Cebimizden ayırmadığımız, ince ve hafif akıllı telefonlarımızın ekranında dünyayı âdeta parmaklarımızın ucunda taşıyoruz. Peki ama işin en başına, dünyanın ilk ticari cep telefonu olan efsanevi Motorola DynaTAC 8000X modeline dönsek nasıl olurdu?
1983 yılında piyasaya sürüldüğünde tam bir teknolojik devrim olarak görülen bu cihaz, günümüzün standartlarına alıştığımız şu günlerde kulağa tam anlamıyla şaka gibi gelen özelliklere sahipti.
Tam bir "tuğla" taşıma deneyimi sunuyordu

Bugün cebimizde ağırlığını bile hissetmediğimiz zarif cihazlara kıyasla, ilk cep telefonu kullanıcısına âdeta bir ağırlık antrenmanı sunuyordu. Yaklaşık 800 gramlık devasa bir kütleye sahip olan Motorola DynaTAC 8000X, hem ağırlığı hem de kalınlığıyla gerçek bir tuğlayı andırıyordu.
Anteniyle birlikte neredeyse 33 santimetreyi bulan uzunluğuyla bırakın cebe sığmayı, elde taşımak bile epey zahmetli bir işti. O dönemde bu cihazı sokakta elinde tutarak yürümek büyük bir zenginlik ve prestij göstergesi sayılsa da bugünün insanına göre kolda kas yapmak için kullanılabilecek bir dambıldan farksızdı.
Şarj için saatlerce bekletiyordu

Şarjımızın yüzde yirmilere düşmesi bile bugün çoğumuzda ufak çaplı bir panik yaratıyor ancak DynaTAC 8000X'in batarya performansı günümüz standartları için tam bir komediydi. Bu devasa telefonun bataryasının tamamen dolması için tam tamına on saat boyunca prize bağlı kalması gerekiyordu.
İşin en şaşırtıcı tarafı ise bu kadar uzun süren bir beklemenin ardından kullanıcısına sunduğu kesintisiz konuşma süresinin sadece otuz dakika olmasıydı. Yani bütün gece telefonu şarj edip, ertesi gün sadece çok acil durumlarda kısa kısa konuşarak o süreyi idareli kullanmak zorundaydınız.
Servet değerinde fiyatı vardı

Yeni çıkan amiral gemisi akıllı telefonların fiyatlarından sık sık dert yanıyoruz fakat dünyanın ilk cep telefonunun piyasaya çıktığı 1983 yılındaki fiyat etiketini duyunca şikâyet etmekten anında vazgeçebilirsiniz. Bu cihazın o dönemki satış fiyatı tam 3.995 dolardı. Enflasyon oranlarını hesaba katıp bugünün parasına çevirdiğimizde bu rakam on binlerce dolarlık devasa bir meblağa denk geliyor.
Sadece yarım saat konuşabilmek ve cebinize sığmayan ağır bir plastik kütlesi taşımak için böyle bir meblağ ödemek, günümüz tüketicisi için kesinlikle akıl alır gibi bir durum değil.
Minyatür bir rehber kapasitesine sahipti

Binlerce fotoğraf, saatlerce video ve uçsuz bucaksız rehber kayıtları tuttuğumuz günümüzün akıllı asistanları nerede, dünyanın ilk cep telefonu nerede... Bu antika cihazın sunduğu maksimum telefon rehberi kapasitesi sadece otuz kişiyle sınırlıydı.
Cihazın üzerinde numaraları çevirmenizi sağlayan tuş takımı dışında dikkate değer hiçbir ekstra özellik bulunmuyordu. Mesajlaşma, yılan oyunu oynama, hesap makinesi ya da internete girme gibi kavramlar henüz hayal bile edilemiyorken, o sadece sokağın ortasında "Alo" diyebilmeniz için tasarlanmış, işlevi dar ama namı büyük bir efsaneydi...

