Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı Direktörü, Türk Eğitim Sistemini Övdü

247
28
21
11
4
PISA adlı uluslararası öğrenci değerlendirme programının direktörü olan Andreas Scleicher, "Türkiye, son on yılda sadece eğitime daha fazla öğrenci kaydetmekle kalmayıp, aynı zamanda bu öğrencilerin öğrenme neticelerini de artırmakta iyi bir ilerleme kaydetti" dedi.

Koronavirüs pandemisi döneminde en önemli konulardan biri eğitim ve eğitimde fırsat eşitliği olmuştu. Uzaktan eğitim, sınav tarihleri, yeni okul yılının başlangıcı gibi konular son dönemde sık sık gündeme geliyordu.

PISA Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı Direktörü Andreas Schleicher, hem bu konuda açıklamalar yaptı hem de Türk eğitim sisteminin durumunu değerlendirdi. Direktöre göre son 10 yılda Türk eğitim sisteminde olumlu göstergeler var.

"Eğitim sistemleri COVID-19'a hazır değildi"

eğitim

Anadolu Ajansı’na konuşan Schleicher, COVID-19 salgını ile birlikte eğitimde fırsat eşitliği konusunda yaşanan sıkıntıların ortaya çıktığını, imkanı olan ve ailelerinden destek alan öğrencilerin alternatif öğrenme kaynaklarına ulaşabildiğini, fırsatı olmayanların ise okulların kapanmasıyla eğitim fırsatından uzak kaldıklarını söyledi. 

COVID-19 salgınının, pek çok eğitim sisteminin dijital öğrenme fırsatlarına uygun olmadığı bir dönemde meydana geldiğini belirten Schleicher, durumla ilgili bilgiler de paylaştı. Buna göre OECD ülkelerinde 15 yaşındaki öğrencilerin üçte birinden fazlası, yeterli bilgi işlem kapasitesine sahip olmayan okullarda eğitim gördü.

15 yaşındaki öğrencilerin ortalamada yarısının etkili bir çevrimiçi öğrenme destek platformuna sahip olduğunu söyleyen direktör, “Öğrencilerin üçte ikisi, öğretmenlerin dijital cihazlara entegre olabilmek için gerekli teknik ve pedagojik becerilere sahip olduğu okullarda bulunuyor. Her 10 öğrenciden birinin evde çalışmak için bir yeri bile yok. Yani yapacak çok iş var. Bir bakıma, eğitimdeki teknoloji durumu okul sistemlerimizin düşünce halini yansıtır” ifadelerini kullandı.

Schleicher ayrıca mevcut eğitim sisteminin endüstriyel çalışma modelinden miras kaldığını ve hızlı hareket eden dünyada krizlere karşı çok yavaş olduğunu da ifade etti. Direktöre göre toplumsal değişimler, mevcut eğitim sistemlerinin yapısal kapasitesini büyük ölçüde aştı.

"Eğitim ilişkisel bir olgudur"

eğitim

Schleicher, kriz anlarındaki en büyük zorluk olarak öğretmen ve okul müdürlerini üstün politika ve uygulamalarına hazırlamak derken, “Bu gibi durumlarda, eğitimci ve yöneticilerin çıkarları ve alışkanlıkları etrafında inşa edilen kurumsal yapılara meydan okuyan yenilikçiler ve sosyal değişim konusunda samimi, politika yapımında yaratıcı ve etkili reformlar sağlamak için kazandıkları güveni kullanabilen yenilikçiler gerekiyor. Bu sadece binlerce çiçeğin açmasına izin vererek gerçekleşmez. Öğretmenlerin ve okulların yaratıcılığını ortaya çıkarabilecek ve değişim için kapasite oluşturabilecek, özenle hazırlanmış bir çalışma ortamı gerektirir” ifadesini kullandı. 

Teknolojinin eğitim imkanlarını artırabileceğini ve geliştirebileceğini söyleyen yönetici, yine de teknolojinin zayıf öğretimin yerini tutamayacağını söyledi.

Endüstriyel çağda insanların nasıl eğitilebileceğini öğrendiğimizi söyleyen direktör, öğretilmesi ve test edilmesi kolay olan şeylerin dijitalleştirilmesinin kolaylaştığı bir dünyada yaşadğımıza da dikkat çekti.

PISA direktörü Türkiye’den umutlu

eğitim

Hızlanma çağında insanları birinci sınıf yapan şeyler hakkında düşünülmesi gerektiğini söyleyen direktör, yeni yaşam boyu öğrenme-yeniden öğrenme yollarını bulmak ve yapay zekayla tamamlamak konusuna dikkat çekti. 

Okulların iş, empati ve vatandaşlık değerleri entegre olmasına yardımcı olmasının gerektiğini söyleyen direktör, “Bu okullar, öğrencilerin güçlü bir doğru ve yanlış duygusu geliştirmelerine, başkalarının bizim üzerimize koyduğu iddialara karşı duyarlılığa, bireysel ve kolektif eylem sınırlarını kavramasına yardımcı olmaları gerekir. İş yerinde makinelerin insanlardan aldığı görevler ne olursa olsun, sosyal ve sivil yaşama anlamlı katkıda bulunma bilgi ve becerilerin üzerindeki taleplerimiz artmaya devam edecektir. Türkiye, son on yılda sadece eğitime daha fazla öğrenci kaydetmekle kalmayıp, aynı zamanda bu öğrencilerin öğrenme neticelerini de arttırmakta iyi bir ilerleme kaydetti. Bu yüzden Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda daha fazla gelişme göstereceğini umuyorum” dedi.

Kaynak : https://www.aa.com.tr/tr/egitim/-pisa-direktoru-schleicher-den-turk-egitim-sistemine-ovgu-/1899414
247
28
21
11
4
Emoji İle Tepki Ver
247
28
21
11
4