Adını Zuckerberg’den Daha İyi Bilmemiz Gereken Bir Dâhi: İnternetin Öz Oğlu Aaron Swartz

344
12
12
9
2
Günümüzde sosyal medya ve paylaşım siteleriyle bilgiye kolayca ulaşabiliyorsak, bunda Mark Zuckerberg, Jack Dorsey gibi internet dâhilerinin payı oldukça büyük. Bunlar bildiğimiz isimler. Bir de doğrudan "İnternetin Oğlu" olarak anılan Aaron Swartz var.

Hayatımızı daha eğlenceli bir yer haline getiren sosyal medya ve paylaşım siteleri, aslında perde arkalarında oldukça ilginç hikâyeler barındırıyor. Hepimiz daha önce Mark Zuckerberg’ün Facebook’u kurma hikâyesini duymuşuzdur. Peki Facebook gibi çeşitli coğrafyalardan milyonlarca insanı birbirine bağlayan bir diğer site Reddit’in kurucusu Aaron Swartz’ın hikâyesini duymuş muydunuz? 

1986 yılında Chicago’da dünyaya gelen Aaron Swartz, 3 çocuklu bir ailenin en büyük çocuğuydu. Kardeşleriyle birlikte oldukça hareketli bir çocukluk dönemi geçiren Swartz’ın üstün öğrenme yeteneği herkesi şaşırtıyordu. Henüz 3 yaşındayken, televizyondaki altyazılar ile okumayı öğrenen Swartz, ne kadar zeki olduğunu o yıllarda göstermişti.

Daha çocukken yazılımların bir sınırı olmadığını söylüyordu:

Swartz’ın babası yazılımcıydı. İleride “İnternetin öz evladı” olarak anılacak Swartz, bilgisayarlarla bu sayede tanıştı. 2 - 3 yaşındayken babasının evdeki bilgisayarıyla başlayan bu serüven, kardeşi Ben ile birlikte programlamaya başlamalarıyla devam etti. Ben, programlamayla yapılabilecek her şeyin yapıldığını düşünürken; Swartz ise programlamanın bir sınırının olmadığını söylüyordu.

12 yaşındayken Vikipedi'den önce kurduğu internet ansikplopedisi The Info Network, hayatının ilk dönüm noktası oldu:

Aslında The Info Network, Vikipedi ile aynı mantıkta çalışıyordu. Fakat o sıralar Vikipedi diye bir internet sitesi daha yoktu. Yani bugün dünyanın en büyük çevrimiçi ansiklopedi sitesi olan Vikipedi’nin fikrini Swartz, henüz 12 yaşındayken üretmişti.

Swartz’ın kurduğu internet sitesi kısa sürede birçok kişinin bilgi paylaşımı yaptığı bir platform haline geldi. Sitenin başarısı, otoritelerin de ilgisini çekmişti. Nitekim aynı yıl içinde Swartz, The Info Network sitesiyle ArsDigita ödülünü kazandı. Cambrigde’de düzenlenen törende ödülünü aldıktan sonra, çevrimiçi programlama ekipleriyle birlikte çalışmaya başladı. İnternet üzerinden, diğer programcılarla yazılım geliştiriyordu.

İnternet dünyasında henüz önemsiz gibi görünen bir sistem vardı: RSS. Küçük Aeron, bu servisle ekiplere dışardan destek verirken tanıştı. Swartz, RSS mantığından çok etkilendi ve hemen bu sistem üzerine çalışan kişilerin kayıtlı olduğu e-posta listesine kaydoldu.

Geliştiricilere yazılım desteği sağlayan Swartz, yazdığı kodlarla bir anda ekibin en önemli çalışanı haline gelmişti.

1 yıllık iş arkadaşının 14 yaşında olduğunu öğrenmek:

Ekipteki diğer üyeler bir gün Swartz ile tanışmak istediklerini söyleyip onu yüz yüze görüşmeye davet ettiklerinde çok ilginç bir yanıt aldılar:

"Annemin izin vereceğini sanmıyorum. 14 yaşıma yeni girdim.”

