Tümü Webekno

Kategoriler

Hakkımızda Yazarlar Ödüllerimiz Künye Gizlilik İletişim
  1. Webtekno
  2. Oyun

Çiftler Yıllardır Bekliyor: Valve, Portal 3'ü Neden Yapmıyor?

Valve'ın ikonik serilerinden Portal'ın yıllardır üçüncü oyunu bekleniyor ama Valve pek çok serisinde olduğu gibi Portal'da da üçüncü oyunu geliştirmedi. Peki bu kararın arkasında ne gibi nedenler yatıyor?

Çiftler Yıllardır Bekliyor: Valve, Portal 3'ü Neden Yapmıyor?

Oyun dünyasının en büyük gizemlerinden biri olan "Valve neden üçlemeleri sevmiyor?" sorusu, özellikle Portal serisi sevenlerin yıllardır uykusunu kaçırıyor. İlk iki oyunuyla aklımızı başımızdan alan, GLaDOS'un iğneleyici esprileri ve eşsiz bulmaca mekanikleriyle kalbimizde taht kuran bu serinin üçüncü oyunu âdeta yılan hikâyesine döndü.

Peki ama her şey bu kadar mükemmelken, milyonlarca oyuncu cüzdanlarını ekrana fırlatmaya hazırken Valve, Portal 3 projesini neden hayata geçirmiyor?

Valve ve meşhur "üç" fobisi

Valve şirketinin üçüncü oyunlarla olan imtihanı artık hepimizin bildiği bir internet efsanesi hâline geldi. Sadece Portal değil, Half-Life veya Left 4 Dead gibi devasa markaların da üçüncü oyunlarını hiçbir zaman göremedik. Şirket kültürü olarak Valve, sadece serinin devamı gelsin diye sıradan bir oyun geliştirmeyi tamamen reddediyor. Onlara göre yeni bir oyun çıkacaksa, oyun dünyasında teknolojik, mekaniksel veya anlamsal bir devrim yaratmalı.

Portal 2 o kadar kusursuz ve eksiksiz bir final yaptı ki hikâyeyi sadece para kazanmak uğruna zorlama bir şekilde uzatmak serinin devasa mirasına ciddi zarar verebilir. Kısacası şirket, efsaneyi tam zirvede bırakmayı tercih ediyor.

Steam'in inanılmaz başarısı

İşin bir de tamamen finansal ve stratejik boyutu var. Valve, bugün dünyanın tartışmasız en büyük dijital oyun mağazası olan Steam platformunun sahibi. Sadece Steam üzerinden satılan oyunlardan aldıkları komisyonlar bile şirkete her yıl milyarlarca dolar nakit kazandırıyor. Durum böyle olunca, yıllar sürecek, yüzlerce personelin çalışacağı, dev bütçeli ve yüksek riskli bir oyun geliştirme stresine girmek onlara pek cazip gelmiyor.

Bunun yerine geliştirici ekip; donanım üretmeye, sanal gerçeklik teknolojilerine veya Steam Deck gibi yenilikçi oyun cihazlarına odaklanmayı çok daha heyecan verici buluyor. Geleneksel oyun yapmak yerine platform yöneticiliği ve donanım üreticiliği yapmak, Valve'ın mevcut konfor alanını mükemmel bir şekilde dolduruyor.

Chell'in hikâyesi

Hikâye ve senaryo açısından baktığımızda da aslında her şeyin çoktan yerli yerine oturduğunu görebiliyoruz. İkinci oyunun o efsanevi sonunda ana karakterimiz Chell, Aperture Science tesislerinin o soğuk duvarlarından kurtulup özgürce yeryüzüne çıkmayı başardı. GLaDOS ile olan o karmaşık, düşmanca ama bir o kadar da saygı dolu ilişki, olabilecek en tatmin edici şekilde sonlandı.

Yazarlar ve bölüm tasarımcıları, bu kapalı laboratuvar ortamında anlatılabilecek en taze ve en iyi hikyeyi çoktan anlattılar. Yeni bir oyun yapmak demek, Chell'i mantıksız bir şekilde zorla tesise geri sokmak veya tamamen yeni bir karakterle aynı bulmaca dinamiklerini baştan kurmaya çalışmak anlamına geliyor. Yenilikçi olmayı seven Valve ekibi ise bu tür tekrarlara ve klişelere düşmekten hiç hoşlanmıyor.

Gelecekte bizi neler bekliyor?

Tüm bu acı gerçeklere rağmen umudumuzu tamamen çöpe mi atmalıyız? Aslında tam olarak değil. Valve zaman zaman oyunculara büyük sürprizler yapmayı seven, sağı solu belli olmayan bir şirket. Tıpkı Half-Life: Alyx ile yıllar sonra seriye sanal gerçeklik üzerinden muazzam bir dönüş yaptıkları gibi Portal evrenine de yepyeni ve çığır açan bir teknolojiyle geri dönebilirler ancak bunun bilgisayar başında klavye ve fareyle oynayacağımız geleneksel bir Portal 3 olmasını beklemek, şu anki şirket politikalarına göre bizi biraz hayal kırıklığına uğratabilir.

Şimdilik yapabileceğimiz en mantıklı şey, elimizdeki o iki kusursuz oyunun tadını tekrar tekrar çıkarmak ve topluluğun yarattığı harika haritalarla beyin jimnastiği yapmaya devam etmek...

YORUMLAR

(0)
Yorumunuz minimum 30 karakter olmalıdır. (0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!