• Anasayfa
  • Yaşam
  • Kayıp Zamanın İzinde Kitapları Hangi Sırayla Okunur?

20. Yüzyıl Edebiyatının En Büyük Eserlerinden 'Kayıp Zamanın İzinde' Serisi Hangi Sırayla Okunur?

3
0
0
0
0
Marcel Proust tarafından kaleme alınan Kayıp Zamanın İzinde, aslında tek bir roman olmasına rağmen ilk yayımlandığı dönemde yedi cilt olarak basılmıştır. Bugün iki ciltlik versiyonları olsa bile orijinal çıkış sırasına göre okumak istiyorsanız gelin Kayıp Zamanın İzinde hangi sırayla okunur yakından bakalım ve kitabın okuyucuya sunduğu hikayeyi görelim.

À la recherche du temps perdu orijinal adıyla yayımlanan Kayıp Zamanın İzinde, Fransız yazar Marcel Proust tarafından kaleme alınan bir romandır. Yazarın, hayatının son günlerine kadar kaleme aldığı bu roman milyonlarca sözcükten ve binlerce sayfadan oluşuyor. Kayıp Zamanın İzinde, bugün tek cilt ve iki cilt olarak farklı versiyonlarda basılsa da bu eserin orijinali yedi cilt halinde basılmıştır ve bu nedenle belirli bir sırayla ilerlemektedir.

Eğer Kayıp Zamanın İzinde romanının yeni versiyonlarından birini okumayı tercih ediyorsanız hangi sırayla okunduğuna dair bir endişeniz olmaz. Ancak biraz klasik ilerlemek ve eseri yayımlandığı sıra ile okumak isterseniz ilk hangi kitapla başlayacağınızı bilmeli ve okuma sırasını buna göre belirlemelisiniz. Gelin Kayıp Zamanın İzinde hangi sırayla okunur yakından bakalım ve kitabın okuyucuya sunduğu hikayeyi görelim.

Başlamadan önce, Marcel Proust kimdir?

Marcel Proust

10 Temmuz 1871 tarihinde dünyaya gelen Marcel Proust, tam adıyla Valentin Louis Georges Eugène Marcel Proust; Fransız bir deneme yazarı, romancı ve eleştirmendir. Kendisi bir eşcinseldi ve eserlerinde bu temayı ilk işleyen Avrupalı romancıydı. Eğlenceye düşkün ve disiplinsizdi. 18 Kasım 1922 tarihinde hayatını kaybettiği zaman kimileri onun yaşamış en parlak yazarlardan biri olduğunu söylerken kimileri okunamayacak kadar ağır olduğunu söylüyordu.

Kayıp Zamanın İzinde romanına ön bakış:

Marcel Proust

Annesi ile yakın bir ilişkisi olan Marcel Proust, 1905 yılında annesinin ölümü sonrası eline kağıdı kalemi aldı ve Kayıp Zamanın İzinde romanına başladı. 1913 yılında zor da olsa ilk cilt yayımlandı ve Proust böylece yazmayı sürdürdü. Hayatını kaybettiği 1922 yılında romanın son cildi üzerindeki düzeltmeleri yapmaktaydı. Yani bu roman, yazarın ölene kadar yazdığı son eseridir.

Kayıp Zamanın İzinde kurgusal bir roman ancak yazarın kendi hayat hikayesinden o kadar çok detay barındırıyor ki bu durum onun otobiyografik bir eser olarak da incelenmesini sağlıyor. Eşcinsellik, gece hayatı, sapkınlık, sanat dünyası, hayat kadınları, savaş ve daha nice konunun yazarın bakış açısından anlatıldığı bu eser, gerçek ile kurgu arasındaki perdenin zaman zaman kalktığı evrensel bir dile sahip. 

Kayıp Zamanın İzinde hangi sırayla okunur? 

Swann’ların Tarafı: Serinin ilk kitabı

Swann’ların Tarafı

Kayıp Zamanın İzinde romanının ilk cildi olan Swann’ların Tarafı, okuyucuya kucak açan ve bu romanda nelerle karşılaşacağını anlatan bir hikaye sunuyor. Bu hikayenin ana karakteri Charles Swann. Swann, acı dolu bir aşkın kurbanı olmuş ve sosyetenin arasında kaybolmuş zengin biridir. Odette, Gilberte gibi romanın pek çok önemli karakteri ile ilk kez bu hikayede karşılaşıyoruz. Yazar bu hikayede belleğinin sınırlarını zorlar ve geçmişi okuyucu için yeniden canlandırır. 

Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde: Kadın ve erkekler üzerine derin bir analiz

Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde

Kayıp Zamanın İzinde romanının ikinci cildi olan Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde, 1919 yılında Goncourt Ödülü'ne layık görülmüştür. Bu ciltte yazar, kadınlar ve erkekler üzerinde derinlemesine bir analiz yapıyor. Aynı zamanda anlatıcının Paris ve Normandiya anılarını dinliyoruz. Bu cildin hikayesinde Swann ile ailesi arasındaki ilişkiye daha yakından bakma fırsatı buluyoruz. Marcel Proust’un mizahi üslubunu en başarı şekilde yansıttığı cilt olarak kabul edilir. 

Guermantes Tarafı: Yazarın çocukluk yıllarına yolculuk 

Guermantes Tarafı

Kayıp Zamanın İzinde romanının üçüncü cildi olan Guermantes Tarafı’nda biraz daha geçmişe gidiyor ve yazarın çocukluk dönemine dönüyoruz. Eserin otobiyografik iskeletini oluşturan ana hikaye bu ciltte anlatılıyor. Aslında bu ciltte çocukluk hikayeleri anlatılmasının nedeni, sonraki ciltlerde yaşanacak olayların temelini oluşturmaktır. Yazarın hem geçmiş hem de o an tanıdığı insanlar hakkındaki kişisel gözlemlerine de sık sık yer veriliyor. 

Sodom ve Gomorra: Daha sert hikayeler okumaya başlıyoruz

Sodom ve Gomorra

Kayıp Zamanın İzinde romanının dördüncü cildi olan Sodom ve Gomorra, adını Eski Ahit’te anlatılan ve batı kültüründe kendine sık sık yer bulan günahkarlar şehrinden alıyor. Yani bu addan da anlaşılacağı üzere yazar Marcel Proust, bu ciltte biraz daha sert hikayelere yer vermeye başlıyor. Aşkın ve cinselliğin yazarın bakış açısından anlatıldığı bu ciltte, romanın adım adım ilerleyişi ve yazarın o dönem yaşadıkları net bir şekilde gözlemleniyor. 

Mahpus: Arzu ve kıskançlık bir kişiyi nasıl etkiler? 

Mahpus

Kayıp Zamanın İzinde romanının beşinci cildi olan Mahpus’ta anlatıcının evine tutsak edilen Albertine ile birlikte ona kendini tutsak eden anlatıcının hikayesinin derinlerine iniyoruz. Arzu ve kıskançlık gibi sert duygular, bu ciltte yazar tarafından çok daha sert bir şekilde anlatılmayı başarıyor. Dış dünyanın bireye dayattıkları ile iç dünyasının dışarı çıkmayı bekleyen düşünceleri üzerinden yazar, okur ile birlikte Venedik ve Paris sokaklarında biraz karanlık bir yürüyüşe çıkıyor. 

Albertine Kayıp: Venedik sokaklarında geçen bir hikaye

Albertine Kayıp

Kayıp Zamanın İzinde romanının altıncı cildi olan Albertine Kayıp, romanın beşinci cildi Mahpus’un tam olarak bittiği yerden ‘Mademoiselle Albertine gitti!’ cümlesi ile başlıyor. Bu cümlenin sahibi olan hizmetçi Françoise’ın haykırışı, dalga dalga cilt içinde dağılan bir hikaye başlatıyor. Andree ile sert bir yüzleşmenin yaşandığı bu hikayede Venedik sokaklarında biraz daha uzun vakit geçiriyor ve bir gondol gezisine çıkıyoruz. Bu gondol gezisinde anlatıcı, sonu romanı tamamlayacak bir dizi yeni düşünceye doğru kürek çekiyor.

Yakalanan Zaman: Yazarın son günleri ve final 

Yakalanan Zaman

Kayıp Zamanın İzinde romanının yedinci ve son cildi olan Yakalanan Zaman, bu kadar sert bir romana göre bile daha sert bir anlatıya sahip. Çünkü bu cilt yazılırken yazar Marcel Proust son günlerini yaşamaktaydı. Tüm roman boyunca izinde olduğu kayıp zamanı en sonunda yakalayan yazar, ölümsüz bir finale imza atarak Kayıp Zamanın İzinde romanını edebiyat devlerinden biri haline getirerek noktalıyor. Yazarın son sözü ise şu oluyor; “Böyle bir kitabı yazmayı başaran kişi ne kadar mutlu olurdu!”

Fransız yazar Marcel Proust tarafından yedi cilt olarak kaleme alınan Kayıp Zamanın İzinde romanı hangi sırayla okunur sorusunu yanıtlayarak bu etkileyici eserin her bir cildinin okuyucuya sunduğu hikayelerden bahsettik. Kayıp Zamanın İzinde romanı hakkındaki düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz. 

3
0
0
0
0
Emoji İle Tepki Ver
3
0
0
0
0