13
3
0
0
0
İnsan vücuduna dışarıdan baktığımızda kollar, bacaklar, gözler, kısacası tüm organlarımız birbirleriyle simetrik ve uyumlular. Fakat iç organlarımızda aynı durum söz konusu değil. Şimdi bunun sebebine bir bakalım.

İnsan vücudunun bir yarısı, diğer yarısıyla tıpatıp aynı gibi görünür fakat iç organlarımız için aynı şeyi söyleyemeyiz. Örneğin kalp, karaciğer, mide hem şekli hem de bulundukları konum gereği asimetriktirler. Bu durum yalnızca insanlar için değil, tüm omurgalı canlılar için geçerlidir.

Araştırmalara baktığımızda omurgalı canlılarda, örneğin balıklarda ve farelerde iç organların yönünün benzer bir gen tarafından kontrol edildiğini, bu genin kodladığı proteinlerin, organların konumunu belirlediğini gösteriyor. Proteinlerin yapısı, belirleyen bir genin DNA diziliminin oluşturduğu koda göre şekillenir. Buna genin proteini kodlaması denir.

Erken döneminde simetrik bir yapıda bulunan embriyo, yaklaşık 8 günlük evresinde hayli basit bir yapıda olur. Sağ-sol ekseninden oluşan ve orta hattaki çukur şeklinde ‘nod’ adı verilen yapı, organların asimetrik yapıda gelişmesine sebep olan mekanizmaların merkezinde yer alır. Nod üzerindeki tüysü yapılar, saat yönündeki hareketleri sebebiyle hücre arası sıvının belirli bir yöne doğru salgılanmasına (nodal akış) sebep olur. Nodal akışın sabit bir yönde daha güçlü olmasının sebebi ise ilgili genin gerçekleştirdiği protein üretiminin, nod yapısının her iki yönünde de aynı ‘olmamasıdır’. 

13
3
0
0
0
Emoji İle Tepki Ver
13
3
0
0
0