri kalanların ise ülkeye giriş yapacağını söylüyor.

Elbette bu oranlar; ABD, Japonya, Singapur veya Avrupa ülkeleri gibi oldukça gelişmiş tarama sistemlerini kullanan ülkeler için geçerli. Bu model, düşük hastalık izleme kapasitesi olan ülkelerde vakaların %89’a kadar fark edilemeyeceğini öngörüyor.

Diamond Princess yolcu gemisinin yanı sıra Güney Kore, şu anda Çin dışında en fazla vakanın görüldüğü ülke durumunda. Gerçek bir risk olduğunu söyleyen Lipstitch, diğer ülkelerde devam eden bir iletim olduğunu, tespit edilmeden kalırsa da daha fazla vakaya yol açacağını söylüyor.

Kaynak : https://www.nationalgeographic.com/science/2020/02/why-travel-restrictions-are-not-stopping-coronavirus-covid-19/
23
11
4
2
2
Emoji İle Tepki Ver
23
11
4
2
2