Netflix Türkiye'nin En İyi 10 Listesinde Zirvede Yer Alan Film, Tartışma Yarattı

59
11
8
5
3
Geçtiğimiz hafta Avrupa'nın birçok ülkesinde Netflix'in En İyi 10 listesinde ilk sırada yer alan The Last Days of American Crime filmi tartışma yarattı. Bir soygun filmi olan The Last Days of American Crime'ın baştan aşağı klişelerle dolu ve platformdaki en kötü filmlerden biri olduğunu düşünenler var.

Rick Remender ve Greg Tocchini tarafından yazılan bir roman, bugünlerde önemli bir tartışma başlatmış gibi görünüyor. Tartışmanın nedeni romandan ziyade, romandan uyarlanan ve Netflix'te yayınlanan bir film. Romanla aynı adı taşıyan 'The Last Days of American Crime' filmi, distopik bir mekândaki bir soygun hikâyesini anlatıyor. Film, birçok Avrupa ülkesinde geçen hafta Netflix'in En İyi 10 listesinde birinci sırada yer aldı. Bununla birlikte, herkes filmin bu popülerliğine aynı gözle bakmıyor. 

Forbes'ta bir yazı kaleme alan Sheena Scott, filmin Netflix'te yayınlanan en kötü filmlerden biri olduğunu düşünüyor. Edgar Ramirez, Anna Brewster ve Michael Pitt'in baş rollerinde olduğu, Olivier Megaton'un yönettiği bu 149 dakikalık filmi 'işkence' olarak nitelendiren Scott, filmin hikâyesini anlattığında bunu Tom Cruise'un baş rolünde yer aldığı Minority Report'a (Azınlık Raporu) benzetenlere, The Last Days of American Crime izlemektense Minority Report'u tekrar izlemelerini tavsiye etti.

Yazara göre klişelerle dolu bir film

The Last Days of American Crime

Bir soygun filmi olan The Last Days of American Crime, ABD'nin Kanada sınırında bulunan gelecekteki bir kentte geçiyor. Bu distopik gelecekte ABD hükümeti suçlularla mücadelede yeni bir silah buluyor: American Peace Initiative (Amerikan Barış Girişimi) adı verilen ülke çapındaki bir radyo sinyali, yasa dışı bir şey yaptığını düşünen herhangi birinin beyninde kısa devre yaratarak onu engelliyor. Üç suçlu, bir soygun yapıp 'özgürlükler diyarı' olarak bilinen Kanada'ya kaçmak istiyor.

Scott'a göre film, soygun türünün tüm klişelerini o kadar tekrar ediyor ki, ilk başta bunun bir soygun filmi parodisi olduğunu zannediyorsunuz. Yazara bakılırsa filmde soygun türünün tüm özellikleri bulunuyor: acı çekiyor gibi görünen bir ana karakter son bir soygunun içine çekilir, bu adam bir 'femme fatale'nin (öldüren cazibe) aşkına kapılır ve güvenilmez ve dönek bir partner soygundan sonra bir tür şaşırtmacaya neden olarak ana karakterin başarısına ya da çöküşüne neden olur.

The Last Days of American Crime

Filmin hikâyesinde çok sayıda boşluk olduğunu savunan Scott, her şeyin açıklanmadan kaldığını söylüyor. Yazara göre filmdeki tüm alt hikâyeler, seyircinin dikkatinin ana hikâyeden başka bir yöne çekilmesine neden oluyor. The Last Days of American Crime şu anda Fransa, Almanya, İtalya ve İsveç gibi ülkelerde birinci sırada yer alıyor. Film Netflix Türkiye'nin Top 10 listesinde de birinci sırada yer alıyor. Peki, sizin bu filme dair düşünceleriniz nelerdir? Yazar bu konuda haklı mı, yoksa biraz fazla mı abartıyor?

Kaynak : https://www.forbes.com/sites/sheenascott/2020/06/07/the-last-days-of-american-crime-a-convoluted-heist-movie-at-the-top-of-the-netflix-charts-in-europe/#6c47ee31262f
59
11
8
5
3
Emoji İle Tepki Ver
59
11
8
5
3