Ekipteki çalışanlar 1 yıldır beraber çalıştıkları yazılımcının 14 yaşında olduğunu öğrenince büyük şok yaşamışlardı. Ekip çalışanları, bu ilginç durum sonrası Swartz’ı daha da merak ettiler ve ailesiyle iletişime geçerek onu San Francisco’ya çağırdılar. Swartz, böylece internet sektörüne resmen giriş yapmış oldu.

Swartz, çalışmalarına ara vermeden devam ediyordu. 15 yaşında IEEE dergisinde yayınlanan bir makale kaleme aldı. Aynı dönemlerde telif haklarının paylaşımını yaygınlaştırmak için kurulan Creative Commons modelinin geliştirilmesi çalışmalarına da katılmıştı. Blog sayfasında da sürekli dediği gibi Swartz’ın amacı, dünyayı daha iyi bir yer aline getirmekti.

Böyle bir çocuğun mühendislik falan okuyacağını düşündüyseniz, yanıldız:

Liseyi tamamladıktan sonra Swartz’ın bir sonraki durağı Stanford Üniversitesi oldu. Toplumu ve insanları daha iyi anlamak istediği için sosyoloji bölümünü tercih eden Swartz, okuldan istediklerini alamadı ve daha 1. sınıftayken okulu bıraktı. Tam da o dönemde hayatının dönüm noktalarından biri olan bir iş teklifi aldı.

Paul Graham’ın yönettiği Y Combinator isimli girişim şirketinden gelen bu teklif, Swartz’ın hayli ilgisini çekti. Paul Graham ile kurmak istediği site fikrini paylaşan Swartz, onay aldı ve “infogami” isimli internet sitesini kurdu. Bu internet sitesi, insanların istediği tarzda internet siteleri oluşturabilmesine olanak tanıyordu.

Fakat bu proje, istenen kullanıcı sayısına erişemedi. O dönem “infogami” gibi yardıma ihtiyaç duyan başka bir Y Combinator projesi olan “reddit” ile internet sitesini birleştiren Swartz, hayatının en önemli girişimlerinden birine imza atmıştı. Bu sayede Swartz, Steve Huffman ve Alexis Ohanian ile birlikte bugün dünyanın en büyük paylaşım sitelerinden biri olan Reddit’in 3 kurucusundan biri oldu.

Reddit, tüm dünyadan birçok kullanıcının ilgisini çekti ve her geçen gün daha da büyüyen bir platform haline geldi. Bu hızlı büyüme, yatırımcıların da dikkatini çekmişti. 2006 yılının Ekim ayında Reddit, Wired tarafından satın alındı ve Swartz bir anda zengin oldu. Fakat Swartz’ın hedefi bu değildi. O, dünyayı daha güzel bir yer yapma hedefine ulaşmak için sonuna kadar çalışmakta kararlıydı.

İnsanlığın bilgiye ücretsiz olarak erişebilmesi için mücadele etmeye başladı. FBI'ın hedefine oldu:

ABD mahkemelerinde görülen dava dosyalarının dijital versiyonları, sayfa başına 10 cent alınarak satılıyordu. Hayatı boyunca bilgiye erişimin ücretsiz olması gerektiğini savunan Swartz, PACER adı verilen bu dijital belge sistemindeki bir açıktan yararlanarak milyonlarca dökümanı indirip, halkın kullanımına sundu.

Bahsi geçen dökümanların yasalara göre halka açık olması gerektiğinden dolayı bu eylem sebebiyle ceza almadı. Nitekim FBI’ın potansiyel tehdit listesine girmekten kurtulamamıştı. FBI, Swartz’ı sürekli takibe aldı.

Adli belgelerden sonra yeni hedefinde, bilimsel araştırmaların da ücretsiz olarak paylaşılması vardı. Bu kez MIT'nin veri tabanına girdi:

ABD ve Avrupa da bilimsel araştırmalar, diğer araştırmacılara parayla satılıyor. Swartz, bilim insanlarının bilimsel kaynaklara ücretsiz olarak erişmesini istiyordu. Dünyanın en gelişmiş teknik üniversitelerinden olan MIT'nin sunduğu JSTORE ise bilim ticaretinin başında geliyordu. Bir bilim insnanı olduğunuzu ve bilgiye cebinizden ücret vererek ulaştığınızı hayal edin. 

Swartz, JSTORE'dan parasını verdiği makaleleri indirmeye başladı. İndirdiği makaleleri internet ortamında ücretsiz şekilde yayınladı. MIT çalışanları Swartz’ın yazdığı kodu fark etti ve onun uzaktan erişimini sonlandırdılar. 

Bu kez MIT’nin bilimsel araştırmaları depolandığı sunuculara sızdı ve makaleleri indirmeye devam etti.

Yaklaşık 4 milyon makaleyi ücretsiz şekilde halkın kullanımına sunan Swartz, bir süre sonra suçüstü yakalandı:

Swartz hakkında bilgisayar korsanlığı ve yasadışı dosya indirme suçlamalarından 13 ayrı dava açıldı. MIT sunucularının olduğu odada güvenlik kamerası vardı. Mahkeme delilleri inceledi ve Swartz’ın tutuklanmasına karar verdi. Daha sonra mahkeme ile yapılan bir anlaşma ile Swartz, kefaret ödeyerek serbest kaldı.

İnternet sitelerinin kaderini değiştirdi:

Dünyayı daha iyi bir yer haline getirme hedefine hâlâ sıkı sıkıya bağlıydı. Hedefini gerçekleştirmek adına aktivist yönünü ortaya çıkardı. O dönemde ABD’de SOPA (Stop Online Piracy Act – Çevrimiçi Korsanlığı Durdur) isimli bir yasa büyük tartışma yaratmıştı. Eğer yasa kabul edilirse, ABD hükümeti istediği internet sitesine erişim yasağı getirebilecekti.

Elbette bu yasa, Swartz’ın ilkeleriyle uyuşmuyordu. SOPA yasasına karşı olduğunu açıkladı ve bu yasaya karşı bir kampanya yürüttü. Düzenlediği toplantılar ve yaptığı konuşmalarla 300.000 imza toplayıp SOPA yasasının kabul edilmesinin önüne geçen Swartz, ABD için internetin kaderini değiştirmişti. Bu karar neredeyse bütün dünya için emsal oldu.

Ne yazık ki Swartz’ın hayatının en kötü dönemi başlamak üzereydi

Siyasi faaliyetlerine etkin olarak devam eden Swartz’ın mahkemesi de hâlâ sürmekteydi. Hatta o dönem Vikipedi ve Reddit, Swartz’a destek olmak için sitelerini karartma kararı almıştı. Fakat ne yazık ki mahkemeler beklendiği gibi sonuçlanmadı ve Swartz, 35 yıl hapis cezasıyla birlikte 1 milyon dolar para cezasına çarptırıldı.

FBI’ın yoğun takibiyle başlayan depresyon süreci, mahkemeden gelen haberle içinden çıkılmaz bir hâl aldı. Yoğun baskılara dayanamayıp depresyona yenik düşen Swartz, 11 Ocak 2013’te daha 26 yaşındayken intihar etti.

Swartz’ın hayatını konu alan BBC yapımı "İnternetin Öz Evladı" isimli belgeseli izleyerek, onu daha yakından tanıyabilirsiniz.

Kısa hayatı boyunca tüm insanlığın bilgiye kolayca ve ücretsiz şekilde erişebilmesi için mücadele eden Aaron Swartz’ı saygıyla anıyoruz.

344
12
12
9
2
Emoji İle Tepki Ver
344
12
12
9
2